• 07 Nisan 2018, Cumartesi 9:03
EminAKKOR

Emin AKKOR

Anlamak istemeyenlere kendimizi anlatmak…

Soru çok kısa, anlamı çok derin, yanıtları aradığımızda suçumuz çok fazla…

Kıbrıslı Türkler, Kıbrıs Cumhuriyeti üzerindeki haklarını ne kadar savunuyor?

Bu noktada maalesef notumuz çok düşük.

Bugün gelinen aşamada, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kuruluşunda Kıbrıslı Türklerin de yer aldığı ve adanın bölünmüşlüğüyle yitirilemeyecek hakları olduğunu anlatmamız gereken üç cephe var.

Birincisi böyle bir girişimin adada çözüm ve barışı getireceği korkusu olan Kıbrıslı Türkler, ikincisi Kıbrıs sorununu anlamamak için direnen Türkiye kamuoyu, sonuncusu ise bu cumhuriyette bir ortakları olduğunu unuttuklarını, uydurma gerekçelerle hakları vermekten kaçınan Rum liderliği ve kamuoyudur.

Üç güncel örnek üzerinden bu soruya yanıt aramayı deneyelim.

Kıbrıs Cumhuriyeti Pasaportları, karma evliliklerden doğanların Kıbrıs Cumhuriyeti kimlik kartı alamamaları ve adanın hidrokarbon yatakları…

Kıbrıs sorunu ve Kıbrıslı Türkleri anlamamakta direnen bir Türkiye kamuoyu mevcutken, Türkiye’nin en büyük gazetenin yalan bilgiye dayalı propaganda yayınları kasıtlı olarak devam ediyor.

Bu yayınların bilgisizlik değil bir kastın ürünü olduğunu düşünenlerdenim, çünkü rencide edici boyutu her geçen gün artarak devem ediyor.

Anadolu’da, Kıbrıs’ın sadece 1974 ve sonrasını bilen, bu algıya göre hareket edildiğini herkes birçok örnekte test etmiştir. Bunun ana suçlusu Kıbrıs ile ilgili art niyetli Türkiye medyası olurken, ikinci suçlu da biziz.

Kendimizi Türkiye kamuoyuna doğru anlatmak için ne kadar çaba sarf ettik. Mecbur muyuz diye sorular duyar gibiyim. Evet mecburuz.

Tarih yaprakları 2 örnek verir. 1950’li yıllarda Kıbrıs’ta Türklerin de yaşadığını unutan Türkiye hükümetine bunu hatırlatmak ve dikkati adaya çekmek için Dr Fazıl Küçük bir misyon üstlenmişti.

Bir de ilk defa Türkiye hükümetlerine söz geçiremeyen Rauf Denktaş, referandum sürecinde Anadolu çıkartması yaparak AKP’nin Kıbrıs politikasını eleştirmişti hayır kampanyası ışığında.

Bunların dışında kendini Türkiye kamuoyuna anlatma çabasına giremeyen Kıbrıslı Türkler, liderliği döneminde sadece Denktaş’ın açıklamalarıyla basında haber olurken, sonrası yıllarda sadece suçlama, aşağılama, spekülatif konular Kıbrıs’ı Türkiye basınının ön sayfalarına taşımıştı.

Türkiye basınındaki art niyetliler yanında iyileri de var ve onlar da bilgi eksikliğinden dolayı rencide olduğumuz haberlere imza atıyorlar.

Bizlerin de ortağı olduğu Kıbrıs Cumhuriyeti’nin pasaportunu almayı “Rum pasaportu” aldılar şeklindeki ifadeler daha da ileri giderek “Rum” da olmuş olduk. Cahillik, aşağılama hobisi yine tavan yaptı.

Anne ya da babası Türkiyeli olanların Kıbrıs Cumhuriyeti kimlik kartı alamadıkları, Rum liderliği tarafından işlenen insan hakları ihlalinin yaklaşık 13. Yılına geldik. On binlerce yurttaşımızın maruz kaldığı bu insanlık ayıbı karşısında anayasada karşılık bulamayan gerekçelerle bu hakkı vermemekte direnen Kıbrıs Cumhuriyeti’nin yönetimini elinde bulunduran Kıbrıslı Rumlara, kurumsal olarak kimse ses çıkarmadı.

Ta ki bu mağduriyeti yaşayanları bir çatı altında toplamaya başlayan KTÖS’e kadar. KTÖS’ün bir takdiri hak ettiğini gerekçeleriyle daha önce de yazmıştım. Rum politikaları izlemekle itham edilen öğretmen sendikası Rumlara karşı geçmişte verdiği mücadelelerin bir benzerine daha soyundu.

4 binin üzerinde mağdur KTÖS çatısı altında politik ve hukuksal bir mücadeleye girdi. Umarım bu mücadele Kıbrıslı Türklerin de Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bir parçası olduğunu Rumlara anımsatmaya katkı sağlar.

Yıllardır Rumlar Akdeniz’de hidrokarbon arayışını sürdürüyor. Uluslararası girişimlerde de bulunarak bunların pazarlamasını da tasarlanmaya çalışıladursun, Kıbrıslı Türkler, bu noktada hak arayışında geri durdu.

Ne zaman Türkiye, Akdeniz’de Kıbrıslı Türklerin haklarını korumaktan bahsedince, ülkemiz siyasetçileri de ilgilenmedikleri, odaklanmadıkları bu konuya yüzeysel açıklamalarıyla müdahil oldular.

Karar vermemiz gereken nokta: Kıbrıs Cumhuriyeti üzerindeki haklarımızı sahiplenecek miyiz yoksa bunları da politik duruşumuza göre mi şekillendireceğiz?

Biz hakkımızı aramakta samimi olursak, kenetlenerek mağdur olduğumuz her konuda kendimizi anlatmayı ve hakkımızı teslim almayı başarabiliriz.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BAF ÜLKÜ YURDU 0 0 0 0 0 0
2 BİNATLI YSK 0 0 0 0 0 0
3 CİHANGİR GSK 0 0 0 0 0 0
4 ÇETİNKAYA TSK 0 0 0 0 0 0
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
6 ESENTEPE KKSK 0 0 0 0 0 0
7 GENÇLİK GÜCÜ TSK 0 0 0 0 0 0
8 GİRNE HALK EVİ 0 0 0 0 0 0
9 GÖNYELİ SK 0 0 0 0 0 0
10 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 0 0 0 0 0 0
11 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
12 LEFKE TSK 0 0 0 0 0 0
13 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 0 0 0 0 0 0
14 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 0 0 0 0 0 0
15 TÜRK OCAĞI LİMASOL 0 0 0 0 0 0
16 YENİCAMİ AK 0 0 0 0 0 0
yukarı çık
Pop Up ek