• 25 Mayıs 2018, Cuma 8:57
Dr. ZiyaÖZTÜRKLER

Dr. Ziya ÖZTÜRKLER

Yönetmek istiyorsan üreteceksin…

Memur zihniyetindeki büyütüldük, alıştırıldık…
   Öyle veya böyle bedavacılık anlayışı felsefemiz oldu…
   Üretmeye teşvik edilmedik…
   Aslında biz de üretmek istemedik…
   Rahat bir işte, az mesaili çok izinli bir anlayışla bugünlere geldik…
   Eleştirdik ama kendimize vazife olanları yerine getirmedik..
   Şimdi de kalkıp ülke olarak ekonomik tedbir için radikal kararlar alacağımızdan bahsediyoruz…
   Hangi ekonomik güç ve uluslararası tanınmayla…
   Varsın bizler doktor, avukat, mimar, öğretmen, mühendis, siyaset bilimci olmaya devam edelim…
   Zaten en iyi yaptığımız iş de bu…
   Ülkemizde meslek seçimi yapılırken akademik meslekler revaçta…
   Önce toplumumuzda yediden yetmişe her kesimde var olan üniversite diploması peşinde koşma isteğini irdeleyelim…
   “Bir arkadaşımın çocuğunun kafası çalışmıyormuş, çocuğu meslek lisesine göndermiş.” sözünü işitmemek için veya “Benim çocuğumun neyi eksik?” algısının etkisiyle meslek liselerine çocuklarını göndermeyenler var…
   Ne yazık ki aileler, çevreden etkilenerek çocuklarını yanlış yönlendirebiliyor…
   Toplum olarak ada ülkesinde yaşamanın güzelliklerini yaşadığımız kadar sıkıntılarını da böyle durumlarda yaşamaktan kaçamıyoruz…
   Ülkemizde herkes, birbirinin ne yaptığından haberdar…
   Hatta başkalarının ne yaptığıyla ilgilenmekten kendi yaptıklarını sorgulayamayan insan sayımız bir hayli fazla…
   Bu anlayışı yıkmak elbette kolay değil…
   Mesleki eğitimin ve meslek sahibi olmanın önemini kavramak lazım…
   Bir düşünün, fiziki çaba gerektiren işlerde çalışmayı aşağılayıcı bir durum olarak gören bir anlayışımız yok mu?
   Sanırım, bu soruyu “Hayır.” diye yanıtlayamayacaksınız…
   Öyle bir zamanda yaşıyoruz ki bazı insanlar bir beceri sahibi olarak ayakları üzerinde durmayı değil, işsiz olmayı tercih edebiliyor…

 

Ülkemiz tüketici toplum anlayışından, memur olma zihniyetinden kurtulmalı…
 

Üretici olma anlayışının yerleşmesi lazım beyinlerimize…
   Üniversite girişlerindeki yığılmanın önüne geçebilmek için eğitim kurumlarımıza büyük görevler düşüyor…
   Öğrencilere hedef olarak sadece üniversiteler gösterilmemeli artık…
   Toplum olarak mesleklere saygı duymayı öğrenmeli, çevremizdekilere de öğretmeliyiz…
   Küçük Yaşta Öğrenciler Doktor, Avukat, Öğretmen Olma Havasına Sokuluyor…
   İlkokuldan itibaren doktor, avukat, öğretmen olma havasına sokuluyor öğrenci, İyi usta, sanatkâr olma, kendi işini kurma ve üretmeye yönelik meslekler hedef olarak gösterilmiyor…
   Bu yapı, üretim duygusunu ve güvenini geliştirmediğinden herkeste hazıra konma ve memuriyet zihniyeti hâkim oluyor…
   Kısacası mesleki eğitime yönelmeyişin en önemli nedeni bu eğitim sonucunda edinilen mesleklerin ikinci sınıf meslekler olarak görülmesidir…
   Mesleki eğitime yönelmeyişin sebeplerinden biri de bedavacılıktır…
   İnsan oturduğu yerden, beceri sahibi olmadan, pek yorulmadan para kazanabiliyor…
   Ülkemizde şu an yaşanan sıkıntıların ana nedeni bu…
   Oturduğumuz yerden para kazanmaya alıştırıldık, ülke nüfusunun yarısı memur, diğer yarısı da memur olmaya çalışıyor…
   Ama dünyada memuriyetin yanında donanım ve becerilere sahip insanlara ihtiyaç var…
   Eğitimi Doğru Kullanmak…
   Eğitimi doğru kullanarak tüketici toplum anlayışından üretici toplum anlayışına geçmeliyiz…
   Tabii bunun için gerekli şartlar da yaratılmalı…
   Eğitim sistemimiz proje tabanlı, bir eser ya da ürün ortaya koymaya ve bilgiyi keşfe yönelik olmalı…
   Keşfe dayalı, proje destekli, yaparak, yaşayarak eğitim yapabilen bir duruma gelmeliyiz…
   Fiziki çaba gerektiren meslekleri küçük görme anlayışından uzaklaşmak zorundayız…
   Bir toplumda herkes üniversite mezunu olamaz, bir ülkenin gelişebilmesi ve ilerleyebilmesi için bilim insanlarına,  akademisyenlere ve öğretmenlere kesinlikle ihtiyaç vardır…
   Ama mesleki eğitim, bir ülkenin nefes borusudur…

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BAF ÜLKÜ YURDU 0 0 0 0 0 0
2 BİNATLI YSK 0 0 0 0 0 0
3 CİHANGİR GSK 0 0 0 0 0 0
4 ÇETİNKAYA TSK 0 0 0 0 0 0
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
6 ESENTEPE KKSK 0 0 0 0 0 0
7 GENÇLİK GÜCÜ TSK 0 0 0 0 0 0
8 GİRNE HALK EVİ 0 0 0 0 0 0
9 GÖNYELİ SK 0 0 0 0 0 0
10 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 0 0 0 0 0 0
11 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
12 LEFKE TSK 0 0 0 0 0 0
13 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 0 0 0 0 0 0
14 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 0 0 0 0 0 0
15 TÜRK OCAĞI LİMASOL 0 0 0 0 0 0
16 YENİCAMİ AK 0 0 0 0 0 0
yukarı çık