• 04 Şubat 2018, Pazar 11:23
Psk. Ayla KAHRAMAN

Psk. Ayla KAHRAMAN

Erkekte cinsel sorun

Ayla Hanım, 33 yaşında bekar bir erkeğim. 5 aydan fazla bir süredir, cinsel yaşamım ile ilgili bazı sıkıntılarım var. Sertleşmede yaşadığım sorunlardan dolayı, 2 farklı doktora gittim ve tedavileri uyguladım. Buna rağmen durumum düzelmedi.

Son gittiğim doktor, psikolojik bir sorunum olabileceğini düşünerek bir psikolog ile görüşmemi istedi.

Kafama taktığım bir şey yok. Sağlık kontrollerimde de bir şey yok. Sizce cinsel performans düşüklüğümün nedeni ne olabilir? Yoksa benim bu duruma alışmam mı gerek?

Beni aydınlatırsanız memnun olurum.

Rumuz: YOK

Sertleşmeye engel olacak herhangi bir tıbbi sorununuz olmadığında akla psikolojik ve duygusal nedenler gelir.

Yaşınızın gençliği de dikkate alındığında, sadece "başaramayacağım" endişesi bile, cinsel yaşamınızı olumsuz etkileyebilecek güçtedir. Herhangi bir nedenle, başarısızlığa uğrayan bir cinsel eylem, kişinin aşırı tepki göstermesine yani bu durumu "takmasına" neden olduğunda, sonraki eylem girişimleri bundan olumsuz etkilenebilir.

Yani, cinsel aktiviteyi "başarı odaklı" ele alma düşüncesi, bu duruma neden olabilir. Her cinsel deneyimde, kendini başarılı görme çabası; performans düşüklüğüne veya sertleşme sorununa yol açabilir. Bu noktada, cinsel aktiviteyi sınav gibi düşünmemeyi başarmak gerekir.

Düzensiz cinsel yaşam ve sıklıkla değişen partnerler de bu sorunun ortaya çıkmasını kolaylaştırabilir. Duygusuz cinsel deneyimler, cinsel doyumu ve cinsel ihtiyaçların ortaya çıkmasını engelleyebilir.

Alkol sonrasında, sertleşme sorunu yaşanabileceği de bilinmekte.

Hızlı ve düzensiz hayat, cinsel performansı olumsuz etkileyebilir.

Uyku bozukluğu, iş stresi, depresyon, stres, takıntılar..

Benlik algısındaki bozulmalar: Kilo alma, verme..

Eleştiriye karşı dayanıksızlık, tahammülsüzlük ve özeleştiri becerisinin olmayışı..

Cinselliğe yönelik abartılı tanımlamalar...

Anlayacağınız, psikolojik ve duygusal nedenler yazmakla bitmez.

Bu nedenle, doktorunuzu dinleyin. Bir psikolog ile görüşün.

Psikologla görüşmek, aynaya bakmak gibidir. Cevabı bulursunuz ve sorunu nasıl çözümleyebileceğinizi anlarsınız.
**

Kocama “ya ben ya da kumar, birimizi seç” dedim

Ayla Hanım, 11 yıllık evliliğim yıkılmak üzere. Nerdeyse 4 yıl oldu, kocam bu betlere düştü. Ne yaptım, ettim olmadı. Bir süre gitmez, düzelir gibi olur, sonra her şey tekrar başlar. İkimiz de memuruz. Ama onun maaşını neredeyse hiç görmeyiz. 2 çocuğumuza da bana da acımaz.

Son çare olarak, ona “ya ben ya da kumar” dedim. “Birimizi seç”.

Beni bırakamayacağını söyler ama kumara da devam eder.

Ne yapayım, ne önerirsiniz. Bu böyle gidemez çünkü.

Şimdiden çok teşekkür ederim.

Rumuz: LOVELY

Kumar bir bağımlılıktır. Bu nedenle kişinin tercihi değildir. Yani, eşiniz bir bağımlı olarak kumar oynamaktadır. Sizin yerinize kumarı seçmek gibi bir durumu yoktur.

Bağımlı olmak ne demek, derseniz, size 7 yıl kadar önce gazetemizde yayınladığım, bu konu ile ilgili bir yazımla cevap vermek isterim:

"Bir yandan riske girmenin dayanılmaz, yürek hoplatan heyecanı; öte yandan kazanmak ve kaybetmek arasındaki farkı yok eden o ince ama keskin çizgi: Kumar.

Kumar ve ilgili birey arasındaki ilişki; yaşamın diğer bütün ilişkilerinin üstünde bir kuvvetle gelişir ve yaşamın bütün önemli ilişkilerine kısa bir sürede egemen olur, baskın olur ve her şeyi siler geçer. Fırtına dindiğinde, yaşamın güzelliklerinden geriye pek bir şey kalmamıştır çoğunlukla. Uğruna her şeyin verildiği kumar; gerçekten her şeyi alarak, çekip gider.

En başta onlar da, herkes gibi "oyun" oynadıklarını düşünmüşlerdi. İstedikleri zaman, istedikleri kadar oynama iradesine sahip olduklarından emindiler. "Oyun"un aslında kumar olduğunun, hem de bir hastalık olarak kabul edildiğinin farkına vardıklarında; bu dramın ikinci perdesi başlamış olur, ne yazık ki. Bu perdede, kumar oynama dürtüsünün kontrolü yitirileli çok uzun zaman olmuştur. Artık başlayan her yeni gün, daha kötüye gidecek bir gündür. Öncelikle, gündelik hayatın küçük sevinçlerinden, hüzünlerinden uzaklaşılmış; ardından sosyal ve ekonomik hayata yönelik yıkıcı yanlışlıklara sıra gelmiştir. Bu durum, bilimsel ölçütlere göre, "kumar bağımlılığı tanısı konulan, kronik ve aşamalı ilerleyen bir hastalıktır" artık.

Bilim adamları kumar bağımlılığını iki grupta incelemektedirler. Birinci gruptakiler, risk almanın getirdiği heyecana bağımlı olan kişilerdir. Kazanan kişi olma ihtimali, adrenalinin tepe noktasına yükselmesine neden olur. Kalabalıkta ve birden fazla kişiyle oynanan oyunları tercih ederler. İkinci grubu oluşturan kişiler, gündelik yaşamın sıkıntılarından ya da kendilerinden kaçarak, kumara yönelirler. İletişim becerileri zayıftır. Tek başına oynanan oyunları tercih ederler. Hangi grubun üyesi olursa olsun; kumarbazın zihninde her an kumar vardır. Kumarı bırakması gerektiğini düşündüğünde, kendini huzursuz ve sinirli hisseder. Onun için "oynamak", can sıkıcı bir durumdan, düşünceden, duygudan ya da insandan kaçmanın rahatlatıcı yoludur. En büyük mücadelesi kaybettiği parayı yerine koymak için tekrar oynamaktır. Kumara olan tutkusunu ve oyun oynama sıklığını gizlemek için kendisinin de inanacağı yalanlar söyler  Bu yalanlar daha sonraları, gerekli finans kaynağını bulmak için yasadışı yollara başvurabileceğinin de işaretidir. İş ve özel hayatındaki ilişkileri zarar gördüğünden, maddi kayıplarını karşılayacak yakınlıkları da kaybetmiştir. Bu da onun, kumarın sebep olduğu zarardan kurtulmak için başka "güvenilir" kişiler aramasına neden olur. Bu noktada, kumarı bırakmaya yönelik girişimlerde bulunsalar da yardımsız başaramazlar.

Ana ya da baba olmak; eş ya da evlat olmak daha can acıtıcıdır kuşkusuz ama kumar bağımlısının dramında hepimize bir rol biçilmiştir. Ailecek oynanan tombala oyunları, zengin olma düşüyle alınan piyango biletleri, kazı-kazan tarzı masum ve kolay görünen oyunlar kumar alışkanlığının gelişmesinde ailenin taşıdığı rolü gösteren birkaç örnek sadece. Kumarın, toplumsal yara haline gelmesinde, okul çocukları arasında bile bu derece yaygınlaşmasında toplumsal hoşgörü sınırlarımızın genişlemesinin de önemli etkisi vardır. Kumar oynanan yerler mahallelerimize kadar girdi. İnternet ortamına bağlandığınız anda kumar davetleri almaya başlıyorsunuz. Piyango biletlerini ise kumar olarak algılamıyoruz bile. Kumarhanelerin cafcaflı reklâmları dergi ve gazeteleri süslemekte.

Kumar oynama dürtüsünün ortaya çıkmasını engellemek için öncelikle ilgili ortam ve durumlardan uzak durmakla işe başlanmalıdır. Aile ve arkadaş çevrenizde kumar, tombala, bahis oyunları gibi alışkanlıkları olan kişiler varsa, çocuklarınızın ortamdan etkilenmemesini sağlayınız. Yanınızda fazla para taşımayınız. Limiti düşük kredi kartı kullanınız. Bahis tartışmalarına katılmayınız ve hemen oradan uzaklaşınız. Yaşam alışkanlıklarınızı değiştiriniz. Sportif faaliyetler, hobiler, entellektüel girişimler edininiz. Kendinize, vücudunuza bakınız. Sağlık sorunlarınız varsa, kurtulmak için harekete geçiniz. Yakınlarınızdan biri kumar oynuyorsa önce onu dinleyiniz. Kumar oynamasının nedenlerini ve derecesini tespit ediniz. Çocuk ise, risklerden ve karşılaşabileceği sorunlardan söz ediniz. Kumarın bir eğlence olduğunu; para kazanma yolu olmadığını ısrarla belirtiniz. Eğlendirmenin ötesinde çok daha fazla tehlikeler taşıdığını örneklerle gösteriniz. Evde oynanan kumar benzeri (okey, pişti, tombala gibi) oyunlara derhal son veriniz. Bunların yerine yaratıcı, eğitici ve eğlendirici yönü olan etkinlikler edininiz. Aile üyelerinden birinde kumar bir alışkanlık halini almaya başladıysa, zamanını dolduracak yeni ve yoğun bir program oluşturunuz. Taşıdığı paranın azaltılmasını sağlayınız ve kumar bir alışkanlık halini aldıysa, mutlaka profesyonel yardım alınız."

Sonuçta, eşinizin sizi veya kumarı tercih etme gibi bir ayrıcalığı kalmamıştır. Bu illetten kurtulmayı hedef haline getirmeli ve bütün gücünüzle savaşmaya azmetmelisiniz. Profesyonel destek alma konusu çok acil olarak eşiniz için gereklidir ve onu bu konuda ikna etmeye gayret gösterin.
 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BAF ÜLKÜ YURDU 0 0 0 0 0 0
2 BİNATLI YSK 0 0 0 0 0 0
3 CİHANGİR GSK 0 0 0 0 0 0
4 ÇETİNKAYA TSK 0 0 0 0 0 0
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
6 ESENTEPE KKSK 0 0 0 0 0 0
7 GENÇLİK GÜCÜ TSK 0 0 0 0 0 0
8 GİRNE HALK EVİ 0 0 0 0 0 0
9 GÖNYELİ SK 0 0 0 0 0 0
10 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 0 0 0 0 0 0
11 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
12 LEFKE TSK 0 0 0 0 0 0
13 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 0 0 0 0 0 0
14 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 0 0 0 0 0 0
15 TÜRK OCAĞI LİMASOL 0 0 0 0 0 0
16 YENİCAMİ AK 0 0 0 0 0 0
yukarı çık