• 05 Ocak 2018, Cuma 11:01
Oğuz METİNER

Oğuz METİNER

Kardeşlik ahlakının neresindeyiz?

Kardeşlik, sıhriyet bağıyla olduğu kadar, inanç birliğine dayalı bir kurum olarak da İslam'ın üzerimize yüklediği önemli mükellefiyetlerdendir. Aynı anne ve babanın çocukları olmanın getirdiği kardeşlikte, öncelikle soy birliğine bağlı bir hukuk oluşmaktadır. İnanç birliğine dayanan kardeşlik ise, bizzat Allah (cc) tarafından emredilmiş, tesis edilmesi gereken önemli bir kurumdur. Kardeşlik kurumunun oluşturulması ferdi ve sosyal hayatımız için gerekli olduğu kadar, ahiret hayatımız açısından da son derece önem arz etmektedir.

Bir ferdin mutluluğu toplum içindeki saygınlığı ile doğrudan orantılıdır. Toplumun iyi bir toplum olması ve ayakta kalabilmesi için de, o toplumu oluşturan fertlerin insanîlik testinden geçebilmesiyle mümkündür ancak. Şayet, toplumda insanlar birbirini kardeşi gibi yakın görüyorsa o toplumun uzun ömürlü olmasının önünde hiçbir engel gözükmemektedir. Nitekim, tarih bunun en güzel örnekleriyle süslenmiştir. Kardeşlik kurumunun zayıfladığı zamanlarda ise hiç şüphesiz, acı günler kaçınılmaz olmuştur…

İslam dini; “Mü'minler kardeştirler”(1) diyerek, toplumu inanç birliği temeline dayalı bir kardeşlik eksenine oturtmuştur. Sevgili Peygamberimiz (sav) de; “Bir mümin bir diğer mümin için, bir kısmı diğer kısımlarını kuvvetlendiren bir bina gibidir” (2) buyurmak suretiyle toplumun ayakta kalabilmesi için, kardeşler arasında birbirleri üzerine önemli hak ve görevler yüklemiştir.

Bir kişinin diğer bir kimseyi kardeş görebilmesi ve bu düşüncesini devam ettirebilmesi için elbette ki, ona karşı güzel duygular içinde olması gerekir. Duyguda ortak noktayı yakalayamayan bir birlikteliğin devam etmesi pek mümkün gözükmemektedir. Yani, kardeşlik bağını sadece bir söylem olmaktan çıkartıp öze taşıyabilmek için, kardeşliğin gereği olan maddi ve manevi ne türlü bedel varsa, onların karşılanması gerekmektedir. Bir kimseye “canım kardeşim” diyebilmek için o ifadenin karşılığını, duygu olarak yüreğimizde hissetmemiz, samimiyet açısından da bir zorunluluktur.  Zîra; dille ifadesini bulan bir söylemin, gönülde işgal ettiği bir alan yoksa, dostluk seviyene gelemeyeceği ve kalıcılığını yitireceği aşikardır. Kısacası kardeşlikte de duygu ve paylaşım esastır. İnsan, kardeşiyle neleri paylaşmaz ve paylaşmak istemez ki? İmkânlarını, duygularını, ortak fikir ve düşüncelerini, dertlerini, sevinçlerini…

Günümüzde inanç ve ahlakî değerlerden her geçen gün biraz daha uzaklaşılıyor olması, kardeşlik bağlarımızın da zayıflamasına neden olmuştur. Çeşitli bahaneler ve uydurma sebeplerle kardeşler arasına nifak sokulmuş, çıkarcılık, cehalet ve nemelazımcılık gibi kayıtsızlıklar da, infak müessesi ve isâr denilen güzel ahlakları rafa kaldırmıştır. İslami ahlak ve erdemlerden uzaklaşmanın bir sonucu olarak da bu noktada oluşumuz bile yadırganmaz ve sorgulanmaz hale gelmiş veya getirilmiştir!

Gerek aynı dine mensup ülkelerle, gerek aynı vatanı paylaştığımız Müslüman kardeşlerimizle, gerekse ferdi olarak bir arada yaşadığımız kimselerle iyi ilişkiler içerisinde olunmalı ve İslam kardeşliğine uygun bir hayat tarzı benimsenmelidir. Kardeşi kardeşe kırdırmak, fitne, fesat, bölücülük ve ayrımcılığı körüklemek isteyenlere, Gönüllerin Efendisi (sav)'in kardeşliğe sunduğu açılım ve güzel reçetelerle cevap verilmelidir.

Müslümanların birbirlerini sevmeleri ve dayanışma içinde olmaları İslam kardeşliğini pekiştirecek en etkili yoldur. Bu nedenle tüm dünyadaki mü'min kardeşlerimizle daha samimi ilişkiler içinde olunmalıdır. Kalplerimizdeki kin, garaz, birbirimize karşı olan kötü düşünce ve niyetlerden uzaklaşarak kalplerimizi sevgi ikliminde buluşturmalıyız.  İslam'ın kardeşlik hukukunun temelinde öncelikli olarak sevgi, saygı ve yardımlaşmanın yattığını unutmadan hareket etmeliyiz. İkili ilişkilerimizde yaşadığımız tatsızlıkları düşmanlığa dönüştürmeden telafi etmeli, özür dilemeli ve affedici olmalıyız. Ancak bu şekilde olunursa müminlerin arasındaki kardeşlik bağlılığı kuvvetlenir her daim kardeş olduğumuz hatırda tutulur.

Birbirlerini sevip, sayan, birbirlerinde kusur aramayan, haset, kin ve düşmanlık etmeyen ve kardeşi için her türlü imkânını seferber edebilen insanların oluşturduğu fert ve toplumlardan olmak dileğiyle.

Hep, kardeşçe kalın


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 12 10 1 1 17 31
2 YENİCAMİ AK 12 9 2 1 18 29
3 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 12 7 0 5 9 21
4 CİHANGİR GSK 12 6 3 3 2 21
5 TÜRK OCAĞI LİMASOL 12 6 2 4 9 20
6 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 12 6 2 4 1 20
7 GÖNYELİ SK 12 6 1 5 4 19
8 BAF ÜLKÜ YURDU 12 5 3 4 8 18
9 LEFKE TSK 12 5 3 4 0 18
10 ÇETİNKAYA TSK 12 5 3 4 0 18
11 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 12 2 7 3 -10 13
12 GENÇLİK GÜCÜ TSK 12 2 4 6 -8 10
13 BİNATLI YSK 12 3 1 8 -10 10
14 GİRNE HALK EVİ 12 2 1 9 -9 7
15 ESENTEPE KKSK 12 2 1 9 -15 7
16 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 12 1 4 7 -16 7
yukarı çık