• 08 Ekim 2018, Pazartesi 10:01
Prof. Dr. OğuzKARAKARTAL

Prof. Dr. Oğuz KARAKARTAL

Gazete kâğıdı yokluğu için bir şiir: Mehmet Faruk Gürtunca, “Kaside-i Varak” (Kağıt Kasidesi)

Mehmet Faruk Gürtunca, 1904’te Edirne’de doğar. İstanbul Üniversitesi Dişçilik Okulu’ndan mezun oldu. Daha küçük yaşından beri içli ve duygulu yazılar yazmaya başlayarak ilk şiirini de Selânik’te Yeni Asır gazetesinde yayımlamak imkânını bulur. Süs, Anadolu, İçtihat, Türk Yurdu, Hayat, Servet-i Fünûn mecmualarında ve hatta Cumhuriyet ve Vakit gazetelerinde şiirlerini basarak kendini tanıtmaya ve sevdirmeye muvaffak olur.

Gazetecilik ve yayın hayatında döneminin önemli çocuk dergileri Çocuk Sesi, Afacan, Gelincik ve Çocuk Gözü’nü, yetişkinler için Genç Liseli, Okul ve Öğretmen, Her Ay ve Her Hafta dergilerini çıkarır. Sahibi olduğu Yıldırım Postası, Politika ve Her Gün gazetelerinde başyazarlık da yapar. 1957-1960 döneminde Demokrat Parti İstanbul milletvekilidir; 1960’taki ihtilâlden sonra bir süre Yassıada’da tutuklu kalır. 1975’te Her Gün’ü devrederek gazeteciliği bırakır. Mehmet Faruk Gürtunca Mutlu Barış Harekâtı’nın birinci yıldönümünde Dr. Fazıl Küçük’e sevincini, çektiği bir telgrafla iletir. 21 Temmuz 1975 tarihinde Halkın Sesi gazetesinde yayınlanan telgrafın metni aşağıdadır:
 

“Sayın Dr. Fazıl Küçük
Lefkoşa

 

Yıllar yılı çalışmanızın semeresi olan Barış Harekâtı Zaferi’nin birinci yıldönümünü kutlar, yeni başarılar ve sağlıklar dilerim.
 

Faruk Gürtunca-  Eski İstanbul Milletvekili

(Halkın Sesi, 1975,34 s.1)

 

Mehmet Faruk Gürtunca 1975’te Her Gün’ü devrederek gazetecilik hayatını bitirir. Seksen yıla yaklaşan ömrü boyunca didaktik ve sosyal mistik bir tavırla çok sevdiği Türk milletine hizmet eden Gürtunca gazete ve dergicilikten, edebiyata ve çocuk edebiyatına, tiyatrodan tarihe ve İslamiyet, tasavvuf başta olmak üzere pek çok konuyu işleyen eserler bırakır. Ünlü öykü yazarımız Sait Fâik Abasıyanık, “Şair Gazeteci” başlıklı yazısında, Mehmet Faruk Gürtunca ile ilgili şu bilgi ve yorumu aktarır:
   “Matbaalara girer, kâğıt, mürekkep, gazete kokusu ile sarhoş bir halde dolaşırmış. Bütün emeli şiir yazmak. Şiir de yazmış, hem de nasıl, yirmi iki yaşında kocaman kocaman kitaplar. Dasitani eserlere meraklı. Firdevsi, Tusi olmak istermiş. O zamanın büyükleri de bu şiirleri beğenirlermiş. Abdullah Cevdet, “Faruk Gürtunca’nın şiirleri birer likördür”, demiştir.
   Mehmet Faruk Gürtunca için üretken-velût bir aydın, gazeteci-yazar sıfatını çok rahatlıkla kullanabiliriz. 1908 yılında Edirne’de doğup, 1982’de İstanbul’da vefat eden Mehmet Faruk Gürtunca, İstanbul Zincirlikuyu kabristanlığına defnedilir.
   Mehmet Faruk Gürtunca’nın şiir kitaplarından okuduğumuz ve anladığımız üzere onun “hiciv ve ironi” yanı kuvvetlidir. Şair, Basın İstihlak Kooperatifi’nin 1945 yılındaki genel kongresinde okunmak üzere Kaside-i Varak (Kâğıt Kasidesi) adıyla küçük bir şiir risalesi hazırlamıştır. Namık Kemal’in “Hürriyet Kasidesi” adlı eserinden sonra artık kaside türünde yazılan şiirlerde bir içerik değişikliği meydana gelmiş, sadece sultan-sadrazam veya devlet ileri gelenlerini övmek yerine pek çok konu işlenir olmuştu. İşte Mehmet Faruk Gürtunca, İkinci Dünya Savaşı sırasında ülkede yaşanan ve özellikle basını etkilediği anlaşılan kâğıt sıkıntısını hicvedip alaya alırken, dönemin iktidarına yakıp olup işini yürüten, kâğıt sıkıntısıyla karşılaşmayan torpilli dergi, gazete ve gazetecilere tepkisini Kaside-i Varak (Kâğıt Kasidesi) adlı şiir broşürüyle dile getirir. Şiirde eleştirilen gazetecilerle gazete isimleri dizelere serpiştirilmiştir. Şiir metninin tamamı şu şekildedir:

 

“Yaktı yıllarca yazık kalbimi sevdâ-yı varak
Yaktı bin dâğ ile her zerremi Leylâ-yi varak
Boğazımdan küçücük katresi geçmezken anın
Beni bir sarhoşa döndürdü o sahbâ-yi varak
Öyle bir mürg-i varak gönlüme kurmuş ki yuva
Çıkıyor evc-i serimden alev-i nây- i varak
Varak-ı cennetim ol sen gül-i sayim derken
Dikti kör kahpe felek bahçeme selvâ-yi varak
Çeşm-i fettanını söz diydeme derken yâre
Dikilir karşıma endişe-i şehlâ-yi varak
Hakkı Tarık varak-ı vaktini nakd eylerken
Dağıtır Kâbe-i Vaktin’de atâya-yi varak
Kimi bir taş gibi yerken varak-ı hicranı
Kimi yermiş Demiray’lar gibi helvâ-yı varak
Görmedik tâli-i nâsazımızın güldüğünü
Gülüyor herkese ayine-i derya-yi varak
Hangi derst-i kerem-i lücce-i devranıdır kim
Şu Kemal Hazrete giydirmede diba-yi varak
Öyle bir beste-i dilcû ile inler sazı kim
Yoktur âlemde onun benzeri anka-yi varak
Hış tutarken onu kilk-ü dehen-i handanım
Ederim sade husurunda temennâ-yi varak
Fasl-ı İskit’te mi Ansiklopedin Server-i Can
Sahn-ı İstanbul’a sundun gül-i rânâ-yi varak
Tanin-endaz oluyor gür sesi Yalçın babanın
Şiddetinden çöküyor Ruhr-ü Kolonya- yi varak
Yetmiyormuş gibi Cumhuriyetin zib ü zeri
Nâdir olmakta bir İskender ü Dârâ-yi varak
Bir kâğıt şirketi kurmuşsa Doğan Nadimiz
Sağsa efzun mu olâ sîm ü zer ü mâ-yi varak
Bir sabah işte Saraçzâde Cemaleddin’e
Daim olsun yapıyor kulbe-yi saray-i varak
Yedigün kaç yedi yıl oldu muzaffer galib
Yedilerden mi gelir bunca hedâya-yi varak

Gidelim matbaa-i Lûtfi Halil cânibine
Görelim neymiş o reftar-i dilârâ-yi varak
Her bobin serv ü minarat-ı varaktır nâzan
Avdet eyler onu bir görse o Musâ-yi varak
Yalman üstadımızın seyf-i mücellâ kalemi
Dikiyor burç-ı Vatan semtine Tûbâ-yi varak
Evliya bir Çelebi’dir odur asrî seyyah
Olacak tarih-i akvama Naîma-yi varak
Serv-endam Etem İzzet o dîvr-i matbuat
Kurdu derler varak-ı senk ile binâ-yi varak
Pigmenistanda mı boylandı Nedim Tör acaba
Olacakmış varak-ı tıfl ile lâlâ-yi varak
Hep bu topraktan alırken güher ü sâmânı
Şimdi Taşkente yanaşmış olup âzâ-yi varak
Bir kraldır bakınız siz şu Alâeddin’e
Kardeş etmiş onu Karun’a mukavva-yi varak
Şu Semih’in acaba lütfuna pâyân var mı
Edemem hisseti vardır ona imâ-yi varak
Müslim olmuş ne çıkar sözde şu Garbis Fikri
Bagal-i ruhuna asmakta Çelipa-yı varak
Şu Cemal Azmi’de gözler yine bir ateş-i kin
Cam-ı zerrîn çekerek eyleye kavga-yi varak
Nâbecadır şu kâğıt hey’etinin kongresi
Bence âzâ-yi kiramdan dökülen hây-i varak
Faruka Tunca da olsan bu kadar nükteyle
Tükenir Bade-i şiirinde mukaffa-yi varak
Anlayan anladı artık ne imiş derd ü gamın
Vezn-i zerrinine gizlendi o mânâ-yi varak
Kim ki haksız yere tonlarca yutar her hakkı
Ona indirmelisin berk ile pâlâ-yi varak
Kim bilirsin yutuyor lokma-i evrâkı bugün
Ne için çıkmazsın ağzındaki bakla-yi varak
Var mıdır şi’rini tanzir edecek bir şair
Bu kasideden aşıyor menzil ü mersâ-yi varak
Kevkeb-i şi’rime Nef’i yaraşır nur-i sühen-ebr
Şi’r-i bakimi de Bâkî duya ebna-yi varak
Tatlı bir id ile nur eyledi şi’rim geceyi
Size ettirmeliyim böyle temâşâ-yi varak”


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 4 4 0 0 6 12
2 BAF ÜLKÜ YURDU 5 3 1 1 6 10
3 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 5 3 1 1 5 10
4 CİHANGİR GSK 5 3 1 1 2 10
5 GÖNYELİ SK 5 3 0 2 4 9
6 GENÇLİK GÜCÜ TSK 4 2 2 0 6 8
7 ÇETİNKAYA TSK 5 2 2 1 0 8
8 TÜRK OCAĞI LİMASOL 5 2 0 3 4 6
9 GİRNE HALK EVİ 5 2 0 3 4 6
10 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 5 2 0 3 2 6
11 LEFKE TSK 5 1 3 1 0 6
12 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 5 1 2 2 -3 5
13 ESENTEPE KKSK 5 1 1 3 -10 4
14 BİNATLI YSK 5 1 0 4 -8 3
15 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 5 0 3 2 -9 3
16 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 5 0 2 3 -9 2
yukarı çık