• 25 Nisan 2018, Çarşamba 9:08
KyriacosDJAMBAZIS

Kyriacos DJAMBAZIS

Sn. Anastasiadis ve Sn. Akıncı’ya Açık Mektup

Beyler! İkinizin kapalı bir odada kapalı olarak ne konuştuğunuzu bilmiyorum. Ne ses duyuldu ne gürültü. Kapılar açıldı ve kapandı, ikinizin gerginlik seviyesi ortaya çıkmadı. Gülerek mi çıktınız, ekşi bir suratla mı? Görmedik. Biz çözüm isteyip havaalanı bölgesinin giriş kısımlarında olanlar beyaz duman falan da görmedik. Şu söylenebilir bu noktada: Masmavi gökyüzümüze siyah duman da yükselmedi. Esasında sorun tam da budur; 1963 yılından beridir ne beyaz, ne de siyah duman görüyoruz. Tek gördüğümüz, askeri tatbikatlarda çıkan çeşitli renklerde dumandır. Maalesef… 
   Hangi birinize inanalım? Acaba ne birinize ne diğerinize mi? Biriniz şunu söylüyorsunuz bize: Göbek bağı kesilmeli. Bu göbek bağı da garantiler ve askeri birliklerdir. Yani, diğerleri için kırmızıçizgi olan unsurlar… Öğrendiğim kadarıyla bu bağ bizi “ana vatanlar” denen unsurlarla bağlayan bağdır. Göbek bağı da bir tane değil, iki tanedir. Aklı evvelin biri geldi ve Crans Montana’daki konferansın çökmesinin hemen ardından “ulusal konsey” (dikkatinizi çekerim,“ulusal”) ile toplantı yaptı. Öyle değil mi Sayın Anastasiadis? Siz davet ettiniz ve geldi. İkinci göbek bağı ise 20 Nisan tarihinde geldi ve sizin toplumunuzun temsilcileri ile toplantı yaptı Sayın Akıncı. Öyle değil mi? Siz mi davet ettiniz, kendi kendine mi geldi? Bu arada sizin de bu toplantıyı “ulusal konsey” olarak adlandırmamanız paradoks!..
   Neyi destekleyip savunduğunuzu ben söylemeyeceğim, sizin temsilcilerinizin açıklamalarında vardır. Sayın Çiolas görkemli bir üslupla şu açıklamayı yaptı: "Adadaki bugünkü mevcut durum bir çözüm teşkil edemez. Ne Kıbrıslı Rumlar, ne de Kıbrıslı Türkler için… Cumhurbaşkanı, geçtiğimiz günlerde Kıbrıslı Türk Lider Sayın Akıncı ile gerçekleştirdiği gayrı resmi akşam yemeğinde, tarafımızın müzakerelere CransMontana’da temmuz ayında kesildiği yerden devam etmeye hazır olduğunu teyit etti. Şimdi Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri tarafından; çözüm bulma çabalarına nasıl devam edebileceğimize ilişkin görüş ve kararlarını içeren bir bilgilendirme bekliyoruz”. Sayın Anastasiadis, bunları dile getiren sizin Bakanlar Kurulu Sekreterinizdir.      Medyadan okuduğumuz üzere, ikinci göbek bağı, “Kıbrıslı Rumlar federasyon istemedikleri için konfederasyon veya iki devletli çözüm” önermiştir. Duyulduğu kadarıyla bunlar söylenmiştir. Sayın Akıncı, medyanın aktardığı üzere, Sayın Çavuşoğlu’nun getirdiği “ya konfederasyon ya iki devlet” önerisine karşı çıkmışsınız. Aynı şekilde partiniz de karşı çıkmış. Açıklama yapılmadı, ancak öyle söyleniyor. CTP’nin de karşı çıktığı, Yeniden Doğuş Partisi ile tüm diğer partilerin ise göbek bağı ile hemfikir oldukları söyleniyor.
   Sayın liderlerimiz, şimdi izin verin Sayın Çiolas’ın söylediklerini nasıl algıladığımı belirteyim: Öncelikle, mevcut durumun devam edemeyeceğini söylüyor. Sayın Anastasiadis, sizin temsilciniz bunları söylüyor ve size soruyorum: O halde neden Crans Montana’da ne kadar gerekirse kalıp Kıbrıs sorununun çözümünde ısrarcı olmadınız? Artık “mevcut durum sürdürülemez” açıklaması banal bir açıklama haline gelmiştir. Yarım asırdır aynı şeyi duyuyoruz ama görüşmelerde de hep aynı durum sürdürülüyor. İkinci olarak, durum böyleyse neden Sayın Anastasiadis’e görüşmelere devam etmesini söyleyip bunu söylemiyorsunuz? “Kıbrıs sorununu iki-üç ayda bitirmemiz gerekir. Böyle gitmez”. Ve bitirmelisiniz de. Odada sadece ikinizken Sayın Akıncı’ya böyle söylemeliydiniz. Böyle deseydiniz odanın bacasından beyaz duman çıkardı. Üçüncü olarak, temsilcinizin önerisine bakılacak olursa, BM Genel Sekreteri’nden faaliyete geçmesini bekliyorsunuz. Zurnanın zırt dediği yer burasıdır. Çünkü Sayın Guterres konferansı kapatırken sizin önerdiği şeyi istememiş, başka bir şey istemişti.
   Sayın Akıncı,
   Sizin yerinizde olsaydım, 20 Nisan görüşmesine elimde yazılı ve imzalanmış bir öneri ile giderdim. Bu yazılı önerinin muhatabı da Sayın Anastasiadis değil Sayın Guterres olurdu. Kâğıtta şuna benzer bir şey yazardı: “Biz Kıbrıs’ın iki toplumunun liderleri olarak Crans Montana’da ortaya koyduğunuz parametreleri kabul ediyoruz. Ayrıca resmi olmayan belgenizi de kabul ediyoruz. Sizi, soruna nihai bir çözüm bulmak adına doğrudan ilgili tarafları çağırarak bir konferans düzenlemeye çağırıyoruz”. Sayın Anastasiadis’i de bunu imzalamaya davet edip bu belgeyi BM Genel Sekreteri’ne gönderebilirdiniz. Yapmanız gereken buydu Sayın Akıncı. Sayın Anastasiadis bunu imzalamayı reddetseydi, kamuoyuna açık açık Anastasiadis’in bu öneriyi reddettiğini açıklardın. MEB ve diğer konularla ilgili ortaya koydukların ikincil önemdedir. (*) İzlemen gereken taktik buydu. Üstelik Sayın Guterres sizden bunları duymayı bekliyor.
   Sayın Akıncı ve Sayın Anastasiadis,
   Kaderimiz ortaktır. Bu yüzden, biz Kıbrıslı Rumlar ve siz Kıbrıslı Türkler bizi hangi Tanrının kurtarabileceğini söyleyemem. Biz çözüm olmazsa 50 yıldır ihtiyaç hukuku ile bir “imparator” tarafından yönetilen bu kukla devlette yaşamaya devam edeceğiz, sizin toplumunuz ise, asimilasyon bağlamında milyonlarca vatandaşı olan bir devlet tarafından sarkıtılan “Demokles’in kılıcını” hep başının üzerinde sallanır vaziyette görecek. Lennox Boyd’un 1956 yılında Makarios’a söyledikleri aklıma geldi. Onun sözlerini şimdiki durumumuza uyarlayayım: “Keşke Tanrı yardımcımız olsa da yarım asırdır bize eziyet çektiren sorun çözülse, biz de kurtulsak. Zira liderlerimiz altın kesiti bulamıyorlar ve ölümsüz tanrıların tatlı nimetini –tatlı iktidarı- paylaşamıyorlar”.
   Dilerim Tanrı size yardımcı olur Sayın Nikos Anastasiadis ve Sayın Mustafa Akıncı. Sorunu çözme görevi ve yükümlülüğünü üstlenen sizlersiniz. Biz de size başvuruyoruz ve bu talebimizi yoğun bir şekilde size iletiyoruz. Başka kime gidebiliriz ki?
   *2010 yılından beridir MEB’in iki toplumlu komisyon tarafından idare edilmesi önerim biliniyor. Bu konuya ilişkin önerilerimi gerek Kıbrıs Rum gerekse Kıbrıs Türk basınında defalarca yazdım. Fakat bu spesifik durumda görüşmenin esas konusunun bu konu olmaması gerektiği kanısındayım.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BAF ÜLKÜ YURDU 0 0 0 0 0 0
2 BİNATLI YSK 0 0 0 0 0 0
3 CİHANGİR GSK 0 0 0 0 0 0
4 ÇETİNKAYA TSK 0 0 0 0 0 0
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
6 ESENTEPE KKSK 0 0 0 0 0 0
7 GENÇLİK GÜCÜ TSK 0 0 0 0 0 0
8 GİRNE HALK EVİ 0 0 0 0 0 0
9 GÖNYELİ SK 0 0 0 0 0 0
10 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 0 0 0 0 0 0
11 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
12 LEFKE TSK 0 0 0 0 0 0
13 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 0 0 0 0 0 0
14 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 0 0 0 0 0 0
15 TÜRK OCAĞI LİMASOL 0 0 0 0 0 0
16 YENİCAMİ AK 0 0 0 0 0 0
yukarı çık