• 11 Haziran 2018, Pazartesi 9:42
Prof. Dr. OğuzKARAKARTAL

Prof. Dr. Oğuz KARAKARTAL

Mazi koridorunda Türkçe ve İtalyanca

1071’den itibaren Anadolu’ya yoğun şekilde yerleşmeye başlayan Türklerin bu coğrafyada karşılaştıkları ilk Avrupalı ulus olan Venedik ve Ceneviz İtalyanlarıyla kurdukları ticari ve askeri ilişkiler şüphesiz iki dilin birbirinden sözcük alışverişini de başlatır. Önceleri ticaret, obje-araç gereç ve askerlikle ilgili sözcük alışverişiyle başlayan bu etkileşim ilgi çekicidir. Birbirini izleyen yüzyılların ilişkileri çerçevesinde Türkçe’ye İtalyanca’dan fazla sözcük girmesi ve bunların Türk dilinde kolayca benimsenmesi konusunu İtalyan dilci Ezio Bartalini, iki dilin vokal sisteminin zenginliğine bağlayarak şöyle der:

“İtalyanca kelimeler Türk lûgatına diğer birçok yabancı kelimelerde olduğu gibi arka kapıdan, bir moda halinde yahut güya ilmi bir takım iddialarla girmemiştir. İtalyanca kelimeler, iki lisanın tasavvut bakımından uygunluğu dolayısıyla Türkçeye kolaylıkla kabul edilmiştir. Bugün Türkçede mevcut olan ve İtalyan aslından gelen; kopya, banka, borsa, posta, forma, pasta, moda, fabrika, salata, soda.. gibi kelimeler öz Türkçe olan damla, dana, kara, dama, dalga, oda, soba, tava kelimeleri kadar tabii ve sıkıntısız olarak kullanılmaktadır.”

İtalyanlarla siyasi ve ticari ilişkiler dolayısıyla Türkçeye İtalyancadan geçmiş yüzlerce sözcüğü bulunması, hatta Venediklilerden alınan Ege-Akdeniz adalarında örneğin Kıbrıs- Venedik İtalyancasından Türkçeye geçen onlarca sözcüğü bugün dahi kullanılması, iki dil arasındaki yoğun etkileşimin somut belgeleridir. Türkçedeki pek çok denizcilik sözcük ve terimi de İtalyancadan geçmedir. Osmanlı ve Türkiye Türkçelerinde yer alan İtalyanca sözcükler ile İtalyan dilindeki Türkçe kelimeler bilim insanlarının daima ilgisini çekmiştir.

İtalyanlara Türkçe öğretimi

İtalyanlarla Türkler arasındaki ilişkilerin yoğun olduğu dönem genelde XV-XVII yüzyıllar arasındadır. XVI. yüzyıldan sonra Fransızlar Osmanlı tarihi içinde biraz daha etkin gözükürler. Bununla birlikte Fatih Sultan Mehmet’in yanında Ceneviz askerleri tuttuğuna, ressam Bellini’yi davet edip portre ve resimler yaptırdığını bilmemize rağmen şu an için elimizdeki en eski İtalyanca-Türkçe sözlük ve gramer kitabı, Pietro Ferraguto’nun Grammatica Turca (1611) adlı eseridir.

İtalyanların kendi adamları, diplomatları, tüccarlar, sanatkârları, askerleri için İtalyanca-Türkçe sözlükler ve gramer kitapları hazırlatma sebebi, adı XV-XVIII. yüzyıllarda Osmanlı devletinin bir dünya devleti olması ve onun dilini Türkçeyi doğal olarak öğrenme ihtiyacıdır. Ferraguto’un kitabı dışında, Pietro della Valle, Grammatica Turca (1619), Giovanni Molino, Dittionario della Lingua Italiana e Turchesca (1641), Bernardo da Parigi, Vocabolario Italiano-Turchesco (1661), Antonio Mascis Vocabolario Toscano e Turchesco (1677), Giovanni Agop, Lingua Turcehsca (1685), B. Pianzola, Dizionario per Apprendere Le Lingua Italiana, Greca, Turca (1789) ve Comidas de Carbognano, Grammatica Turca (1794) adlı sözlük-gramer kitaplarını hazırlamışlardır. Bunlar doğal olarak modern anlamda dilbilimci tarafından hazırlanmış eserler değildir. Bu yüzden onlarda, İtalyanlara Türkçe öğretimi konusunda akademik bir metod-yöntem bulmak da zordur. Bütün bu sözlük-gramer kitaplarında İtalyan diplomatların, tüccarların, gezgin ve din adamlarının işini kolaylaştıracak günlük bilgiler mevcuttur. Günlük konuşmalar, sayılar, çarşı pazar işleri, ticaret ve siyaset terimleri başta olmak üzere onlarla ilgili diyalog ve cümleler bu kitapların esasını oluşturur. Bu arada bir kültür casusluğunu da zikretmekte yarar vardır. XVIII. yüzyılda Venedik’te Türkçe başta olmak üzere Doğu dillerini okutmak için ders kitaplarına, materyallere ihtiyaç duyulur ve İstanbul’da medreselerde hangi kitapların kullanıldığı merak edilir. Rum Kara Negri adlı biri bu kitap listesini toplayarak “segreto-gizli” ibaresiyle Venedik’e yollar.

İtalyanlara okulda ve modern anlamda Türkçe öğretimi için XIX. yüzyılın ortalarını beklemek gerekir. Önceleri Napoli’de Çin Koleji olarak kurulan İtalyan Araştırma Enstitüsü zamanla Şarkiyat-Doğubilim Araştırmaları Enstitüsü’ne (Istituto Orientale di Napoli) dönüşür ve müfredatına Türkçe’yi de alır. 1900-1904 yılları arasındaki çalışmalarını yayımlayan enstitünün verdiği bilgilerden bu dönemde kurumun 273 İtalyan öğrencisi bulunduğunu, bunlardan 23 öğrencinin Türkçe dersini seçtiğini ve bu dersin de İtalyan Türkolog Luigi Bonelli ile İstanbullu Ermeni StefanoYaziciyan tarafından okutulduğunu öğreniriz.

İtalyan Doğubilimcileri Luigi Bonelli ve Ettore Rossi’nin çalışmaları sayesinde İtalya’da İtalyanlara Türkçe öğretimi akademik ve profesyonel bir çehreye bürünür. Bonelli’nin Il Turco Parlato (1910), Lessico Turco-Italiano (1939) ve Manuale di Conversazione Italiano-Turco (1942) ile Ettore Rossi’nin Manuale Lingua Turca (1939) adlı eseri, İtalyanlara Türkçe öğretiminde temel kitaplar olmuştur.

Bugün İtalya’da Roma, Napoli, Venedik devlet üniversiteleriyle kimi Doğubilim Enstitüleri’nde İtalyanlara Türkçe öğretimi programı uygulanmaktadır.

Türklere İtalyanca öğretimi

Türklere İtalyanca öğretiminin başlangıcında ise bir misyonerlik, Hıristiyanlık propagandası yatar. Kıpçak Türklerini Hıristiyanlığı çekmek için bir rahipçe hazırlanan Codex Cumanicus adlı sözlük ve gramer kitabı 1303 tarihinde karşımıza çıkar. Türkçe, Farsça ve Latince hazırlanan eser 82 sayfa olup İtalyan tüccarlar ve Alman Fransiskan rahipleri tarafından kullanılmıştır. Codex Cumanicus, Kuzey ve Orta Avrupa topraklarındaki Kıpçak Türklerine dini metinler yoluyla İtalyanca öğretmek ve onları Hıristiyanlığa çekmek amacını güder. Şimdiki bilgilerimize göre Türklere İtalyanca öğreten bir kaynağa XIX. yüzyıla kadar rastlayamıyoruz. Bu uzun dönemde sürpriz eser olarak gözüken ise ünlü divan şairi Şeyh Galib’in müridi şair Esrar Dede’nin 1799 civarına tarihlenen ve İtalyanca bir gramer denemesi şeklinde tertiplediği Lugat-ı Tilyan’ıdır. Esrar Dede’nin tamamlayamadığı yarım kalan eserde Latin ve İtalyan dillerinin alfabeleri, harflerin yazım ve telaffuzu ve bazı gramer kuralları üzerinde durulmuş, ardından da İtalyanca-Türkçe sayılar, ay ve gün adları verilmiştir. Sözlük kısmında (a) ve (b) harflerinin Türkçeye çevirisi yapılmış, şairin ömrü sözlüğü bitirmesine yetmemiştir. Bir divan şairinin, Mevlevi tarikatı üyesi bir dervişin Türklere İtalyancayı öğretmek amacıyla bir gramer ve sözlük yazmaktaki amacı ise belirsizdir. Buna muhtemel bir yorumda bulunmak gerekirse, iki nokta üzerinde durulabilir. Bunlardan birisi, Esrar Dede’nin yaşadığı İstanbul Galata Mevlevihanesi’nde, Venedik asıllı İtalyanların yüzyıllardır oturduğu bir bölgede (Pera), her gün gördüğü veya seslerini duyduğu Beyoğlu-Venedik İtalyanların dilini öğretmek/öğretmek istemiş olabileceğidir. Bir diğeri ise, Esrar Dede’nin Venedik asıllı bir muhtedi (din değiştirmiş) olabileceği, Müslümanlığı ve Şeyh Galib’in yanını, Mevlevi dergâhını seçtikten sonra bu kökeni sebebiyle İtalyanca gramer-sözlük yazma ihtimalidir.

İtalyanları Türkçe öğrenmeye iten sebepler “ticaret, diplomasi, gezgin ve din adamlarının gereksenimi” gibi etkenlerden doğarken, Türkleri İtalyanca öğrenmeye yönelten etken ise 1839 tarihli Tanzimat Fermanı’ndan itibaren Batı’ya sıklaşan ilişkiler, kültür, teknik ve siyasi-sosyal alanda başlayan Batılılaşma hareketleridir. Batı dünyasını, bilim, fen ve teknolojide sağladıkları ilerlemeyi tanıyıp alabilmek için Avrupa lisanlarının öğrenilmesi gerçeğini Tanzimat aydınları sonunda keşfetmiştir. Bundan ötürü ilk özel gazetelerden Ceride-i Havadis’in matbaasında, 1868’de basılan, Mehmet Atıf’ın hazırladığı sözlüğü iki Batı dilini içermesi Dictionnarie Français Turc-Italien adını taşıması anlamlıdır. Saray tercümanları, askerler veya devlet adamlarınca hazırlanan Türklere İtalyanca öğretmek amaçlı sözlük ve gramerlerin 1890-1900’lerden itibaren sayıca artmasında bir kaç tarihi gerçek etken rol oynar. Sultan II. Abdülhamid’in İtalyan opera ve tiyatrolarına düşkünlüğü, saray ressamının İtalyan Fausto Zonaro, çevirmeninin ise Angelo Scanziani olması, dönemim Mekteb-i Sultanisi’nde Fransızca yanında İtalyancanın da öğretilmesi, Osmanlı aydınlarının Fransa, Almanya ve İngiltere dışında 1870’lerden itibaren ulusal birliğini tamamlayan ve Batı’da bir güç olarak beliren İtalya devletini tanıma arzuları Türkler tarafından İtalyanca öğretim kitaplarının üretimini sağlar. Mehmet Ruhi’nin İtalyanca Konuşalım (1893), Ahmet Rüşdi’nin İtalyanca Yeni Usul-i Tedris (1895), Angelo Scanziani’nin Grammatica Turca (1890) ve Lingua Turca (1900) ile Nüzhet Paşa’nın Kendi Kendine İtalyanca yahut Mükemmel İtalyanca Elifba (1917) bu tür sözlük ve gramerlerden bazılarıdır. Bunun dışında Osmanlı Türkiyesi’ndeki 37 İtalyan okulunda İtalyanca öğretilmiş, 1922’de İtalya’nın Türkiye’de beş ilkokulu, iki ortaokulu ve bir lisesi kalmıştır.

1923 sonrası Türkiye Cumhuriyeti’nin “çağdaş Batı ülkeleri seviyesine” yükselme projesi çerçevesinde, Batılı kaynak eserlerin Türkçeye çevrilmesine ve Batı dillerinin öğretilmesine sistematik olarak yaklaşılmış, Fransızca, İngilizce yanında İtalyanca dilbilgisi, gramer ve konuşma kitaplarının da basıldığı görülmüştür. 1950’lere kadar Francesco da Scandiano, P. Mazzei, Luigi Bonelli, Angelico da Smirne, M. Pasinetti gibi İtalyan sözlük ve gramercilerin Türklere İtalyanca öğretimi için hazırladıkları ve Türkiye’de çıkan kitapları, genç Türkiye Cumhuriyeti’nin yabancı dillere ve bu arada İtalyanca öğretimine de verdiği önemin kanıtlarıdır.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 13 10 2 1 17 32
2 YENİCAMİ AK 12 9 2 1 18 29
3 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 12 7 0 5 9 21
4 CİHANGİR GSK 12 6 3 3 2 21
5 TÜRK OCAĞI LİMASOL 12 6 2 4 9 20
6 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 12 6 2 4 1 20
7 GÖNYELİ SK 12 6 1 5 4 19
8 LEFKE TSK 13 5 4 4 0 19
9 BAF ÜLKÜ YURDU 12 5 3 4 8 18
10 ÇETİNKAYA TSK 12 5 3 4 0 18
11 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 12 2 7 3 -10 13
12 GENÇLİK GÜCÜ TSK 12 2 4 6 -8 10
13 BİNATLI YSK 12 3 1 8 -10 10
14 GİRNE HALK EVİ 12 2 1 9 -9 7
15 ESENTEPE KKSK 12 2 1 9 -15 7
16 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 12 1 4 7 -16 7
yukarı çık