• 18 Aralık 2017, Pazartesi 8:28
Prof. Dr. MehmetHASGÜLER

Prof. Dr. Mehmet HASGÜLER

Seçimler ve “Gurtunya Dalı”

Her şey olağan akışında... Parlamento bir erken seçim kararı veriyor. Partiler adaylarını belirliyor. Yeni birçok aday partilerin listelerinde yer almak için yarışıyor. Gerçi öyle bir yarış var mı yok mu, orası biraz müphem bir konu. Dışardan bize öyle görünüyor da olabilir. Adaylar seçmenleri ziyaret ediyorlar, vaatler gırla! Herkes biliyor neyin eksik, neyin yanlış, neyin yolunda gitmediğini... Ah, o bir seçilirse, bir oturursa o koltuğuna, o zaman bu ülke cennet bir vatan olacak hepimiz için.

Anketler ve sandık sonucu

Bu arada anketler yapılıyor. Anketlerin sonucu sanki geçerli resmi seçim sonucuymuş gibi gümbürtü yaratıyor. “Hayır”, diyorlar; “bu anket sonucunu tanımıyoruz. Hile var!” Seçmense mağrur. Arada bir seçim zamanı ciddiye alındığının farkında. Rolüne hemen giriveriyor.

- Efendim, bu pazar seçim olsa oyunuzu kime verirsiniz?

- Henüz kararsızım, düşünüyorum.

Hep beraber “garagözlüğe” devam. Hükümet durur mu? Vatandaşlıklar, bunca yıldır dağıt dağıt bitmemiş, kıyıda köşede kalmış arsalar dağıtıyor. Sen bize bas o mühürü sonrasını düşünürüz, diyorlar.

Normal şartlarda seçim zamanı dışında yapılsa bile anormal görünecek bir durumu seçimin arifesinde yapınca kızılca kıyamet kopuyor. Böyle “kıyamet” falan dediğime de bakmayın! Lafın gelişi diyorum.

Yani; 300-500 kişiye arsa dağıt, son hafta 1000’e yakın vatandaşlık ver derken memleketin hali pür melali salkım salkım ortaya dökülüyor. Hele o dağıtılan vatandaşlıkların içinde bir tanesi var ki; çok fazla eleştiriliyor: Türkiye’nin eski AB’den sorumlu Bakanı Egemen Bağış’a KKTC vatandaşlığı verilmesi. Neden mi verildi? Kimbilir! Böyle mevzularda biz sıradan vatandaşlara ne zaman doyurucu bir açıklama yapıldı da şimdi yapılsın?

Olan oldu bir defa bari hepimize yarasın

Efendim unutmadan bu ortamda bir de KKTC’nin 34. Kuruluş Yıldönümü’nü şaka gibi kutladık. Olmadı. Hiç olmadı da boş verin. Bundan sonrası eski Bir Erkin Koray şarkısıdır artık: “Olan oldu bir defa bari hepimize yarasın!”

Kıbrıs Türkünü Rum’un propagandası AB’nin parası değil kendi yöneticilerimizin yaptıkları kara mizah icraatlar yıkabilir. Bir gün siyasi mizah açısından 2013 erken seçimine ülkeyi taşıyan UBP başkanlık yarışının ülkeye verdiği zararı incelemek isteyenlere zengin veriler sunan bir dönemdir. Onun arkasından ve belki de onun kadar sorunlu ikinci olay da bu yukarda yazdığımız vatandaşlık ve arsa dağıtımı işlerinin seçimin içine boca edilmesi hususudur.

Kanaatimce bu seçimler sırasında birilerine kişisel olarak fatura kesilmesi gerekirse ve seçmenler 2013 seçimlerindeki gibi bir algıya girerse bazı siyasiler ömür boyu emekli olabilirler. Halk o kadar kızgın mı? Yoksa kızgınların kızgınlık sebebi bize arsa neden verilmedi şeklinde mi? Ondan da çok emin değilim. “Olan oldu bir defa da neden bize yaramadı” mı diyor bazıları?

Akdenizli olmanın ayrıcalığı ve seçimlerin anlamsızlığı

Lakin Kıbrıs insanı Akdenizli olması hasebiyle kızgınlığı da sevgisi de çok öyle uzun boylu olmuyor. Kızgınlığı ve sevdası (sevgisi) saman alevi kıvamındadır. Yani ne sevdiğimizi ne kızdığımızı layıkıyla göstermekten aciz durumdayız. Bu ruh haline kızmak da doğru değil ama sebepleri üzerinde düşünmek pek ala mümkündür. Bu tabloya muhalefet sert tepki gösteriyor. Muhalefet derken de sadece Meclis içindekileri değil dışındakileri de ifade etmek lazım. Bugün Meclis’in içinde olanlar yarın meclisin dışındakiler olabilirler. Bu seçimlerin belki de olumlu tek tarafı seçmenler Meclis’e yeni partilere görev verebilirler. Elbette asıl temel soru seçimler memleketin temel meseleleri üzerine çözüm getirebilir mi?

1882 yılından beridir sömürge döneminden Kıbrıs Cumhuriyeti’ne oradan da KTFD ve nihayet KKTC seçimlerine bakıldığında görürüz ki sorunlar konuşulur ama esas sıra çözüme geldiğinde ise bir şey değişmez. Bakın sosyal medyada seçimin anlamı kalmadığını yazan çizen çok sayıda insan var. Bunun üzerine düşünmek ve siyasetin içinde bulunduğu bu açmazı tartışmak gerekiyor. Siyasetin en önemli sınavlarından biri olan seçimlere insanların ilgisi düştüğü takdirde önemli bir asgari müşterekten yoksun kalınacağını ve demokrasiye giden ana damarlarından birisinin yozlaşacağını düşünmek durumundayız. Ne ne kadar yozlaşacak diye sordunuz muhtemelen. Az kaldı, hele bir o günleri de görelim, konuşuruz.

Siyaset ve Gurtunya dalı

Siyasetin bu durumu, içine düştüğü bu açmaz, “biz şöyle solcuyuz”, “biz Beşparmaklar kadar Türk ve milliyetçiyiz” tarzı banal ve kof sloganlardan müteşekkil bu siyasetin çıkmaz sokakta bu kadar ısrarla yürümeye devam etmesi sadece bir şekilde bu oyunun içinde yer alanların değil, seçimleri meşru saymayanların da ciddi olarak düşünmesi gereken bir mesele artık...

Yoksa, bir sabah kalktığımızda hepimiz evimizin kapısında birer gurtunya yığını bulacağız. Özellikle genç okurlar, o da nereden çıktı diye sorabilirler. Gurtunya malum, esas adı hintyağı bitkisi. Çok eski vakitlerde Temsilciler Meclisi ve Cemaat Meclisi seçimlerinde kaybedenin kapısına gurtunya yığmak adettendi. Sabah kapında gurtunya yığını bulmak, “sen kaybettin” manasına gelirdi. Sadece seçimlerde değil, zamanın Limasol’unda meşhur Türk Birliği – Türk Ocağı maçlarından sonra da aynısı yapılırdı.

Gurtunya, dört metreye kadar uzayan, sütümsü özsuyu olan, karşılıklı yapraklı, aynı bitkide erkek çiçekler üstte, dişiler altta olan Nisan - Haziran aylarında yetişen, tohumları irice ve dikenli bir kapsülde oluşan çalı ya da ağaççıktı. Bilen bilir, öyle de pis kokar ki, yanında durulmaz. Şimdi mevsimi de değil, gurtunya bulmak imkansız. Demek ki havadaki bu koku gurtunyadan da gelmiyor.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ÖZ ÖZ 21.12.2017 09:26

Geleceği parlak bir parti var. YDP. 100-120 bin kişilik, üstelik de nüfus artışı neredeyse sıfır bir olan topluma 80 milyondan her yıl yüzde 3-5 aktarılan nüfusu toplayan parti, geleceği en parlak parti olmaz mı? Buna artık dur demenin zamanı gelmedi mi? Bir an önce Amerika gibi Başkan'ın o ülkede doğması şartı olan Başkanlık sistemine geçilmezse, K/Türklerin iradesi diye bir şey kalmayacak

YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BAF ÜLKÜ YURDU 0 0 0 0 0 0
2 BİNATLI YSK 0 0 0 0 0 0
3 CİHANGİR GSK 0 0 0 0 0 0
4 ÇETİNKAYA TSK 0 0 0 0 0 0
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
6 ESENTEPE KKSK 0 0 0 0 0 0
7 GENÇLİK GÜCÜ TSK 0 0 0 0 0 0
8 GİRNE HALK EVİ 0 0 0 0 0 0
9 GÖNYELİ SK 0 0 0 0 0 0
10 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 0 0 0 0 0 0
11 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
12 LEFKE TSK 0 0 0 0 0 0
13 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 0 0 0 0 0 0
14 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 0 0 0 0 0 0
15 TÜRK OCAĞI LİMASOL 0 0 0 0 0 0
16 YENİCAMİ AK 0 0 0 0 0 0
yukarı çık