• 14 Mayıs 2018, Pazartesi 8:00
KIBRISBaşyazı

KIBRIS Başyazı

Doğanın bize yaptığı uyarıları dikkate alalım

Küresel ısınma nedeniyle birçok ülkede beklemedik zamanlarda, beklenmedik şiddette yağmur yağıyor, su baskınları oluyor.

Dünyada birçok ülkede aşırı yağışların neden olduğu su baskınlarını görebiliyoruz.

Kentler, sular altında kalıyor, büyük maddi zarar yanında can kayıpları da oluyor.

Çok ünlü, bazı çağdaş kentlerde de bunu görmek mümkün…

Tüm bunlara baktığımız zaman, son zamanlarda ülkemizi etkisi altına alan sağanak yağışların yarattığı mağduriyetleri, “küresel ısınmaya” bağlayabilir miyiz? İstersek bağlayabiliriz tabii ki…

Mazeret yaratma konusunda ülkemizin gelmiş geçmiş yerel yöneticileri ve hükümet yetkilileri zaten oldukça yetenekli…

Yıllardır aynı şeyleri görüyoruz, çözüm üretme yerine mazeret sıralama revaçta.

Mazeret ararsanız mutlaka bulursunuz, önemli olan sorunları çözebilmektir.

Halk yöneticilerini sorunlara çözüm bulsun diye seçiyor, mazeret üretsin diye değil.

Bazı bölgelerde kış ayları boyunca neredeyse insanlar yağmurdan korkar oldu.

Yağmur yağıp da yaşadığı yerleri su basmasın diye dua eder oldu insanlar.

Başta çiftçinin, hayvancının dört gözle beklediği, yeraltı sularımız için de hayati önemi olan yağmurlardan diğer taraftan da korkulması tuhaf bir çelişkidir değil mi?

Ciddi sel baskınlarında bu konular uzun süre tartışılmıştı.

Dere yataklarını, suyun akışını sağlayan alanları inşaatlarla doldurmak, bizlere çok zor günler yaşattı.

Çok acı tecrübeler yaşadık bu konuda…

Lefkoşa’da ve Güzelyurt’ta evleri, işyerlerini, caddeleri basan sular hem sosyal bir soruna dönüşmüş hem de çok ciddi maddi kayıplara neden olmuştu.

“Yine bizi su basar mı?” diye bazı bölgelerde insanların gözüne uyku girmez olmuştu.

O zaman nerelerde derelerin içine bina yapıldığı, nerelerde suyun akışına yer bırakılmadığı, nerelerde yaşam alanlarının çukurlaştırılıp, suyun çıkamayacağı havuz şekline sokulduğu tespit edilmiş, bunların düzeltileceği, bazı evlerin yıkılacağı bile söylenmişti.

Herkes bizi neden suların bastığını konuşmuştu, bazı geçici önlemler de alınmıştı ama bir süre sonra unutulmuştu. Hiçbir derenin içindeki hiçbir ev yıkılmamıştı.

Bataklık alanlara yapılan evlerle ilgili “yapılacak bir şey yok” denilmeye başlandı.

Nasıl olsa ülkemizde kışlar da kurak geçiyor, çok ciddi yağmurlar yağmıyor, 40 yılda bir gelecek şiddetli yağmurlar için de “bir şey olmaz”, ya da “gelirse bakarız” anlayışı hakim oldu.

Geçmişte yaşadığımız sorunları erken unutuyoruz, yaşadıklarımızdan ders çıkarmıyoruz, tecrübelerimiz bizi iyiyi bulmaya yöneltmiyor nedense…

Şimdi bakın yaz yağmurları bizi perişan ediyor, sular altında kalıyoruz, ne yapacağımızı şaşırıyoruz.

Üstelik bu yağmurlar öyle çok da olağanüstü değil ama buna rağmen perişan oluyoruz.

Aslında bu şiddetli yağmurlar bir uyarı niteliğinde.

Doğa bize “dengemi bozma yoksa kötü olur” diyor ama yine bunu görmek, anlamak istemiyoruz.

Bu uyarıları dikkate almak varken yine bildiğimizi okuyoruz…

Küresel ısınmayı elbette inkâr edemeyiz ama bizdeki şiddetli yağmurları oraya bağlamak kolaycılık olur.

Biz doğaya müdahale etmesek, ciddi bir altyapı organizasyonu yapsak bugünkü mağduriyetleri yaşamayacağız ama yapmıyoruz, yapamıyoruz.

Hatırlayacaksınız, bir süre önce uzmanlar deprem konusunda da uyarmıştı.

Kıbrıs’ın deprem kuşağında bulunduğunu ve her an deprem olmayacağını kimsenin garanti edemeyeceğini söyleyerek, bu konuda ciddi tedbirler alınması çağrısında bulundu.

Umarız deprem konusunda tedbir almak için ciddi ve can yakıcı bir deprem olmasını beklemeyiz.

Bazı tedbirleri almak için illa ki başımızın tokuşması, bir yerlere çarpması mı gerekiyor?

Doğanın bize uyarılarını dikkate alalım, aksi takdirde kaybımız çok büyük olabilir.

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BAF ÜLKÜ YURDU 0 0 0 0 0 0
2 BİNATLI YSK 0 0 0 0 0 0
3 CİHANGİR GSK 0 0 0 0 0 0
4 ÇETİNKAYA TSK 0 0 0 0 0 0
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
6 ESENTEPE KKSK 0 0 0 0 0 0
7 GENÇLİK GÜCÜ TSK 0 0 0 0 0 0
8 GİRNE HALK EVİ 0 0 0 0 0 0
9 GÖNYELİ SK 0 0 0 0 0 0
10 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 0 0 0 0 0 0
11 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
12 LEFKE TSK 0 0 0 0 0 0
13 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 0 0 0 0 0 0
14 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 0 0 0 0 0 0
15 TÜRK OCAĞI LİMASOL 0 0 0 0 0 0
16 YENİCAMİ AK 0 0 0 0 0 0
yukarı çık