• 06 Mart 2018, Salı 9:26
Dr. ZiyaÖZTÜRKLER

Dr. Ziya ÖZTÜRKLER

Bilim için bilim yapmak…

Okullar, öğretmenler, veliler, iş ve toplumun oluşturduğu okul çevresi, teknoloji uygulamaları, güçlü ve hedefleri belirli liderlik, öğrenci odaklı programlar eğitimde kalitenin kaynağını oluşturan öğelerdir aslında…
   Eğitimde kalite yönetimi anlayışı toplumun beklentileriyle uyumlu hedefler amaçlayan hedefe tek seferde ulaşma, hedefe varma seviyesini ölçme, sürekli gelişmeleri takip etme, nitelikli eğitim verme gibi hedeflerin yansımasıdır…
   Yükseköğretimin tarihçesi incelendiğinde farklı dönemlerde farklı ideolojik, toplumsal ve sosyo-ekonomik amaçların yükseköğretim kurumlarının oluşumlarına şekil verdiği görülmektedir…
   İlk olarak din merkezli oluşumlar olarak ortaya çıkan yükseköğretim kurumlarının Ortaçağ’da bilimsel çalışmalara odaklandığı, 19. Yüzyıl’da ise Almanya’da Humboldt modelinin ortaya çıkmasıyla bir dönüm noktası yaşadığını söyleyebiliriz…
   Nitekim modern üniversitenin ilk örneği olan Wilhelm Von Homboldt’a göre üniversitenin amacı “Bilim için bilim yapmak” yani herhangi bir meslek edindirmek değil, bilgi üretmektir…
   Günümüzde ise üniversitelerin işlevlerini öğrencileri eğitmek, araştırmalar yapmak, bilgi üretmek, dil öğretmek, insanları meslek sahibi yapmak, toplum ve devletle işbirliği içinde hareket etmek şeklinde sıralayabiliriz…
   Yükseköğretim kurumları bilgiye öncülük etmeli, nitelik artırmalı ve ülkenin kalkınmasına katkı sağlamalıdır…
   Bugünkü şekliyle öğrenciye müşteri gözüyle bakıp meslek dağıtma misyonunu üstlenmemelidir…
   Gelinen noktada üniversitelerin gerek ulusal gerek küresel anlamda toplumların refahı için gerekli bilginin inşası, geliştirilmesi ve yayılması aktif rol almaları beklenmektedir…
   Bu beklentilerimizin hayat bulması gelişen ve değişen dünyada yaşanması pek de mümkün görünmüyor artık…
   Gerçekleri yazacak olursak devlet ve üniversiteler arasındaki ilişkinin niteliği değişmiş, üniversite özerkliği ortadan kalkmış, bilişim teknolojisi araştırmalarla beraber eğitimde etkin olarak kullanılmaya başlanmıştır…
   Vakıf ve özel üniversiteler birbirine rakip olmuş, üniversiteler uluslararasılaşma noktasında durmadan ileri gitmiştir.

Bu bağlamda üniversiteler öğrenci ve öğretmen topluluğundan öte bilgi toplumu ve ekonomisinin kaynağı ve karmaşık bir işletme haline gelmiştir…
   Tam da bu noktada yükseköğrenim ticarileşmesi başlamış ve neticesinde bilgi pazar mantığı şeklinde alınır satılır bir model olarak karşımıza çıkmıştır…
   Üzücü ve ama gerçek…
   İşte tüm bu yazdıklarımdan dolayı yükseköğretim bir sektör olmuştur…
   Yükseköğrenimde kalite için ne yapmalıyız?
   Yukarıda yazdıklarımın önüne geçilmesi yaşadığımız dünya ve paradigmalar çevresinde pek de mümkün görünmüyor…
   Yapabileceğimiz en doğru yaklaşım yükseköğrenimde kalite anlayışını daha yukarı çekmek olur…
   Sürekli kalite diye beyanatlar atarız, benim de bu şekilde vermiş olduğum birçok beyanat vardır…
   Peki, beyanatları bırakıp sorunun özüne inelim kalite hususundaki sıkıntımız nedir, neler yapmamız gerekiyor bunları konuşalım artık…
   Yönetimin en üst seviyesi kalite yönetimine inanmıyorsa üniversitede vizyon ve liderlik bulunmadığı anlamına gelir kısacası lider yoksunluğu sıkıntımız var…
   Eğitim kurumunun yeniden biçimlenmesine yardımcı olacak değişim için enerji ve zaman gerekli… Bu yaklaşım destekleniyor mu? Maalesef yok… Yetersiz destek birçok üniversitemiz için geçerli…
   Kalite yönetimi kapsamında öğretim elemanlarının ve yöneticilerinin eğitilmesi ve yetiştirilmesi gerekmektedir… Bu gerekliliğin sonucunda da ortaya bir maliyet çıkar…
   Kaliteli yükseköğretim, kaliteli, sürekli kendini geliştiren öğretim üyeleriyle yakalanabilir…
   Bu noktada eksikliklerimiz var…
   Yükseköğretimdeki en büyük sıkıntılardan bir tanesi de ortaya atılan karmaşık projelerdir…
   Kalite yönetiminde aceleye gelmiş projelere yer yoktur, doğru tanımlanmış küçük ve görülebilir projelere yer vardır…
   Uzun lafın kısası lider yoksunluğu, yetersiz destek, öğretim üyelerinin kalitesi, karmaşık projeler ve yetersiz kaynak, üniversitelerin çıktıkları yolda yalnız başına bırakılmaları, KKTC gerçeği, yükseköğrenimde kalite dediğimiz sorunun çözüm bekleyen başlıkları aslında…

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BAF ÜLKÜ YURDU 0 0 0 0 0 0
2 BİNATLI YSK 0 0 0 0 0 0
3 CİHANGİR GSK 0 0 0 0 0 0
4 ÇETİNKAYA TSK 0 0 0 0 0 0
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
6 ESENTEPE KKSK 0 0 0 0 0 0
7 GENÇLİK GÜCÜ TSK 0 0 0 0 0 0
8 GİRNE HALK EVİ 0 0 0 0 0 0
9 GÖNYELİ SK 0 0 0 0 0 0
10 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 0 0 0 0 0 0
11 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
12 LEFKE TSK 0 0 0 0 0 0
13 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 0 0 0 0 0 0
14 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 0 0 0 0 0 0
15 TÜRK OCAĞI LİMASOL 0 0 0 0 0 0
16 YENİCAMİ AK 0 0 0 0 0 0
yukarı çık