• 17 Nisan 2018, Salı 9:53
Hüseyin VedatAĞLAMAZ

Hüseyin Vedat AĞLAMAZ

Yurtların kültürel dezenformasyona yapmış olduğu katkı ve Kuzey Kıbrıslılar

Bir ülkenin gelişiminde ve çağdaşlaşmasında şüphesiz en önemli etkenlerden bir tanesi de istikrarlı kültürel gelişimdir.

Yeme içmeden gezmeye, seyirden üretime, eğitimden sağlığa ve bunun gibi birçok alanı kapsar. Bu kapsama alanı o kadar geniştir ki, topluluklar bu geniş alanı kapsayabildikleri oranda gelişmişliklerinden bahsedebiliriz. Özellikle bizim gibi üretimden alınmış bir topluluksan maalesef en geniş alanı kapsamayı şiar edinseniz bile dar bir çerçevenin ötesine geçemezsiniz. Kültürel anlamda gelişebilmenin yegane koşulu üretim ilişkileri çerçevesinde bir hedefi benimsemenizdir. Hedef koyma da bu minvalde bu ilişkiye bağlıdır.

Üretmiyor ve tüketiyorsunuz, ve tüketimi de bilgiden yoksun ve sorumsuzca yapıyorsanız bu hiçbir şekilde mümkün değildir. Birçok dönemde birçok hükümet bu çerçevede çalışmalar yapmasına rağmen maalesef başarılı olamamıştır. Olsa bu zaten içinde mucizeyi barındırır olacaktı. Yani dünyada bir ilki gerçekleştirerek rekorlar listesine girerdik. En temel unsurdan biri olan üretim ilişkilerinin kültüre bağlantısının yanında, bir de bireysel bilinç unsuru vardır. Bu da biraz sanırım aldığımız aile terbiyesiyle alakalıdır.

Bunun da temel argümanı sağlam bir eğitim politikasıdır. Yani bireyin gelişimini temel alan bir eğitim sistemi. Vurgu yapmaya çalıştığım ve bir ülkenin gelişiminde olmazsa olmazlar olan bu temel unsurlar maalesef insanlarımız tarafından hoyratça heba edilmiştir. Bu hoyratça hebanın bir neticesi olarak da yaşamın her alanını asalak bir mental yapı içerisinde sürdürmemize etken olmuştur. Geldiğimiz bu trajik noktada kültürel dezenformasyon tüm acımasızlığıyla bizleri, yani Kıbrıslı Türkleri, çok süratli şekilde tüketmektedir. Siz zanneder misiniz ki bu bir rastlantıdır. Ya da içinde bulunduğumuz olağanüstü halin bir neticesidir. Hayır hiçbiri rastlantı değildir.

Bilakis Birinci Dünya Savaşı’ndan önce planlanan bir toplum mühendisliğinin tezahürüdür. Bununla ilgili de piyasada yüzlerce yayın vardır. Hem de objektif olarak. Hem de resmi olmayan tarihin dışında belgeye dayalı üretilen yayınlar. Kıbrıs “coğrafyasına yenik düşmüş bir adadır” der Prof. Dr. Mehmet Hasgüler “Coğrafyasına Yenik Düşmüş Ada Kıbrıs” kitabında. Aslında kitabın başından sonuna kadar anlatmak istediği şey de budur. Yine Heinz A. Richter’in “Çağdaş Kıbrıs’ın Kısa Tarihi 1878-2009” kitabında, tarihleri de dikkate alarak, bu projenin bu tarihler arasında nasıl ustaca hayata geçirildiği rahatlıkla görülebilir.

Yazar Makarios Duruşotis’in dört kitabında ise bu organizasyonu çok daha net görebilirsiniz. 1. Karanlık Yön EOKA, 2. Kıbrıs 1970-74 Yunan Darbesi ve Türk İstilası 3. İlk Bölünme 1963-64  4. Cunta ve Kıbrıs 1967-1970 (Köfünye krizi, iki cinayet, bir suikast). Bu konuda başvurabileceğiniz yüzlerce kitap vardır. Bunun için bizler, sizlere yardımcı olmaya çalışıyoruz.

Oldum olası yurt kelimesine karşı inanılmaz bir sempatim vardır. Yurt her ne kadarda çeşitli anlamlar içerse de her bir anlamın içinde hepsinde olan bir ortak nokta vardır. Birlikte olma ve birlikte var etme. Hatta biliyorsunuz Kıbrıslılar 1974’ten önce özellikle ortaokul ve lise dönemlerini yurtlarda kalarak tamamladı. Ve bu algıya yabancı değildir Kıbrıslılar. 1974 yılından sonra daralan bölgesel yapımız yurt kavramını da ortadan kaldırmış ve 1985 yılından sonra bu uygulamadan vazgeçilmiştir. Özellikle yurtların faaliyette olduğu döneme baktığımızda bulunan bölgelere de çok önemli bir ivme katıyordu. Gerek ekonomik gerekse kültürel. Ve en önemlisi bulunduğu bölgenin kültürel yapısını bozmayacak şekilde yönetiliyordu. Ve dahi birey buralarda uygulanan kurallarla bir de yaşam disiplini eğitimini alıyordu.

Şimdilerde yurt algısını ele alacak olursak, sadece ve sadece ticari kaygılarla inşa edilen, ticarethaneler olarak işlev gören kurumlar olduklarını görürüz. Tabii bu da içinde bir kurallar zincirini barındırmak yerine, bir ticari obje olarak görülen öğrenci için her olanağın nerdeyse delux düzeyde yaratıldığını görürüz. Tabii bunun bir neticesi olarak da, girişin çıkışın belli olmadığı, öğrencilerin dışarıdan istedikleri saate istedikleri kişileri yanlarına alacakları bir durumun ortaya çıkmasını sağlıyor. Özellikle okul kampuslarının dışında yer alan yurtların bu tutumu, pek tabii bulunduğu bölgede ikamet eden birçok vatandaşımızın da bundan etkilenmesinin sağlıyor. Yurt algısının bende yaratığı ve genel anlamda birlikte olma ve birlikte var etme olgusunu bu noktada ortadan kaldırdığına inanıyorum. Daha çok bir apartmanın çeşitli dairelerinde yaşayan ama birbirinden bağımsız hareket eden insanlar olarak karşımıza çıkıyor bu tip oluşumlar. Yüzlerce öğrencinin böyle bir yapının içinde bağımsız hareket etmesi de bölgeye ve bölge insanına yeni bir kültürel algı yüklemesine neden oluyor. Bunun da diğer adı ise kültürel dezenformasyon. Ses kirliliğinden çevre kirliliğine, insanın insana olan saygısına kadar bütün olguların yeniden ve yeniden şekillenmesine neden olmaktadır. Belli bir disiplinin olmadığı bu tip yapıların ortaya çıkardığı kültürel olgu, içinde bir sentezi barındırmaktan çok,  kültürler arası çatışmayı (kavgayı) barındırmaktadır. Gelişmeden çok gerilemeden bahsetmek daha doğru olur diye düşünüyorum.

Bu arada Lefkoşa Marmara bölgesinde yurt yapılmasın kavgasını da işte bu nedenlerden dolayı coşkuyla alkışlıyorum. Bu aynı zamanda ülkemizden bazı işlerin (mesela üniversite izinleri) yeniden ele alınmasını sağlayacaktır.

Hep söylemişimdir; kontrol altında bir üniversite yapılanmasının ülke kültürüne ve ekonomisine bir çok katkısı söz konusuyken, kontrolsüz ve ihtiyacın üzerinde bir yapılanma ise hem ekonomik hem de kültürel anlamda bir dezenformasyon yaşanmasına neden olmaktadır.

Ben bunun da masum olduğuna inanıyorum. Bir toplum mühendisliği olduğunu düşünüyorum.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BAF ÜLKÜ YURDU 0 0 0 0 0 0
2 BİNATLI YSK 0 0 0 0 0 0
3 CİHANGİR GSK 0 0 0 0 0 0
4 ÇETİNKAYA TSK 0 0 0 0 0 0
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
6 ESENTEPE KKSK 0 0 0 0 0 0
7 GENÇLİK GÜCÜ TSK 0 0 0 0 0 0
8 GİRNE HALK EVİ 0 0 0 0 0 0
9 GÖNYELİ SK 0 0 0 0 0 0
10 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 0 0 0 0 0 0
11 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
12 LEFKE TSK 0 0 0 0 0 0
13 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 0 0 0 0 0 0
14 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 0 0 0 0 0 0
15 TÜRK OCAĞI LİMASOL 0 0 0 0 0 0
16 YENİCAMİ AK 0 0 0 0 0 0
yukarı çık