• 16 Ocak 2018, Salı 9:46
Hüseyin VedatAĞLAMAZ

Hüseyin Vedat AĞLAMAZ

Sürekli yükselmek ve yüksekte olmanın hakkını vermek

Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası (CSO), 2018 yılının ilk konseri “Ocak Konseri”nde müzikseverlerle Yakın Doğu Üniversitesi Kültür ve Kongre Merkezi’nde buluştu.

Oldukça kalabalık bir kitlenin izlediği konser tek kelimeyle muhteşemdi. Konuk şef olarak Stanley Dodds ve konuk solist olarak da Kristine Balanas’ın (keman) orkestraya katmış olduğu coşku inanılmaz düzeydeydi. Her ne kadar da su şişelerinin ve küçük çocuk seslerinin müdahalesi olsa da, yine de her şey muhteşemdi.

Sürekli dikine bir grafik çizgisinde ilerleyen CSO, müzikalite kaygısının dışında sanırım organizasyon ve seyirle ilgili de profesyonel bir tutum içine girmelidir. Bir konser saat 20.00’de başlayacaksa, saat 20.01’de başlamamalı, tam zamanında başlamalı. Özellikle konser başlangıcından sonra kesinlikle izleyici salona alınmamalı. Geç kalmışsan, beklersin ve ara olunca girersin. Bu tip konserlerin gerçekleştirildiği gecelerde salona sinemadaki gibi pet su şişeleriyle girilmemelidir. Kaldı ki sinema salonlarına da bu tip malzemelerin sokulmaması gerekmektedir. Susamışsan çıkarsın arada suyunu da kahveni de veya ihtiyaç duyduğun şeyleri yer veya içersin.

Muhsin Ertuğrul’un oyununa davet edilen Mustafa Kemal Atatürk oyuna geç gelmiş. Bu arada oyun da başlamıştı. Görevliler onu içeriye almaya çalışmış ama Atatürk bunu reddetmişti. Bekledi koca devletin başkanı Atatürk ve perdeden sonra kalabalığın coşkulu alkışlarıyla girip yerini aldı. Balık baştan kokmaması için de her işin başında olan her bireyin gözetmesi gereken şey budur sanırım. Muhsin Ertuğrul, Atatürk’e rağmen oyununu başlatmıştı. Ve Atatürk de oyunun sonunda, Muhsin Ertuğrul’u kucaklayıp tebrik etmişti bu tutumundan dolayı.

Konser Wolfgan Amadeus Mozart’ın en seçkin eserleri arasında yer alan (1756-1791), Figaronun Düğünü Uvertürü, KV.492 I le nozze di Figaro, KV.492 eseriyle başladı. Eserin konusu, 18. yüzyılda İspanya’nın sevil kenti civarındaki kont Almaviva’nın şatosunda geçer. Sevil Berberi operasının devamı olan eserde, uşak Figaro’nun nişanlısı, Susanna’yı konttan ve diğer erkeklerden korumak için uğraşması canlandırılır. Eserin başında yer alan uvertür çok hızlı tempoda başlar, bu eğlenceli müzikli oyunun ideal bir girişini oluşturur. Olayın ayrıntıları değil havası yansıtılır. Mozart’ın olgunluk çağının -Titus uvertürü dışında- tek uvertürü olan bu müzikte, operanın baş kişisi olan Figaro’nun karakteri de çizilir. Özellikle şef Stanley Dodds’un action dolu yönetimi bize adeta Figaro’nun endişelerini ve telaşını anlatır düzeydeydi. Sanki orkestrayı yöneten Figaro’ydu. Bana göre CSO’nun başarısı da şefin eseri her yönüyle iliklerine kadar yaşamasından kaynaklanıyor.

Daha sonra, bütün ihtişamıyla sahnede yerini alan solist Kristine Balanas (keman), yürüyüşünden, kemanını taşıyışına ve de orkestradaki arkadaşlarının selamlamasından seyirciyi karşılamasına kadar esecek fırtınanın haberini veriyordu. Karanlığa inat doğan coşkulu bir güneş gibiydi. Letonyalı kemancı, kuşağının çok yönlü ve ilham veren kemancılarından biri olarak görülmektedir. Felix Mendelssohn’nun (1809-1847), Keman Konçertosu, Mi minör, op.64 icra eden sanatçı tek kelimeyle muhteşem bir performans sergiledi.

“Eser yapısal özellikleri açısından müzik tarihinde özel bir yere sahiptir. Birinci bölümün sonunda çoğunlukla doğaçlamaya dayanan bir kandanze yer alır. Ritornello prensibini göz ardı ederek eseri sonat biçimi üzerine inşa etmiştir. Kandanzeyı bölümün ortasına almış ve baştan sona eserin yapısal bütünlüğüne hizmet edecek biçimde yazmıştır. Böylelikle konçertoyu senfonik biçime yaklaştırarak 19. yüzyıl müziğine yeni bir boyut katmıştır. Eser bu özellikleriyle klasik yapısalcılığın en üst aşamasına ulaşırken, kullandığı temalar dönemin romantik etkilerini taşır. Her üç bölümde yer alan temalar romantik lied ve piyano yazısının etkilerini taşır. Keman yazısı da hem üst düzey ustalık hem de duygusal derinlik gerektirir.

Böylesine çok boyutlu özelliklere sahip olan bu yapıt, günümüze değin neredeyse tüm büyük kemancılar tarafından seslendirilmiş, klasik repertuarın en çok bilinen konçertolarından biri olarak tanınmıştır”. (Dr. Onur Türkmen).

Orkestra daha sonra Richard Wagner’in (1813-1883) Siegfried-İdyli eseri ve Sergey Prokofiev’in (1891-1953) senfoni no. 1, Re Minör, Op. 25 klasik senfonisiyle geceyi noktalamıştır.

Evet… CSO, ulusal düzeyde emin adımlarla ilerlerken, aynı zamanda da uluslararası düzeyde de çıtasını yukarılara çekmeye devam ediyor. Evrensel normlar ve ilkelerle bir takım şeyleri, birileri müdahale etmeden liyakat düzleminde yaparsanız başarı da kaçınılmaz olur. Aynı zamanda nitelikli işler sergilendiğinden toplumsal dinamizmin de bu eksen içerisinde algılanmasına katkı sağlamış olursunuz. Ülkemizdeki tüm disiplinlere örnek olması dileğiyle gecenin gerçekleşmesini sağlayan herkesi en coşkun halimle selamlıyorum.

Başarılarınız daim olsun demeyeceğim çünkü liyakat temelinde yapılan her işin başarısı kaçınılmazdır.

İyi ki hepiniz varsınız.

Muhteşem fotoğraflarıyla da bana katkıda bulunan, dostum Harun Uçar’a da teşekkür etmek isterim.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BAF ÜLKÜ YURDU 0 0 0 0 0 0
2 BİNATLI YSK 0 0 0 0 0 0
3 CİHANGİR GSK 0 0 0 0 0 0
4 ÇETİNKAYA TSK 0 0 0 0 0 0
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
6 ESENTEPE KKSK 0 0 0 0 0 0
7 GENÇLİK GÜCÜ TSK 0 0 0 0 0 0
8 GİRNE HALK EVİ 0 0 0 0 0 0
9 GÖNYELİ SK 0 0 0 0 0 0
10 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 0 0 0 0 0 0
11 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
12 LEFKE TSK 0 0 0 0 0 0
13 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 0 0 0 0 0 0
14 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 0 0 0 0 0 0
15 TÜRK OCAĞI LİMASOL 0 0 0 0 0 0
16 YENİCAMİ AK 0 0 0 0 0 0
yukarı çık