• 02 Mayıs 2018, Çarşamba 8:07
KyriacosDJAMBAZIS

Kyriacos DJAMBAZIS

Kıbrıslıların “sütten kesilmelerine” dair

   “Sütten kesilme” esas anlamında çocuğun veya hayvanın annesi tarafından emzirilmesinin kesilmesi ve beslenme bağlamında bağımsızlığını kazanmasıdır. Kendi kendine farklı gıdalar denemeye başlar ve tadını beğendiği gıdaları seçer, beğenmediklerini reddeder. Yani kendi tercihi ile hareket eder, bağımsızlaşır ve anne sütüne bağımlı kalmaz. Son dönemde “sütten kesilme” metaforik bağlamda siyasi jargona da girdi. Siyasetteki anlamı ülkenin heterojen gruplarının ve topluluklarının “ana vatan” olarak adlandırılan varlıklara bağımlılıklarından kurtulmalarıdır. Diğer bir deyişle irredantist ideolojik – politik bağımlılıklarından kurtulmalıdır.

“Sütten kesilme” siyasette iki içsel unsur içerir: İlk olarak, tek toplumun değil, her iki toplumun da (özgürleşme talep edildiğinden ötürü) irredantist siyasi meşruiyeti; ikinci olarak da dünyadaki tarihi sürtüşmelerin yaşanması sonucunda oluşan yerel toplulukların “ana vatanlara” olan bağımlılıklarından sonsuza dek kurtulmayı ve post-yeni dünya oluşumundaki gelişimlerini tek başına belirlemeyi talep etmeleri. Devletler – analar Kıbrıs’taki toplumların bağımsızlaşmasına karar verenlerdir. Yine bu devletler toplumlara refaha ulaşmalarını ve gelişmelerini dilediler. Londra antlaşmaları ile bağımsız bir Kıbrıs devleti oluşturulmuştu. O dönemki Yunan Başkonsolosu Υ. Hristopulos anlaşmaların ve anayasanın imzalanmasının ardından yaptığı konuşmasında “kendi gelecekleri bizzat Kıbrıslılara aittir. Ülke artık bağımsız ve egemen ve özgür bir ülkedir. Kıbrıs halkı özgürlüğün yalnızca haktan ibaret olmadığını biliyor. Bununla birlikte görev ve sorumlukları da vardır” demişti. Türk Başkonsolos V. Türel ise “bu vesileyle majesteleri Cumhurbaşkanı ve Cumhurbaşkanı Muavini’ni içten tebrik ederim. Tüm Kıbrıslılara refah ve başarı dilerim... Son olarak, genç Kıbrıs Cumhuriyeti’ne ve halkına hem temsil ettiğim hükümet adına hem de kişisel olarak barış, refah ve mutluluk dolu parlak bir gelecek dilerim” demişti. Maalesef Kıbrıslılar Kıbrıs’ta ve uluslararası siyasi arenada meydana gelen büyük değişiklikleri fark edememişlerdi. Aynı gün on altı devletin daha bağımsızlığını kazandığını ve BM üye ülkeleri olarak kabul edildiğini de fark edememişlerdi.
   İlk tepki Kıbrıs Rum toplumundan gelmişti. BM Genel Sekreterliği Güvenlik Konseyi’ne yönelik hazırladığı belgede “ada ulusunun” üyeliğinin BM üyeleri tarafından kabul edilmesinden söz ediyordu. Kıbrıslı Rumlar buna tepki gösterdiler ve başka kelimelerle değiştirilmesini talep ettiler. Göbek bağı sağlam olmalıydı. Aksi takdirde “Kıbrıslılık yurtseverliği” oluşturulması ihtimali olacaktı. Girne Piskoposu Kiprianos, Yunan Meclisi’ne yazdığı mektupta aynen bunları yazmıştı. “Kıbrıslılık yurtseverliği” oluşursa pek tabii Kıbrıs Rum toplumu da sütten kesilirdi… Sayın Anastasidadis’in bahsettiği göbek bağından kurtulma ve sütten kesilme, Kıbrıs Rum toplumuna yönelik değil, Kıbrıs Türk toplumuna yöneliktir. Kıbrıs Türk toplumu ise korkunç geçmişin ağırlığıyla Türk birliğinin Kıbrıs topraklarındaki mevcudiyetini sürdürmesini talep ediyor.

Peki, Kıbrıslı Rumlar sütten kesildiler mi? Bu, Kıbrıs Devleti’nin Cumhurbaşkanı’nın kendi kendisine yöneltmediği bir sorudur. Tüm faaliyetleri Yunan hükümeti ile eşgüdüm halindedir, Kocias retçiliğin sembolü haline gelmiştir. Gerek Kocias’ı, gerekse Kammenos’u Kıbrıs’taki yegâne siyasi figürler olarak kabul ediyoruz ve “kayıtsız şartsız” dediklerine uyuyoruz. Bu minvalde, ortaya sütten kesilme ile ilgili bir soru çıkmaktadır: Sayın “sütten kesilmiş” Anastasiadis, benzer bir Yunan birliği olmaksızın Türk birliğinin mevcudiyetini kabul edebilir mi? Sayın Akıncı, Çavuşoğlu’nun getirdiği B planını reddetmekle Erdoğan ve bakanının her dediğini yapmak zorunda olmadığını kanıtladı. Kendi görüşü vardır ve bunu doğrudan cesaretle ifade ediyor. Sayın Anastasidis ise Kocias, Kammenos, Yunan milliyetçileri ve Kıbrıs Başpiskoposu’nun söylediklerini yerine getiriyor. Sayın Anastasidis hakikaten sütten kesilme istiyorsa yeni yollara yönelmeli, tarihi olarak denenmemiş ideolojik ve siyasi yollara yönelmelidir. “Kutsal kemikler” önünde diz çöktükçe, Başpiskopos’a uydukça ve onun elini öptükçe, Kıbrıs sorununa ilişkin meselelerde Yunan Hükümeti ile koordinasyon kurmak maksadıyla Yunanistan’a gidip geldikçe ve Kıbrıs’ın “milli marşını” gizli bir şekilde özenle sakladıkça sütten kesilme durumu kendisinden fersah fersah uzak olur. Crans- Montana’dan bu yana sürdürdüğü siyasi tavırlar ve söylevleri içerisinde “sütten kesilme” pratikleri tamamen yok olmuş durumdadır. “Sütten kesilmek” cesaret ister.
   Not: Sayın Akıncı’nın Guterres çerçevesi ile yaptığı açıklamaya tamamen katılmaktayım. Eğer Guterres çerçevesinde görüşmelere yeniden başlamaya hazır olduğu yönündeki görüşleri gerçekse ve havaya sıkılmış sözler değilse, görüşmeleri tamamlamak ve çözüme imza atmak yönündeki iradesinin göstergesiyse Sayın Anastasiadis’ten de olumlu bir yanıt bekliyorum.

 

Çeviri: Çağdaş Polili
 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BAF ÜLKÜ YURDU 0 0 0 0 0 0
2 BİNATLI YSK 0 0 0 0 0 0
3 CİHANGİR GSK 0 0 0 0 0 0
4 ÇETİNKAYA TSK 0 0 0 0 0 0
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
6 ESENTEPE KKSK 0 0 0 0 0 0
7 GENÇLİK GÜCÜ TSK 0 0 0 0 0 0
8 GİRNE HALK EVİ 0 0 0 0 0 0
9 GÖNYELİ SK 0 0 0 0 0 0
10 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 0 0 0 0 0 0
11 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
12 LEFKE TSK 0 0 0 0 0 0
13 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 0 0 0 0 0 0
14 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 0 0 0 0 0 0
15 TÜRK OCAĞI LİMASOL 0 0 0 0 0 0
16 YENİCAMİ AK 0 0 0 0 0 0
yukarı çık