• 20 Eylül 2017, Çarşamba 9:43
Hüseyin VedatAĞLAMAZ

Hüseyin Vedat AĞLAMAZ

En çokla başlayan ‘en’ler ve Kıbrıs’ın en yalan ‘en’leri!

Sanırım kapalı olan toplumların maruz kaldığı bir durumdur ‘en’ler. Ve genellikle o toplulukların içinde bulunduğu durumu (olumsuz) saklamak içindir. Bu bir algı operasyonudur. Ve her daim toplum çıkarının dışında hareket eden iktidarların veya hükümetlerin yönelimidir. Eğilimleri o kadar banaldır ki, çoğu zaman da enlerini yüzlerine, gözlerine bulaştırırlar. Fakat sistemin uygulayıcıları bu süreci ne kadar uzatırlarsa, bilirler ki o yönettikleri topluluklar bu enleri içselleştirip, kültürel bir olguya dönüştürecektir. Artık bu sistemin uygulayıcıları ne yaparlarsa yapsınlar, oluşan bu en kültürü her türden olumsuzluğu görmemeyi sağlayacaktır. Çünkü toplu enler küçük enlere dönüşmüştür. Bireyin enleri devreye girmiştir.

Okuma yazma oranlarıyla yıllardır söylenen bir en yalanına maruz kalan Kıbrıslılar, en diye diye en sonunda en sonuna gelmiştir varlığının. Bu noktada en başta sorgulanması gerek en, en sonunda sorgulanmaya başlayıp, şimdilerde de, biz ne yaptık diye kara kara düşünmektedir. İster solcu olsun ister sağcı olsun ister dinci olsun ister sonradan bu memlekete gelen birisi olsun herkes aynı şeyi tekrarlar duruma gelmiştir. Ama biz ne yaptık? diye.

Her zaman sapla samanı birbirine karıştıran Kıbrıslılar bu konuda da sınıfta kalmıştır. Hem de her dönemle birlikte.

Dünyada en çok okuma yazma oranına sahip topluluk (nüfus oranına göre) Kıbrıs’tadır. Evet doğrudur. Ama kitap okuma oranı değil!

İki tip bilgi vardır. Biri, yaşamımız boyunca kullanacağımız ve eğitim kurumlarından aldığımız kalıp bilgilerdir. İkincisi ve en önemlisi entelektüel bilgidir. Yani halk arasında genellikle duyduğumuz genel kültüre dayalı bilgidir. Fakat Kıbrıslıların yüzde sekseni bu ikinci kısmın maalesef çok ama çok uzağındadırlar. Bu anlamak için Kıbrıslıların memleketlerine ve kültürüne ne oranda sahip çıktıklarına bakarsak ayan beyan görebiliriz. Üretimin hiçbir alanında yoklar. Şehirlerine yabancı kendi küçük dünyalarında kayıtsız. Otuz beş bin insana göre hazırlanmış bir şehrin kanalizasyon sistemine yüz yirmi bin insan yerleştirerek şehrini mahveden ve denizini boklar sararken o denizde hala yüzebilen insanlar varken bunu anlamak çok kolay. Entelektüel bilgisi tamam olan insanlar asla buna kayıtsız kalmazlar. Zaten sosyal medyaya ve basına baktığımız zaman bu oranı istatistiksel olarak görebiliriz. Evet siz hala enlerle uğraşmaya devam edin. 

Dünyanın en güzel zeytinyağı Kıbrıs’ta üretilir. İtalya’yı, İspanyayı ve ABD’yi nereye koyacağız. Her yıl yapılan değerlendirmelerde ilk üç sırayı paylaşan ülkeler. Türkiye bile bu yarışmada başarı oranı yüzde on dokuzdur. Eeee Kıbrıs hani en güzel en kaliteli zeytinyağını üretirdi.

En güzel badadez bizde üretilir derler ama patatesin de akıbeti zeytinyağından farklı değildir. Portakal, greyfurt, mandalina, limon ve daha bir sürü ürünün akıbeti de aynı.

Neden bu durumdayız derseniz size ancak ve ancak şunu büyük bir açık yüreklilikle söyleyebilirim.

Her hırsızlık içinde büyük bir yalan yaşar. Bununla yüzleşmedikçe eninde sonunda tarihin sayfalarında kaybolup gidilir ve “enlerinizle” kala kalırsınız.

Altı doldurulmayan veya ‘en’in gereklerini yerine getirmeyen her eğilim yok olmaya mahkumdur. Ve ne yapmalıyız sorusunun cevapları da bu söylediklerimin içinde fazlasıyla vardır.

Herkes şapkasını önüne koymalı ve yüzleşmeli. Hem bireysel anlamda hem de toplumsal anlamda. 43 yıla rağmen bugün bunu yapmaya karar verirsek, bilinsin ki çok kısa bir sürede ekonomik, kültürel, siyasi, sanatsal, eğitim, sağlık ve daha birçok alanda atılacak adımların en büyüğünü atmış olacağız…

Not: Özellikle kutsal olma özelliğinden dolayı, her yıl yapılan uluslararası en iyi zeytinyağı yarışmasının sonuçlarını örnek olması hasebiyle bilgilerinize sunuyorum. Yarışmanın madalya ve katılım istatistikleri fotoğrafta görülebilir.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BAF ÜLKÜ YURDU 0 0 0 0 0 0
2 BİNATLI YSK 0 0 0 0 0 0
3 CİHANGİR GSK 0 0 0 0 0 0
4 ÇETİNKAYA TSK 0 0 0 0 0 0
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
6 ESENTEPE KKSK 0 0 0 0 0 0
7 GENÇLİK GÜCÜ TSK 0 0 0 0 0 0
8 GİRNE HALK EVİ 0 0 0 0 0 0
9 GÖNYELİ SK 0 0 0 0 0 0
10 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 0 0 0 0 0 0
11 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
12 LEFKE TSK 0 0 0 0 0 0
13 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 0 0 0 0 0 0
14 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 0 0 0 0 0 0
15 TÜRK OCAĞI LİMASOL 0 0 0 0 0 0
16 YENİCAMİ AK 0 0 0 0 0 0
yukarı çık