• 23 Ocak 2018, Salı 9:03
Hüseyin VedatAĞLAMAZ

Hüseyin Vedat AĞLAMAZ

Tatlısu-Mari…!!!

Güneş iyice silkinip en zirveye çıktığı zaman o temmuz ayının ilk günleriydi. Yeğenim Teyfikle birlikte şaşkınlık içinde izliyorduk annelerimizin ve babalarımızın telaşını. Köyün sinemasına herkes evinden bir şeyler taşıyordu. Gidip gelmeler bir karınca sürüsünü andırıyordu. Başlarında kraliçe değil krallar vardı ve onları yönlendiriyordu. O çocuk halimle anlamaya çalışıyordum atalarımın telaşını. Anlam anlamsızlıkla eşdeğerdi, ta ki başımın üzerinden vınggggggg diye geçen merminin çığlığını duyana dek. Anlam en anlamlı hale bürünmüştü. O merminin çığlığı adeta bir arabayı çalıştıran isvic gibi, gondak atmıştı ayaklarımıza. Halamın evine öyle bir süratle koşmuştuk ki yeğenimle, sanırım korkunun rekorunu kırmıştık. Evet korkmuştuk ve korkunun ne kadar insani bir şey olduğunu keşfetmiştim. Halam bizi yatak altına yerleştirmişti. Gündüzün karanlığı bir karabasandı. Dakikalar saatler derken uzun bir aradan sonra halam bizi dışarıya çıkarmıştı. Evet karınca sürüsü krallarından talimat almak üzere köyümüzün meydanına akın ediyordu. Bu arada Pendagomo ve Terazi’den de insanlar köyümüze sığınmışlardı. Tatlısu Tatlısu olalı öyle kalabalık görmemiştir diye düşündüm o çocuk aklımla. Gara Mustafa ve Ersen komutan sinemamızın ön kısmında bulunan verandadan kalabalığa hitap ediyordu. Rum ordusunun köyümüze geleceğini ve evlerimize gidip beklememizi ve kimsenin panik yapmamasını söylüyorlardı. Bir ara kendi kendime “Allah kahretsin neyin savaşını yapıyor bu insanlar” diye geçirmiştim aklımdan. Yaklaşık otuz altı saatin geçtiği bu evrenin her anını isteseniz de istemeseniz de kaçınılmaz olarak yaşıyorsunuz. Bunu unutmanız sadece beyninizin ciddi anlamda deformasyonuyla alakalıdır. Onun dışında unutmak mümkün değildir. Hangi neden, hangi gerekçe bu nedenleri bir insanın yüklenmesine gerekçe gösterilebilir ki. Hiç biri…!!!

Bir tesadüf neticesinde internette bulduğum bu fotoğraf benim, ailemin ve köyümün acılarının fotoğrafı. Yüklenebildiğim iki çanta dolusu kitaplarım ve geride bırakacağım kitaplarımın ve anılarımın fotoğrafı. Artık bir daha köyümün okuluna gidemeyecektim, köyümün tarlalarında koşamayacaktım, denizine giremeyecektim, göbeğinden bal damlayan lakko incirlerini toplayamayacaktım, her 9 Mart’ta dere kenarındaki şöleni bir daha yaşamayacaktım, Nidai dayımın ve İbrahim dayımın salonunda tatlılar yiyemeyecek, bilardo ve topçuk oynayamayacaktım, hafta sonları arkadaşlarımla erkenden toplanım sinema saatine kadar saklambaç oynayamayacaktım, Necati dayımın ekşili tahını sadece hatıralarımda kalacaktı, köy panayırımızda yapılan at yarışını izleyemeyecektim, babamın uyumasını bekleyip öksedeki kuşları kurtaramayacaktım, Tatlısu Halk Odası Futbol takımının hiçbir maçına gidemeyecektim, Hanife halamın o taze muhteşem pilavunasını yiyemeyecektim, arkadaşlarımın yakalamış olduğu bülbülcükleri ve çakrocukları satın alıp salıveremeyecektim, dedemin katırını gizlice alıp vonyez ovasından lakkonun bağlarına dörtnala süremeyecektim, ıskarpari dayımın üzümlerinden mahrum kalacaktım, nenem artık beni gara Mehmet dayıma magi ve tide almak için gönderemeyecekti ve buna benzer daha bir çok şeyi yapamayacaktım artık. İşte savaşın fotoğrafı bu olsa gerek.

Savaşın bir kapitalist olgu olduğu, gerçeğini kabul etmediğimiz taktirde (ki bu en büyük realitedir) bölgemiz ve ülkemiz sürekli savaş tehditleri altında yaşamaya mahkumdur. Yukarda anlattığım hikaye çok uzun yıllardır yazdığım anılarım kitaplarının ikinci cildinden küçük bir alıntıydı.

On dört bin yıllık geçişi olan bu toprakların yaşadığı bu çılgınlıklar belleklerimize acıdan ve sıkıntıdan başka bir şey yüklememişti. Hâlâ bunu görmememiz ise sanırım açıların en büyüğü olsa gerek.

İnsanoğlunun teknolojiye paralel içinde bulunduğu bilgi çağına bakacak olursak, o kadar kolay bilgiye ulaşmamıza rağmen hâlâ daha birtakım gerçeklerle yüzleşmemekte ısrar ediyoruz. Bu ısrar maalesef ülkelerin geleceklerini yok ederken, ekolojik olarak da dünyamızı katlediyoruz.

Dünyamız evrenin istisna sanat eserlerinden bir tanesidir. Ve yedi buçuk milyar değil on yedi buçuk milyar insanı dahi besleyebilir, var edebilir. Yeter ki onun bu doğal döngüsüne müdahale edilmesin. Çünkü bu doğal döngünün içinde tüketilen her şeyi yerine koyan bir mekanizma vardır. Bu mekanizmanın sürdürülebilirliği de adil bölüşüme, adil paylaşıma dayalıdır.

Dünyamızın dörtte üçünün Kapitalizm’le yönetildiğini düşünecek olursak (ki mayasında adalet ve ahlaki değerler yoktur) ne büyük bir tehlike içinde olduğumuzu rahatlıkla görebiliriz.

Açın artık gözlerinizi ve kapitalizmin açgözlülüğüyle yüzleşin. Adaletle tanışın. Adil bölüşümle yüzleşin. Yüzleşin ki kapitalizmin yüzsüzlüğüne son verebilelim.

Savaşın ortaya çıkaracağı tek şey acıdır, gözyaşıdır, sefalettir, mağduriyettir ve en önemlisi esarettir.

“Tatlısum, Marim sen olduğun yerde yeni savaş konuklarınlasın ve yeni savaş konuklarının acılarını hafifletirken benim acılarımı da hep muhafaza ediyorsun varlığınla”  (ANILARIM CİLT 2 SAY. 265) 

TEK BİR İNSANIN DAHİ BURNUNUN KANAMADIĞI BİR DÜNYA DİLEĞİYLE.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


Zarife Fuat Zarife Fuat 28.01.2018 12:57

Huseyin bey Tatlisu Marie yaziniz beni cok duygulandirdi. Benim babam Tatlisulu idi Ve yaz tatillerimizi hep orda gecirirdik. Orasi benim de koyumdur. En son 1970 te bir ay tatil yapip Australia ya goc ettik. Babami uc sene unce kaybettim Ve gozu arkada koyunde oldu.2016 da kibrisa tatile geldigimde gidip koyu ziyaret ettik. Fakat evimize hayvanlar koyup ahir yapmislar. Belkide Iyi olsumta babam gormemis. Ellerinize Ve kaleminize saglik. Hayirli yayinlar dilerim

YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BAF ÜLKÜ YURDU 0 0 0 0 0 0
2 BİNATLI YSK 0 0 0 0 0 0
3 CİHANGİR GSK 0 0 0 0 0 0
4 ÇETİNKAYA TSK 0 0 0 0 0 0
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
6 ESENTEPE KKSK 0 0 0 0 0 0
7 GENÇLİK GÜCÜ TSK 0 0 0 0 0 0
8 GİRNE HALK EVİ 0 0 0 0 0 0
9 GÖNYELİ SK 0 0 0 0 0 0
10 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 0 0 0 0 0 0
11 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
12 LEFKE TSK 0 0 0 0 0 0
13 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 0 0 0 0 0 0
14 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 0 0 0 0 0 0
15 TÜRK OCAĞI LİMASOL 0 0 0 0 0 0
16 YENİCAMİ AK 0 0 0 0 0 0
yukarı çık