• 28 Mayıs 2018, Pazartesi 9:47
Prof. Dr. OğuzKARAKARTAL

Prof. Dr. Oğuz KARAKARTAL

Batı’da İstanbul’un fethi (29 Mayıs 1453) ve Fatih

Genel bir kabulle İstanbul’un 29 Mayıs 1453’te fethi dünya tarihinin önemli olaylarından biri olarak kabul edilir. Bizans’ı sonlandıran bu tarihi hakikat, yeni bir çağın da başlangıcıdır. Bizde gururla anlatılan bu fetih Batılılar-Avrupalılar içinse bir felakettir. Kendi kaynaklarında bu tarihi vakıayı “İstanbul’un Düşüşü” adıyla yazarlar ve bu kalıp bir ifade haline almıştır. Bizde sözlü gelenek daha geliştiği için İstanbul’un fethiyle ilgili yazılanlarda uzun, derin anlatımlar yoktur. Kısa bir şekilde geldik, girdik ve fetih şöyle tamamlandı şeklinde uzun olmayan anlatımlar vardır.

İstanbul’un fethinde Fatih Sultan Mehmet’in Cenevizli, Macar asker ve ustalardan da yararlanıp fikir aldığı bilinir. Bu Fatih’i küçültmez, onun vizyonunu ve ileri görüşlülüğünü gösterir. İstanbul’un alınmasından sonra şehrin ekonomisinin canlandığı belirtilir.

Bizde İstanbul’un fethiyle ilgili yazılanlar genelde hamasi-kahramanlık eserleridir. Bu tür eserlerde karşı taraf küçümsenir, kahramanlık yüceltilir. Bununla birlikte Turan Oflazoğlu’nun yazdığı Bizans Düştü-Fatih adlı tiyatro yapıtında Bizans küçümsenmez, gerileyen, küçülen devletin herşeye rağmen direnci anlatılır ve yüzyılların devletini, merkez İstanbul’u, düşürülemeyen şehri düşürdüğü için Fatih’in Fatih olduğu, büyüdüğü işlenir. Bizans düşmese idi Fatih, “Fatih” olamazdı. Tabii ki bu da Fatih’in büyüklüğüdür.

İstanbul’un kaybı Avrupa ve Yunan kaynaklarında önemli konulardan biridir. Onlara göre Fatih, “kan dökücü, zalim biridir.” Ancak bu soruyu soran veya işleyen yazarlar-aydınlar şu soruyu kendilerine sormazlar: “Atilla, Cengiz, Fatih, Kanuni kan dökücü-zalim ise, İskender, Sezar, Arslan Yürekli Richard, Napolyon neden kahramandır? Ziya Gökalp’in ifadesiyle “ya hepsi kahraman-fatih ya da hepsi zalim” dir. Bu Batı’nın bakış tarzı ile ilgilidir. Avrupa kamuoyunda şekillenen ve şekillendirilen “Doğu-Türk-Müslüman” imgesinde iyi yoktur, hep kötü vardır. Kilise de bu imgeyi destekler. Bu durumda Fatih Sultan Mehmet’in de kendi kaynaklarında kötü-zalim-barbar anlatılması gayet doğaldır.

İstanbul’un fethi, Kıbrıs Türkleri arasında da İngiliz sömürge yönetimi altında kutlanmıştır. Hemen bir çok 29 Mayıs’ta Lefkoşa’da şehrin aydınlatılması, süslenmesi veya bazı kutlamalar icra edilmiştir. Bu kutlama İngiliz-Rum psikolojik baskısı altındaki ada Türkleri için moral kaynağıdır. Eski Kıbrıs Türk gazetelerinde bu etkinliklere dair yazı ve haberler vardır. Örneğin Seyf gazetesinin 9 Haziran 1912 tarihli sayısında “Feth-i Celil-i Kostantiniyi” adlı yazıda adada fethin kutlanışı anlatılır.

Biz de bir kez daha Kıbrıs’tan, İstanbul fethinin 565. yıldönümü kutlu olsun diyoruz.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BAF ÜLKÜ YURDU 0 0 0 0 0 0
2 BİNATLI YSK 0 0 0 0 0 0
3 CİHANGİR GSK 0 0 0 0 0 0
4 ÇETİNKAYA TSK 0 0 0 0 0 0
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
6 ESENTEPE KKSK 0 0 0 0 0 0
7 GENÇLİK GÜCÜ TSK 0 0 0 0 0 0
8 GİRNE HALK EVİ 0 0 0 0 0 0
9 GÖNYELİ SK 0 0 0 0 0 0
10 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 0 0 0 0 0 0
11 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
12 LEFKE TSK 0 0 0 0 0 0
13 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 0 0 0 0 0 0
14 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 0 0 0 0 0 0
15 TÜRK OCAĞI LİMASOL 0 0 0 0 0 0
16 YENİCAMİ AK 0 0 0 0 0 0
yukarı çık