• 15 Ocak 2018, Pazartesi 16:05
Psk. Ayla KAHRAMAN

Psk. Ayla KAHRAMAN

Çocuğunuz uslu mu çekingen mi?

İkisi arasında dikkatli gözler açısından hiç de ince olmayan bir farklılık vardır. Uslu çocuğun her devrin geçerli akçesi olmasından mıdır bilinmez, çekingenlik uslu olmakla ört bas edilir. Yetişkinlerin gereksiz ödüllendirmeleriyle, çekingen çocuk, olmaması gereken sessizliğe, yalnızlığa biraz daha itilir.

 Çekingen çocuk, genelde yalnızdır. Sosyal ilişki kurmak için ilk adımı atmaz, karşısındakinden bekler. Göz teması kurmayı sevmez. Bakışlarını gözlerinizden kaçırarak, başka bir yere bakarak konuşur veya dinler. Dışarıdan, hiçbir şeyle ilgilenmeyen, kendi dünyasında yaşayan sessiz bir çocuk gibi görünür. Oyunlara katılmaz. Derse kaldırıldığında sıkılır, terler, kekeler, unutur. Özellikle ilkokul ve ortaokulda arkadaşlarının alay konusu olabilir. Televizyonda çok vakit geçirir ve hatta aile üyeleri ile bile fazla konuşmaz. Mükemmeliyetçi bir yapı geliştirme eğilimi olduğundan, eleştiriye gelemez. Bu nedenle kendisini dış dünyaya iyice kapatmayı tercih eder. Başarılı olamayacağı korkusu, çok iyi performans gösterdiği alanları bile saklamasına neden olur. Bunun yanında aslında istediği bunlar değildir. Kabul görmek, beğenilmek, başkaları ile vakit geçirmek ihtiyacı içindedir ama reddedilme korkusu bu ihtiyaçları giderecek adımları atmasını engeller.

 Çekingen çocuk, özellikle okul yaşamının başlamasıyla zor bir sınava girer. Aile sorunun farkında ise ve öğretmen ile destekleyici bir ortak yaklaşım geliştirebilirlerse, çocuk kendini güvende ve değerli hissetmeye başlar. Arkadaş ve öğretmenleri ile sosyal ilişki kurabilir. Böylelikle grup oyunlarında, fiziki ve zihinsel etkinliklerde görev alarak, grup içinde yer edinebilir. Sosyalleşme, bu çocuklar için birinci derecede tedavi edicidir. Güçlü bir sosyal kimliğe yönelik adımlar, -sosyal onay gibi-  sorunun giderilmesi için gereklidir. Çocuğun kendi iradesi ile yapacağı tercihler teşvik edilmeli ve onaylanmalıdır. Çünkü çekingen çocuklar, başkalarının onayı olmadığı veya engellendikleri zaman, cesaretlerini hemen kaybeder ve kabuklarına çekilme ihtiyacı duyarlar.

 Aile sorunun farkında değilse, okulda da sert bir tutumla karşılaşırsa, sorun ağırlaşır. Aşağılayan, utandıran, eleştiren bir ortamda, bu çocuklar içlerine kapanırlar. Dalga geçilmesin, lakap takılmasın diye kendilerini görünmez kılarlar. Teneffüste, sınıfta yalnızlığa sığınırlar. Evde bilgisayar başından kalkmazlar. Tek kişilik bir dünyanın güvenli ama sağlıksız sınırında acı çekerler.

Bilim adamlarına göre, -genetik ve çevresel- çok sayıda değişken, çekingenliğin oluşumunda rol oynamaktadır. Aile üyelerinde de çekingenlik olabilir ve hem genetik hem de sosyal bulaşma ile aktarılabilir. Bunun yanında aşağılanan, utandırılan, değersizlik duyguları beslenen, suçlu hissettirilen çocuklar, çekingen çocuklar olabilirler. Hareketli, yerinde duramayan çocuklara, “yaramaz” damgasını vuran yetişkinler; çekingen çocukları “uslu” diye övebilirler: “ Ne güzel, annesinin yanında, ses çıkarmadan, iki saat, uslu uslu oturdu.” Başkalarının takdirine, yorumuna göre iyi hisseden ve buna alışan çocuğun; okulda akranları arasındaki yerini düşünün. Büyüklerin ödüllendirerek güçlendirdiği “usluluk”, onun insanlarla kuracağı iletişimdeki en tehlikeli engeli haline gelir.

Çekingenlik çocuklukta başlar. Önüne geçilmediğinde, devamına kolaylık gösterildiğinde yetişkinlikte sosyal fobiye dönüşebilir. Sosyal fobi, yaşam yolunda taşınması çok zor olan ağır bir yüktür. Günümüzde, oldukça fazla sayıda sosyal fobik kişi vardır. Bu kişiler ya insanlardan kaçarak yalnızlığı seçmekte, ya kendilerini dışa vurmadan toplum içinde sahte benliklerle idare etmekte veya tedavi yolunu seçerek kendilerine bir şans aramaktadırlar. Çocukluk dönemindeki çekingenliğin, utangaçlığın; yetişkin sosyal fobisi üstündeki etkisini düşünürsek; çocuklardaki çekingenliği, uslu olmakla karıştırmanın vahameti de anlaşılır. Bu;  kendini saklayan, yetenekleri ölçüsünde varoluşunu gerçekleştiremeyen, kendini başarısız, yetersiz hisseden, sosyal hayattan kaçan, yalnızlığı seçen yetişkinler yaratır.

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık