• 23 Mart 2018, Cuma 9:36
KyriacosDJAMBAZIS

Kyriacos DJAMBAZIS

Görüşmelere dönelim ama hangi koşullarla dönelim?

BM Güvenlik Konseyi, son kararında müzakerelerin herhangi bir şart olmaksızın görüşmelerin en kısa sürede yeniden başlaması gerektiğinde ısrarcı oldu. Türkiye ve Kıbrıslı Türkler bu öneriyi kabul etti. Cumhurbaşkanı ve Kıbrıs Rum toplumu lideri ise şu şekilde yanıtladı: “Şantajlarla görüşmelere dönmem”. Görüşmelerin yeniden başlaması için ne olması gerekir? Cumhurbaşkanı maalesef görüşmelerin yeniden başlaması için hiçbir şey önermiyor. Bu görüş uluslararası politika ve diplomasi açısından “ret” olarak addedilir. Bu bağlamda Cumhurbaşkanı Anastasiadis’in görüşmelerin yeniden başlaması için yollar bulması gerekmektedir. Durgunluğu kıracak faaliyetlerde bulunma yükümlülüğü vardır. Görüşmelere dönmek bir sorundur, zira her iki tarafça da taviz ve uzlaşıda bulunulması gerekir. Görüşmelerin yeniden başlaması Kıbrıs toplumuna gerçekten nefes aldıracak ve hakikaten bir “umut penceresi açacak” yeni bir dinamik getirmelidir. Ve Kıbrıs Rum tarafı lideri görüşme masasına bugüne kadar kendisinden önceki liderlerin dudaklarından çıkmamış radikal öneriler koyarsa bu umut penceresi gerçekliğe dönüşecektir. Bu noktada, Sayın Anastasiadis’e görüşmelerde ortaya koyması için şu noktaları öneriyorum:

1. Doğal gaz hususu ile ilgili olarak görüşme masasına şu şekilde bir öneri getirsin: Her iki toplumdan da eşit sayıda temsilcinin olacağı bir fon oluşturulsun. Eğer gelir sağlanırsa, sağlandığı zaman tüm gelirler bu fona konulsun ve sorunun nihai çözümünden önce bu fonu hiçbir toplumun kullanım hakkı olmasın. Bu şekilde tarafların siyasi eşitliğine saygı gösterilmiş olur. Oranları dağıtılması değil, kullanımda ortaklık siyasi eşitliğe göre olur. Ayrıca, MEB’in yönetiminin de bu fonun İki Toplumlu Komisyonu’na devredilmesini savunsun. Bu şekilde sadece ülkenin güney kısmındaki MEB’i değil, tüm Kıbrıs’ın MEB’ini kapsaması şartını da ortaya koysun.

2. Her iki toplumdan uzmanların inceleme yapmaları amacıyla Maraşlıların şehrinin açılmasını talep etsin. Bu uzmanlar şehrin yeniden yapılandırılması için planlar hazırlasınlar ve bu şekilde vatandaşların oraya yerleşmeleri mümkün olsun. Anlaşmaya, sakinlerin yerleşmeleri ile birlikte Mağusa Limanı’nın şehrin iki belediyesi veya Federal devlet tarafından ortak bir şekilde yönetilmesi şartı da eklensin.

3. İyi niyet göstergesi olarak Türkiye Ahna’daki (Düzce) birliklerini çeksin ve köy sakinlerinin köye dönmelerine izin versin. Köyün içerisinde bulunduğu bölge askersiz bölge olarak ilan edilsin. Sınırlı bir süre olarak BM güçleri tarafından düzen sağlanabilir.

4. Mağusa Limanı ve Timbu Havaalanı’na ilişkin ambargo kaldırılsın.

5. Türkiye, Kıbrıs Cumhuriyeti bandıralı gemilerin demirlemesinin yasak olmasına ilişkin yönergesini kaldırsın. Ayrıca, Larnaka ve Baf Havalimanları ile Türkiye Havalimanları arasındaki hava bağlantılarına izin versin.

6. Hrisaliniotisa Okulu yeniden yapılandırılasın ve iki toplumdan örgütler ve sivil toplum örgütleri tarafından barış içerisinde bir arada yaşamayı ve karşılıklı anlayışı teşvik eden kültürel faaliyetlerin ve diğer etkinliklerin yapılacağı bir mekâna dönüştürülsün. O bölge İki Toplumlu bir komite tarafından yönetilsin ve kendi kendini döndürecek şekilde planlansın. Zaman içerisinde ilk iki toplumlu okul olmaya doğru evrilebilir.

7. Vatandaşların daha iyi iletişim kurabilmeleri açısından birçok yeni barikat açılsın. Ve

8. Türkiye BM kontrolünde Kıbrıs’ta bulundurduğu asker sayısını özlü bir şekilde azaltsın.

Sayın Anastasiadis, zamanın akıp gittiğini, ortak geçmişe ve doğrudan temasa sahip olan nesillerin bu dünyadan göçüp gittiklerini ve köylerimizi bilmeyen, toprağımızı bilmeyen o yerlerde yaşamış, Kıbrıslı Türklerle ortak yaşam sürmüş insanlarımızı bilmeyen nesillerin geldiğini göz önünde bulundurmalıdır. Ortak yaşamı yaşamış kişiler ilişkilerin iyiye gitmesine ve bir arada yaşama algısının oluşmasına olumlu katkı koyabilirler. Yeni nesiller sadece Kıbrıs’ın yarısını ülkeleri olarak biliyorlar. Diğer yarısı ise onlar açısından yabancı bir yerdir ve oraya dönüş için herhangi bir mücadele verme niyetleri yoktur. Tarihte bu yönde birçok örnek vardır. Bu tarihi örnekleri bizim vereceğimiz örnek ile çoğaltmayalım. Kıbrıs Rum toplumu lideri yarın değil, bugün faaliyete geçmelidir. Yarın çok geç olacak.

Not: Bu makale 4/2/2015 tarihinde Politis gazetesinde yayınlandı. Bugün de güncelliğini koruduğu kanısındayım.

Çeviri: Çağdaş Polili


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BAF ÜLKÜ YURDU 0 0 0 0 0 0
2 BİNATLI YSK 0 0 0 0 0 0
3 CİHANGİR GSK 0 0 0 0 0 0
4 ÇETİNKAYA TSK 0 0 0 0 0 0
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
6 ESENTEPE KKSK 0 0 0 0 0 0
7 GENÇLİK GÜCÜ TSK 0 0 0 0 0 0
8 GİRNE HALK EVİ 0 0 0 0 0 0
9 GÖNYELİ SK 0 0 0 0 0 0
10 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 0 0 0 0 0 0
11 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
12 LEFKE TSK 0 0 0 0 0 0
13 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 0 0 0 0 0 0
14 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 0 0 0 0 0 0
15 TÜRK OCAĞI LİMASOL 0 0 0 0 0 0
16 YENİCAMİ AK 0 0 0 0 0 0
yukarı çık