• 07 Eylül 2018, Cuma 9:20
Oğuz METİNER

Oğuz METİNER

Söz yaydan çıkan ok gibidir

Kişi ne zaman ve nasıl söz söyleyeceğini bilmeli ve sözün hasını söylemelidir. Sözün bir amacı olmalı, söz bir işe yaramalıdır. Bütün davranışlarında sevgi ve iyilik fikrini hâkim kılmak isteyen insan, sözünde hedefinde güzellik ve faydanın olduğunu bilmelidir.

Söz ağızdan dirhemle, ölçüyle çıkmalı buyurmuş tecrübe sahipleri. Çünkü söz yaydan çıkan ok gibidir. Geri dönüşü yoktur. Nereye, nasıl varacağını, etkisinin ne olacağını iyi hesap etmek gerekir. Bıçak yarası geçer, söz yarası geçmez demişler. Sözün yara mı yoksa ufuk mu açacağını, etkisinin ne olacağını iyi hesap etmek gerekir. Bıçak yarası geçer, söz yarası geçmez demişler. Sözün yara mı yoksa ufuk mu açacağını hesap edenler de sözü bin düşünüp bir söylemişler. Söz üstüne söylenmiş onlarca söz, söz söylemenin ya da gerektiğinde susmanın insan için ne derece önemli olduğunu da ortaya koymuştur.

İnsan bir söz söylemeden önce onu akıl ve gönül süzgecinden geçirmeli iyice pişirmelidir. Zira gelişigüzel söylenen söz insan gönlünü yıkar, ilişkileri bozar. Bir kelime ile yıkılanlar, yıllar geçse de onarılmaz kimi zaman.

Lâf olsun diye konuşmaktansa susmayı tercih etmek en güzelidir. Bir kabın içinde olan neyse dışarıya taşan da odur. İnsanı tanımanın, anlamanın en önemli yolu sözlerine bakmaktır. Çünkü dilden dökülenler kişinin düşünce ve duygularının açığa vurulmuş şeklidir. Ve sözlerin aynasında konuşanı seyrettikçe güzel ya da çirkinliğini seyretmiş oluruz.

Sözün söyleyen için hem yüceltici hem de alçaltıcı bir gücü vardır. Kiminin dilinde bal iken söz, kiminin dilinde de yakıp yıkan ateş olur. Nice ocaklar bir söz ile sönecek duruma gelirken, bir söz ile mevsimler kıştan bahara dönebilir. Söz hayatın derin anlamını ortaya çıkaran ağaçlar gibidir. Dallarındaki meyvelerle lezzet ve huzur verir. İnsana ve hayata bakıştaki renkleri değiştirir. Kem sözler de bulanık, kirli sular gibi bütün güzelliği ve dengeleri altüst eder.

Sözün gücünü bilenler, boş konuşmayı ve dedikoduyu dilinden uzak tutar. Faydalı ve kalıcı olana yer verilir her konuşmada. Dil ve yüreği yakan sözler uydurulmuş olanlardır. Olmayanı olmuş gibi söylemek… Bu sözler kül eden alev gibidir. Karşısındakini yaktığından daha fazla, sözü sarf edeni yakar, tüketir. İspatı olmayan bir sözü söylemekten daha fena ne olabilir? Gıybet, insanı uçuruma çeken zehirli bir çiçek gibidir.

Gıybet her şeyden önce, insanın dikkatini kendine değil de başkalarına çevirmesi, kendi kötü yönlerini görerek doğru olanı arayacak yerde başkalarını kötülemesidir. Başkalarını kötüleyen kendini unutur. Kendi kusurlarını görmez da başkalarınınkini etrafa duyurur.

Olması gereken ise, insanların başkalarından önce kendi kusurlarını hatalarını görmeye çalışması ve kendini düzeltmeye gayret sarf etmesidir. Zira bütün mesele insanın kendisinde düğümlenmektedir. Kendisindeki eksiklikleri görerek ve o eksikleri tamamlamaya, yanlışları düzeltmeye gayret eden kişi, başkalarının eksik ve yanlışlarını arayacak zamanı zaten bulamayacaktır. Dolayısıyla da bir batağa düşmekten sakınmış olacaktır.

Gönül dilinde gül’dür söz. Söz gönülden doğar, yine gönle gider. Söz gönülden doğmamışsa sadece dilden ve öylesine söylenmiş ise etkisi de olmaz, güzelliği de… Sözü etkili kılan ise samimiyettir; söyleyenin söylediğini yaşıyor, uyguluyor olmasıdır.

Gönül diliyle konuşanların sözleri gökteki yıldızlar gibidir. Karanlıkta yolunu kaybedenlere yol gösterirler.

Her söz her yerde söylenmez. Kişi nerede ne söyleyeceğini bilmelidir. Sözün nerede söylendiği kadar kime söylendiği de önemlidir. Her söz herkese söylenmez. Sözün ehli muhatabına göre söyler sözünü. Herkesin anlama kabiliyeti aynı olmadığı gibi, her sözün de muhatabı aynı olmaz.

Bir sözün ne önemi var deyip geçilmemeli. Bir söz ki, yerine göre savaşı, yerine göre de başı kestirebilir. Güzel bir söz zehirli lokmayı dahi bal eder. Söylemesini bilenin bir sözü bütün işleri yoluna kor, düzeltirken, söylemesini bilmeyenlerin ise başını dertten derde salar.

Dilin düzgün olması için kalbin de düzgün olması gerekir. Söz için gönülde aşk olmalıdır. Aşkı olmayan gönül ne bilir sözün değerini, ne bilir varlığın sırrını? Gönülde olanı dışarı taşırır dil. Ne varsa onu taşır, onu yansıtır. İnsan, sözleri ölçüsünde değer kazanır.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 TÜRK OCAĞI LİMASOL 1 1 0 0 2 3
2 BAF ÜLKÜ YURDU 0 0 0 0 0 0
3 BİNATLI YSK 0 0 0 0 0 0
4 CİHANGİR GSK 0 0 0 0 0 0
5 ÇETİNKAYA TSK 0 0 0 0 0 0
6 ESENTEPE KKSK 0 0 0 0 0 0
7 GENÇLİK GÜCÜ TSK 0 0 0 0 0 0
8 GİRNE HALK EVİ 0 0 0 0 0 0
9 GÖNYELİ SK 0 0 0 0 0 0
10 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 0 0 0 0 0 0
11 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
12 LEFKE TSK 0 0 0 0 0 0
13 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 0 0 0 0 0 0
14 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 0 0 0 0 0 0
15 YENİCAMİ AK 0 0 0 0 0 0
16 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 1 0 0 1 -2 0
yukarı çık