• 03 Haziran 2018, Pazar 9:15
HasanHASTÜRER

Hasan HASTÜRER

Nutukların değil, vatanının şehidi, Hüseyin Ruso...

   Kıbrıs’ı çok seviyorum...
   Bu sevgiyi daha da dar alana kaydıracak olursam doğduğum köyü K. Kaymaklı’yı en çok seviyorum...
   Orada doğdum ama orada büyüyemedim... 25 Aralık 1963’te, soğuk bir kış günü beş bine yakın K. Kaymaklılı ile Hamitköy’e göç ettik.
   Evlerimizi Rumlar yaktı... Zaman yıprattı... 1974 sonra köyümüz KKTC sınırları içinde kaldı ama Güvenlik Kuvvetlerinden bir komutan yerle bir edin, deyince, geride hatıralarımıza yardımcı olacak, hiç bir iz kalmadı... Yolu açtılar... Askeri bölge özelliğini koruyor... Hemen hemen her gün geçerken, her geçişimde ‘ Bizim ev neredeydi?’ sorusunu sorar, ağaçlardan tahmin etmeye çalışırım.
   ***
   K. Kaymaklı’dan en çok kimi hatırlarım?
   İkilemsiz ŞEHİT HÜSEYİN RUSO’YU...
   K. Kaymaklı’da şehitler verdik... 31 de kayıp insamız kayıtlar...
   Hüseyin Ruso’nun şehit olduğu, haberi kara bir haber olarak ulaşmıştı Hamitköy’e 25 Aralık 1963’te ama bedeni şehit düştüğü yerden alınıp, getirilmemişti...
   Mevlidi okundu ama mezarı olmadı...
   ***
   Şehit Hüseyin Ruso, Beden Eğitimi öğretmeni ve K. Kaymaklı futbol takımın kaptanıydı.
   Şehit olduğunda 28 yaşındaydı... O yaşında, bazıları farklı güç odaklarından aldıkları güçle köyümüzün kaderinde rol sahibi olabilirdi... Ancak K. Kaymaklı’nın gerçek lideri, hepimizin abisi Hüseyin Ruso’ydu...
   Eli kalem tutan her K. Kaymaklılı Hüseyin Ruso’yu mutlaka yazmıştır.
   Mustafa Doğrusöz, Hüseyin Ruso için bir yazısında şunları yazmıştı:
   ‘Bir simgeydi Hüseyin Ruso...
   Farklı bir insandı...
   Belki de ilk yükseköğrenim görmesinden kaynaklanan bir ayrıcalıktı bu...
   Beyaz atleti ve beyaz pantolonu kendisine en fazla yakıştırmayı bilen adamdı...
   En sevdiği türkü ise; "Nem alacak felek benim" türküsüydü.
   Lefkoşa'nın değişik bölgelerinden birçok insanın bizim köye gelmesinin ilk adımlarını atan adamdı da...
   Kendini sevdiği söylenemezdi...
   Şimdilerde pek moda olan "önce kendini sev" felsefesi ona ters düşüyordu...
   Ama zehir zemberek bir iz bırakarak bu dünyadan göçtüğünü söyleyebilirim...
   Babası Ahmet Dayı, sporla ilgilenenlerin tek adresiydi...
   Her zaman amatör kalmaya mahkûm bir halk olduğumuzu daha o zamandan keşfettiği için, futbolcuların forma, şort ve çoraplarının temizlenmesinden de o sorumluydu... Mustafa'sı hariç, diğer üç oğlu da futbolcuydu ve Kaymaklı takımında top koştururlardı... Eşi Zehra Abla ve kendisi de nedense Hüseyin'e biraz daha fazla düşkünmüşler gibi gelirdi bana... Belki de onun ömür çizgisinin kısa olacağını sezinlemişlerdi...
   Son kez onu 23 Aralık 1963 Pazartesi günü görecektik...
   Türker ile birlikte yanına sokulacak, ona "Neler oluyor?" diye soracaktık...
   Bizden sorumlu bir veli gibi kaşlarını çatacak, "Buradan acele uzaklaşın, bir kör kurşuna hedef olursunuz" deyip, "Yürü oğlum, yürü" diye bağıracaktı arkamızdan...
   Kendini siper edecek bir fedai gibiydi... "İki paralık Rum bizi önüne kattı" demişti bize... Ben yürümüyordum, koşuyordum... Yüzlerce merminin insanın kulağını sağır eden o karmaşada, yürümenin değil de, koşmanın doğru olduğunu saptamıştım demek...
   Üç taraftan kuşatılmış mermisiz ve umutsuz kalmış köyünü savunmak için Lefkoşa'ya ateş altında gidecek, ancak eline sıkıştırılan tek mermi ile geri dönecekti...
   Bu tek mermi ise hikâyenin özeti diyenleri haklı çıkaracaktı...’’
   ***
   Hüseyin Ruso’nun hayatı, film yapılacak kadar zengin ya da yaşadıkları özgün.
   İzmir’de lise tahsili... Gazi’den Beden Eğitimi olarak mezun olup adaya dönmesi... 19 Mayıs törenlerinin en çok dikkat çeken Beden Eğitimi öğretmeni... Futbolun en başarılı isimlerinden biri...
   ... Ve 25 Aralık 1963’te yaşama veda eden Hüseyin Ruso.
   Son soluğunu alıp verirken, yalnızdı...
   Mücahit arkadaşları cansız bedenini Hamitköy’e taşımadı...
   K. Kaymaklı’da kalan arabaları sahiplerinin isteğiyle Hamitköy’e süren Rahmetli Arap Cemal, Hüseyin Ruso’nun cesedini Hamitköy’e taşımak istedi... TMT liderliği tarafından engellendi...
   Cansız da olsa Hüseyin Ruso’nun bedeninin yaşadıkları, biz Kaymaklılıları derinden yaralıyor.
   Şehit olduğu yerde kalakaldı... Rumlar, morga taşıdı... Türk tarafına, yirmi Kıbrıslı Türk’ün cesediyle almaları için haber edildi. İlgilenilmedi. Rumlar da Ayvasıl’da toplu mezara gömdü... Ocak 1964’te toplu mezar bizimkiler tarafında Barış Gücü gözetiminde açıldı.. Hüseyin Ruso’nun cansız bedeni Tekke Bahçesinde bir çukura bırakıldı...
   Ama bilmedik Hüseyin Ruso’nun Tekke Bahçesinde toprakla buluştuğunu..
   54 sene kalıntılarının nerede olduğunu bilmedik..
   2016 yılında Ayvasıl Toplu Mezarı’ndan gelenleri kimliklendirmek için kazılar yapıldı.
   Şehit öğretmen Hüseyin Yalçın’ın ismi yazılı mezar, ‘Yanlışlık olabilir’ diye kazıldı... Ve o mezardan çıkan kemiklerin Hüseyin Ruso’ya ait olduğu DNA tetkikleriyle kesinlik kazandı.
   Şimdi kemiklerine sahibiz ama layık olduğu yere gömülmemesi için anlam veremediğimiz engellemeler henüz aşılamadı.
   Şehit düştüğü yerde anıtı var... Her yıl orada anma törenleri yapılır. Orada gömülüymüş gibi dualar okunur...
   Öldüğü zaman, cansız bedeni kaderine terk edilmişti. Şimdi kemikleri, kalıntıları beklentiliyor.
   Kasım 2017’den beri Hüseyin Ruso’nun kemikleri, bir küçük tabut içinde yeniden toprakla buluşmayı bekliyor...
   Hem aile hem K. Kaymaklı bir bütün olarak, çare üretilmesini arzuluyor...

***

Hüseyin Ruso’nun hayatta kalan tek kardeşi, seksenli yaşlardaki Meryem Ablası... Son 25 Aralık töreninde yetkililere adeta yalvararak, ‘Tek bir isteğim, kardeşimin şehit olduğu yere gömülmesi’ dediği unutulmadı.

Aile Aralık 2017’ de konuyla ilgili bir açıklama yapmıştı. O açıklamanın son bölümü güncelliğini koruyor:

‘Bu açıklamaya yapıp yapmama konusunda hep ikilem içinde olduk. Ancak sonunda ulusal kahraman olarak sahip çıktığı bir şehidine reva görülenleri halkımızın bilmesi gerektiğine inanıp açıklamayı yaptı.

Amacımız tektir... Amacımız Hüseyin Ruso’nun hak ettiği yerde Anıt Mezarında toprağa verilmesidir..

Şu da bilinsin Şehit Hüseyin Ruso, nutukların değil, vatanının şehididir... Şehit Hüseyin Ruso’nun nutuk ve tören sevgisine, saygısına ihtiyacı yoktur. O sadece ailemizin, Kaymaklılıların değil tüm Kıbrıs Türkü’nün kalbinde hep vardır.

Halkımıza saygı ve sevgilerimizi sunarken karar vericileri bir kez daha kararlarını gözden geçirmeye davet ederiz.’

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BAF ÜLKÜ YURDU 0 0 0 0 0 0
2 BİNATLI YSK 0 0 0 0 0 0
3 CİHANGİR GSK 0 0 0 0 0 0
4 ÇETİNKAYA TSK 0 0 0 0 0 0
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
6 ESENTEPE KKSK 0 0 0 0 0 0
7 GENÇLİK GÜCÜ TSK 0 0 0 0 0 0
8 GİRNE HALK EVİ 0 0 0 0 0 0
9 GÖNYELİ SK 0 0 0 0 0 0
10 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 0 0 0 0 0 0
11 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
12 LEFKE TSK 0 0 0 0 0 0
13 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 0 0 0 0 0 0
14 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 0 0 0 0 0 0
15 TÜRK OCAĞI LİMASOL 0 0 0 0 0 0
16 YENİCAMİ AK 0 0 0 0 0 0
yukarı çık