• 16 Mart 2018, Cuma 10:36
Dr. ZiyaÖZTÜRKLER

Dr. Ziya ÖZTÜRKLER

Kuşatıcı olmakla, dayatmak arasındaki farkı neden anlayamıyoruz?

Sanatı, estetiği, düşünceyi benimsemeyen bir toplum düşünün…

Yaptığı işe saygı duymak, ahlaklı olmak…

Herkesin birbirine söylediği ama insan sevgisi eksikliğinden uymadığı etik değerler...

Her öğrencinin proje ve fikir üretmesi ne kadar önemli?

Ancak çoğu kez zorlanırdık, proje ve etkinlik için gerçekleştireceğimiz zaman diliminde bile, binlerce saatlik kuru bir bilgiden daha öğretici olduğunu özellikle yöneticilere anlatamazdık...

Ders dışı ve dolayısıyla gereksiz bir etkinlik gibi gelirdi...

Beğendiğimiz ülkelerde arzu edilen bütün o şaşaanın aslında bedeli ödenmiş kazanımlar olduğu kimsenin aklına gelmez elbette...

Oysa sanatı, estetiği, düşünceyi, kitabı ve doğayı ciddiye almayan toplumların salt bir bilgi yığını haline dönüştürüldüğünün farkında mıyız acaba?

Keşke çocukların bitkilerle, böceklerle, çiçeklerle, güzel sanatlarla ilgilenmelerini sağlayabilsek ve kitapların dünyasına sahici yolculuklar yaptırabilsek...

Belki o zaman herkesi ve her şeyi sevmeyi öğrenebilirdik...

Bir köpeğin, kedinin, kuşun ya da başka bir canlının sorumluluğunu üstlenen, onu seven, onu anlamaya ve yaşatmaya gayret eden çocuklar büyüdüklerinde, başka hiç bir canlıya zarar vermenin ne anlam ifade ettiğini anlarlardı...

Ne tuhaf ve ne acı!

Şu yüzyılda hâlâ, neyi nasıl sevdirebileceğimizi konuşmak zorundayız ya, ilginç...

Her gün manşetlerden okuyucuya ulaşan cinayet haberlerini okudukça aslında insani değerlerden ne kadar yoksun olduğumuzu daha iyi kavrıyor, üzüntü duyuyoruz…

Dünyanın belki de bu en basit, en kolay yapılabilir meselesi üzerine kalem oynatmak doğrusu zorumuza gidiyor...

Binlerce yolu var elbette...

Yaşlı adam eşine, “Sahi” demiş. “Seninle ilgilendiğimi nasıl anlamıştın?” Kadın cevap vermiş, “Çok kolay olmuştu”…

Hani filan yerde arkadaşlarla otururken içeri girmiştin ve bana hiç bakmamıştın ya, işte o zaman anladım benimle ilgilendiğini.”

Kendimizi böyle de sevdirebildiğimize göre, daha kim bilir ne yollar var...

Şaka bir yana, onca üniversite, bilmem şu kadar fakülte ve binlerce ana bilim dalı, insanlara neyi, nasıl sevdireceğini öğretemez mi?

Peki, ama biz ne yapıyoruz da, kitabı, bilimi, doğayı, sanatı, hayatı ve insanları sevdiremiyoruz?

Biz nasıl davranıyoruz da çocuklarımız kitaptan bu kadar uzaklaşıyor?

Kuşatıcı olmakla, dayatmak arasındaki farkı bir türlü anlatamıyoruz?

Çamur atmaktan neden mutlu oluyoruz?

Kulaktan duyma 21. yüzyıl köşe yazarlarına ne demeli?

Her şeyden anlayan meşhur yazarlar bunlar?

Siyasetçi neden çıkarcıdır, hukukçu neden adil değildir, asker neden küfreder, hoca neden bilimden ve dinden soğutur, mühendis neden evrensel formüllere uymaz, ziraatçı toprağı neden sevmez, öğretmen neden en çok da maaş muhabbetini sever, ekonomistin gözü neden ceplerimizdedir?

Akademinin koridorlarında neden gülümseyen yüzleri göremeyiz, köşe yazarları neden araştırmadan sorgulamadan şuursuzca yazı yazar?

Neden insan insanı sevmez?

İnsan olabilmek, insan olmak ne kadar zormuş...


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık
Pop Up ek