• 24 Ocak 2018, Çarşamba 9:01
KyriacosDJAMBAZIS

Kyriacos DJAMBAZIS

Cambazis: Oyunu nasıl kullanacaksın?

Başlıkta ortaya konulan soru, bu aralar sık sık muhatap olduğum bir sorudur. Bunun sebebi, 28 Ocak ve 4 Şubat’ta gerçekleşecek olan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde oyumu kime vereceğimi bugüne kadar kamuoyu önünde açıklamamış olmamdır. Samimi olmak gerekirse, tüm adaylar açıklandıktan sonra kime oy vereceğim sorusu benim açımdan oldukça zor bir soru haline gelmiştir. Bu köşe yazısında herkese yanıt olarak kafamdaki düşünceleri sıralayacağım. Yıllardır ülkenin siyaseti ile ilgileniyorum ve bundan ötürü görüşüm ile ilgilenen çok kişi vardır. 
1. Stavros Malas

Stavros Malas ile başlayacağım. Kendisi AKEL liderliğinin adayıdır. Söylendiği üzere partinin aday listesinde son sırada olması beni ilgilendirmiyor. Karşı çıktığım nokta, bağımsız aday olarak gösterilmesidir. Sayın S. Malas D. Hristofyas’ın Bakanlar Kurulunun bir üyesiydi, AKEL’den milletvekili adayı olmuşluğu da vardır. Geniş sol hareket ve diğer güçler onun seçilmesi sürecine dâhil olmadı. Neden acaba? Öte yandan, AKEL liderliği bu süreçte eski bir AKEL üyesini geri döndürmek için büyük bir çaba harcadı. Bu kişi Annan Planı’nın reddedilmesinde oynadığı rol ve Kıbrıs sorunundaki retçi duruşu ile biliniyor. Daha farklı konulara girmeyeceğim, sonuçta bunlar AKEL’in ve AKEL yetkililerinin iç meseleleridir. Malas ile ilgili olarak şunları belirtebilirim:

a)AKEL’cilerin internette yaptıkları tartışmalar ve konuşmalara bakılacak olursa, bende oluşan kanı; Malas’ın adaylığının ve ikinci tura kalma mücadelesinin cumhurbaşkanı olmasından ziyade AKEL’in siyasi olarak yaşamını sürdürmesi ile ilgilidir. Ben ve benim gibi kendisini sol görüşlü olarak tanımlayan ama AKEL’ci olmayan kişiler açısından, AKEL’in siyasi bütünlüğü, parti içi sorunları veya siyasi etkisi ile sayısal olarak gücünün azalıp azalmaması bir anlam ifade etmiyor.

b) AKEL’cilerin paylaşımlarını okuduğumda, a priori olarak büyük bir oranın ikinci tura kalması durumunda N. Papadopulos lehinde görüş ifade ettiklerini görüyorum. AKEL liderliği böyle bir adım atar mı? Papadopulos’u destekler mi? Sayın Andros Kiprianu DİKO ve EDEK’e yönelik ne kadar “tatlı sözcük” varsa kullandı ve kendilerini Malas’a oy vermeye davet etti. Bu sözcüklerin tersten okuması da vardır: N. Papadopulos İkinci tura kalırsa AKEL Sayın Papadopulos’u desteklesin. Mantıklı değil mi? Söyleyebileceğim tek şey, AKEL’de N.Papadopulos ile Nikos Anastasiadis’in temsil ettikleri güçlerin farkını ayırt edemeyenlerin olduğudur.

c) Daha geniş soldan olanların daha ilk günden beridir ortaya koydukları mantığa yaklaşmaya çalıştım: “Papadopulos’un gitmesi için ilk turda Malas’a oy vereceğim, ikinci tur olsun da kime oy vereceğime karar vereceğim”. Bu, üzerinde yorum yapabileceğim bir şey değil, zira bu mantığın ne olduğunu anlayamıyorum. Bazı sebeplerden ötürü Sayın Malas’ı Cumhurbaşkanlığı makamına çıkaramayacaklarının farkındaysalar neden doğrudan N. Anastasiadis’e oy vermiyorlar veya Anastasiadis’in Kıbrıs sorununun gidişatını değiştiremeyeceğini düşünüyorlarsa neden boş oy kullanmıyorlar ki?

2. Nikolas Papadopulos

Sayın N. Papadopulos’un kesinlikle ikinci tura kalamayacağını söyleyemem. Şayet ikinci tura kalırsa, “sağın gitmesi için” AKEL’cilerin çoğunun Papadopulos tarafında olacakları ihtimali de vardır. Pek tabii AKEL’ciler bunu yaparken hangi güçlerin iktidara geleceğini sorgulamıyorlar. Evet, sağın gitmesi bir şeydir ama Kıbrıs Türk cemaati ile her türlü uzlaşıyı reddeden ulusalcı aşırı sağın iktidara gelmesi de önemli bir sorundur. AKEL liderliği bu güçlerle anlaşacaksa, kendi hakkıdır. Nikolas Papadopulos’un benim oyumu alması söz konusu değildir. Ülkemiz için bu denli felaket ihtimali taşıyan her türlü gelişmenin önüne geçilmesi için tüm gücümle çalışacağım.

3. Nikos Anastasiadis

Kendisini affedemem, zira bizi kandırdı ve iki konferans ile ilgili olarak gerçeği söylemedi. Özellikle ikinci konferansta… BM Genel Sekreteri’nin söylediği üzere, ikinci konferansta yeniden birleşme kapısına kadar gelinmişti ve N. Anastasiadis tavşan gibi kaçtı. Ya sorumluluktan korktu ya da geçmiş dönemlerden kalma milliyetçi duyguları uyandı. Artık özellikle ülkenin yeniden birleşmesinin Kıbrıslıların elinden gittiği ilgilendirmiyor ve başka bir konjonktürün doğup doğmayacağı meçhuldür. Tüm bunlara karşın vatandaşların seçiminde ilk sıradadır ve muhtemelen yeniden Cumhurbaşkanı olacaktır.

Hangi politikayı izleyeceği de meçhuldür. Oldukça milliyetçi söylemlere kapılmış gidiyor, birçok kırmızı çizgiden bahsedip duruyor. Bu söylemler politikaya dönüşürse Nikolas Papadopulos’tan bir farkı olmayacak. Öte yandan, rahatça “keskin dönüşler” yapabilen ve yarattığı çıkmazın kendi tezlerine ters düşeceğini gördüğünde bir tezden başka bir teze anında geçebilen bir politikacıdır.

N. Anastasiadis çok iyi bir taktisyendir. Halen yurttaşların seçiminde ilk sırada olmasının sebebi de budur: Mustafa Akıncı ile farklılıkları çözüme kavuşturabilecek tek kişidir. Bunu yapabilir, çünkü aşırı sağcılar dışında Kıbrıslı Rumların nerdeyse tüm saflarını birleştirebilecek tek adaydır. Herhangi başka bir aday bunu yapamaz. Sayın Malas dahi böyle bir şey yapmaya muktedir değildir.

Sonuç

Okuyucularım fark edeceklerdir, adayların vizyonlarına dair ortaya herhangi bir şey koymadım. Koymadım, çünkü vizyonları yoktur. Kıbrıs sorununda ne gibi icraatlar yapacaklarına dair sorulara birkaç genel yanıt verdiler, spesifik yanıtlar yoktu. Malas bile müzakereleri kaldığı yerden devam ettirmek üzere Crans Montana’ya gideceği dışında spesifik yanıtlar vermiş değildir. Spesifik olarak neyi kabul edeceğini, neyi reddedeceğini ortaya koymadı. Oysa BM Genel Sekreteri Guterres tam da bunu talep etmişti. Papadopulos’un vizyonu yok, “eceğim-acağım” dışında spesifik önerileri yoktur. N. Anastasiadis de görüşmelerin yeniden başlamasına ilişkin genel ve belirsiz açıklamalar yapıyor; nereden başlayacağını ve başlarsa Guterres’in talep ettiği şekilde Akıncı ile birlikte nasıl bir zeminde BM Genel Sekreteri’ne başvuracaklarına değinmiyor. Genel olarak tüm adaylar geçmişten bahsediyorlar. 2013’te ne olup bittiğinden, kimin kimi desteklediğinden söz ediyorlar. Gelecek için normal bir devlet oluşturmamız meselesi ise kadrajın dışındadır.

Düşüncelerim bunlardır ve sizinle paylaşmak istedim.

Çeviri: Çağdaş Polili


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BAF ÜLKÜ YURDU 0 0 0 0 0 0
2 BİNATLI YSK 0 0 0 0 0 0
3 CİHANGİR GSK 0 0 0 0 0 0
4 ÇETİNKAYA TSK 0 0 0 0 0 0
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
6 ESENTEPE KKSK 0 0 0 0 0 0
7 GENÇLİK GÜCÜ TSK 0 0 0 0 0 0
8 GİRNE HALK EVİ 0 0 0 0 0 0
9 GÖNYELİ SK 0 0 0 0 0 0
10 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 0 0 0 0 0 0
11 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
12 LEFKE TSK 0 0 0 0 0 0
13 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 0 0 0 0 0 0
14 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 0 0 0 0 0 0
15 TÜRK OCAĞI LİMASOL 0 0 0 0 0 0
16 YENİCAMİ AK 0 0 0 0 0 0
yukarı çık