• 16 Kasım 2017, Perşembe 8:41
Dr. İsmailKEMAL

Dr. İsmail KEMAL

Süper zenginler ve geriye kalanlar

Geçen yazımda Paradise Papers bağlamında süper zenginlerin nasıl vergi kaçırdığı konusuna değinmiş, toplumlarda hızla artan gelir uçurumuna dikkat çekmiştim. Dünyaca ünlü mali servisler kurumu Credit Suisse tarafından Salı günü açıklanan “Global Zenginlik Raporu” yazdıklarımızı kanıtlar nitelikte. Credit Suisse raporu süper zenginlerle toplumun geriye kalan bölümü arasındaki uçurumu somut verilerle ortaya koyuyor. Eşitsizlik günümüz toplumlarının en büyük sorunu olduğu için bu rapora göz atmakta yarar var. Esas noktaları The Guardian gazetesinde yer alan raporun özeti şu: Dünyanın en zengin yüzde biri, dünya zenginliğinin yarısına sahip ve zenginlerle geriye kalanlar arasındaki fark hızla artıyor. Mali krizden sonra sosyal uçurumun derinleşmesinde hızlanma var. Süper zenginlerin zenginliği daha süratli artıyor.

Raporun verilerine göre 2008 mali krizi doruğuna ulaştığı zaman dünyada en zengin yüzde birin zenginlik payı yüzde 42.5’ti. 20017’de bu oran yüzde 50.1 oldu. 2013 yılı ve sonrasında zenginlik artışı hızlandı. Geçen yıl dünyada 2.3 milyon kişi yeni dolar milyoneri oldu ve toplam milyoner sayısı 36 milyonu buldu. Bu milyonerler dünya nüfusunun 0.7’sini oluşturuyor ama zenginliğin yüzde 46’sını ellerinde bulunduruyorlar. Dünya milyonerlerinin beşte ikisi ABD’de yaşıyor. ABD’yi yüzde 7 ile Japonya ve yüzde 6 ile Birleşik Krallık izliyor. Diğer tarafta dünyada 3.5 milyar insanın geliri 10 bin doların altında. Dünya nüfusunun yüzde 70’ini oluşturan bu insanlar global zenginliğin sadece yüzde 2.7’sine sahip. Bu insanların büyük çoğunluğu gelişmekte olan ülkelerde yaşıyorlar. Hindistan ve Afrika’da yetişkin insanların yüzde 90’ının geliri 10 bin doların altında. Bazı Afrika ülkelerinde yetişkinlerin tümü bu grupta. Kısacası dünyada yüzde 1 zenginliğin yüzde 50’sine, yüzde 70 yüzde 2.7’sine sahip. Eşitsizlik uçurumunu bundan daha iyi ortaya koyacak bir veri var mı?

Credit Suisse raporu zenginlik piramidinde milyonerlerin sayısı artarken esas artışın 50 milyonun üzerinde servet sahibi süper zenginler arasında olduğunu gösteriyor. 2000 yılından bu yana milyonerlerin sayısında yüzde 170 oranında artış olurken 50 milyonun üzerinde servete sahip olanların sayısı beş kat arttı. Zenginliği en hızlı artan grup bu grup. Bu gruptakilerin büyük çoğunluğu ABD’de bulunuyor ama yüzde 22’si de Çin gibi hızlı kalkınma temposu yakalamış ülkelerden geliyor.

Credit Suisse Başkanı Urs Rohner, bu tabloda en fazla kaybedenlerin gençler olduğunu söyledi. “Daha az zenginliğe sahip olanların büyük çoğunluğu genç yaş gruplarında bulunmaktadır” dedi. Gençlerin birikim yapma olanaklarının az olduğuna dikkat çekti. Bunlar1980’lerle 2000 yılı arasında doğan kuşaklar. Bu kuşakların eğitim düzeyi daha yüksek olmakla birlikte gelir düzeyi, konut sahibi olma ve diğer açılardan ebeveynlerine göre daha zor durumda. Genç kuşaklarla ilgili bu veriler toplumun bütünü açısından sağlıksız bir durum oluşturuyor. Gençlerine iyi bir gelecek sağlayamayan toplumların geleceği parlak olamaz.

Credit Suisse tarafından açıklanan rapora tepkiler gelmeye başladı. The Guardian gazetesinin aktardığına göre İngiltere’de Oxfam örgütü zenginlerle yoksullar arasında artmakta olan uçurum konusunda politikacıların daha fazla çalışma yapmalarını istedi. Oxfam, İngiltere’de en zengin yüzde birin ülke zenginliğinin dörtte birine sahip olduğunu, yoksul yüzde 50’nin ise zenginliğin yüzde 5’ine sahip olduğunu, ülkede yoksulluk içinde yaşayanların sayısının son 20 yılın en üst düzeyine ulaştığını hatırlattı.

Zenginlerle geriye kalanlar arasında derinleşen uçurum somut verilerle ortaya konduğu zaman ister istemez Paradise Papers’in ortaya koyduğu vergi kaçırma konusu gündeme geliyor. Süper zenginlerin zenginliklerini hızla artırmalarının bir nedeni de vergi kaçırmanın yolunu bulmalarıdır. Offshore vergi cennetleri yolu ile devlete ödemeleri gereken vergileri ödemiyorlar ve zenginlikleri katlanarak artıyor. Geçen yazıda da belirtildiği gibi hükümetlerin bu konuda yapabileceği şeyler var. Yeter ki siyasi irade olsun. Bu konuda özellikle sol partilere büyük görevler düşüyor. Credit Suisse verileri sol partiler tarafından iyi incelenmeli ve bu temelde sosyal adalet yaratacak politikalar üretilmelidir. Gelir uçurumu bu kadar derinleşirken sol partilerin bu konularda yeterli çalışma yapmamaları anlaşılamaz bir şey. Sonuçta popülist, milliyetçi, içine kapanmacı hareketler bu durumdan yararlanmayı beceriyorlar.

Önümüzdeki dönemde eşitsizlik konusu özellikle Batı ülkelerinde siyasetin en önemli konularından biri olacak. Sosyal devlete dönüş için, sosyal adalet için politikalar oluşturma zamanı gelmiştir. Meydanı Trumplara, Brexitçilere, Marine Le Penlere ve benzerlerine bırakmamak lazım.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BAF ÜLKÜ YURDU 0 0 0 0 0 0
2 BİNATLI YSK 0 0 0 0 0 0
3 CİHANGİR GSK 0 0 0 0 0 0
4 ÇETİNKAYA TSK 0 0 0 0 0 0
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
6 ESENTEPE KKSK 0 0 0 0 0 0
7 GENÇLİK GÜCÜ TSK 0 0 0 0 0 0
8 GİRNE HALK EVİ 0 0 0 0 0 0
9 GÖNYELİ SK 0 0 0 0 0 0
10 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 0 0 0 0 0 0
11 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
12 LEFKE TSK 0 0 0 0 0 0
13 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 0 0 0 0 0 0
14 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 0 0 0 0 0 0
15 TÜRK OCAĞI LİMASOL 0 0 0 0 0 0
16 YENİCAMİ AK 0 0 0 0 0 0
yukarı çık