• 11 Şubat 2018, Pazar 13:50
Psk. Ayla KAHRAMAN

Psk. Ayla KAHRAMAN

Ruhsal travma mı?

Ayla Hanım, 2 hafta önce, ailecek otururken, çok kötü bir olay yaşadık ve galiba kızımız bundan çok etkilendi. Babam ciddi bir kalp krizi geçirdi. Çok panik olduk, korktuk. Babamın o hali bizi gerçekten sarstı. Ambulans, doktor telaşı yaşadık ve şu an ayrıntıları hatırlamıyorum, inanın. Sonuçta, erken müdahale ile babam kurtuldu.

Biz o telaş içinde 7 yaşındaki kızımın yaşadığı şoku, korkuyu anlayamadık. Takip eden günlerde, hep babamla, hastanedeydik ve kızımın durumunu anlayamadık. Şimdi, yanımızdan ayrılmak istemez, huysuz ve sinirli davranır. Geceleri bizimle yatmak ister.

Sizce nasıl davranmak uygun olur? Doktora mı gitmek gerekir?

Bize yardımcı olursanız çok memnun olacağız.

Rumuz: DOLUNAY

 

Çocuklar, biz yetişkinlerin olaylar karşısındaki tepkilerimizi dikkatle takip ederler ve kendi gelişim durumlarına, duygusal bütünlüklerine göre algılarlar. Olan biteni çok iyi izlerler ama yorumlarını kendilerine göre yaparlar. Yani yetişkinlerin olan bitene yönelik tepkisi, çocuğun dikkatindedir ve çoğu zaman ne olduğunu anlamasa da, yetişkinlerin tepkilerinden yola çıkan çocuk; kötü, yanlış, korkunç, sarsıcı bir şey olduğu sonucuna varır.

Babanızın ani rahatsızlığına, siz yetişkinlerin verdiği tepkiler, yapılan yorumlar, yaşanılan korkular; kızınız tarafından izlendi ve 7 yaşın algı dünyasında yoğrularak çocuğunuzun dünyasını etkiledi.

Tanık oldukları, dünyasını sarstı ve şu an yaşadığınız değişiklikler, bu sarsıntının sonucudur.

Duygusal örselenme veya travma diyebileceğimiz bir durumla karşı karşıya olabilirsiniz.

Çocuklar travmatik etkilenmeler yaşadıklarında bunu oyunlarına yansıtırlar. Korkuları artar. Uyku sorunları yaşarlar. Huzursuz ve gergin görünürler.

Çocuklar yaşadıkları duygusal karmaşayı ifade etmede güçlük çekebilirler. Bununla beraber, travmatik olay çocuğun gelişimsel sürecine zarar verme gücü taşır.

Yani, olan bitene yönelik tepkilerimizi verirken, çocukların bunu algılama ve etkilenme biçimlerini de dikkate almalıyız. Aşırı üzüntü, keder, korku gösterilerimizin çocuklarımızın duygusal yapılarını örseleyebileceğini unutmamalıyız.

Elimizde olmayan nedenler, olaylar, yaşantılar çocuğun duygusal yapısını örselediğinde ise, bu ciddi durumu doğru bir şekilde ele almayı başarmalıyız.

Çocuk, yaşananlardan etkilendiği ölçüde, güvenli dünyası yıkılır. Kendini tehlikede, savunmasız duyumsar. Her an yaşadığı olumsuz olayın tekrarlanabileceği endişesini yaşar. Bu, hayatını olumsuz etkiler. Uyku bozukluğu, akademik başarısızlık, sosyal uyum sorunları bunlardan birkaçıdır.

Öncelikle çocuğunuzun her şeyin yolunda olduğu duygusunu edinmesini sağlayın. "Her şey yolunda, biz yanındayız. Her şey kontrolümüzde. Sen güvendesin. Biz iyiyiz. Dedene olanlar mı? Bazen olur böyle şeyler. Bu normaldir." Çocuğun bu rahatlamaya ihtiyacı vardır. Anne babasının hep yanında olup onu koruyacağını bilmek ister.

Biraz zaman verin ve sabırlı olun. Onu rahatlatmaya çalışın. Aşırı üstüne düşmeden bunu yapın. Sorun devam ederse bir çocuk psikiyatristi veya psikologla görüşün.
 

Takıntılar



Ayla Abla, ben çok takıntılıyım. Her şeyi takarım. Aklınıza ne gelirse takarım yani. Beynim sürekli bir şeylerle meşguldür. Ben söz geçiremem kendime. Sadece bu da değil. Ben, adımlarımı sürekli sayarım. Eğer, saymayı kaçırırsam, dönerim ve baştan yürümeye başlarım. Bunun gibi çok sıkıntım var. Üniversiteyi bitirdiğim halde, bu takıntılarım yüzünden hiç bir işte duramam. İnsanların söyledikleri, yaptıkları bana uygun gelmediğinde kafam çok dolar. Olanı biteni defalarca düşünürüm.

Lise sonda iken ailem doktora götürmüştü. İlaçlar bana yaramadığından ve bağımlı olmak istemediğimden içmedim. Ben baş ağrısı için bile içmem. Hiç hap almam ağzıma. İşte size de bu nedenle yazıyorum. Benim bu derdim, işe girip, çalışmamı da etkiliyor. Sizce bunun bir çaresi var mı? Psikolog ile psikoterapi alarak geçirebilir miyim?

Rumuz: TAKINTLARIM VE BEN

 


Takıntılar, endişeler, düşünceler, yapmak zorunda hissettiğiniz her şey tarafından sımsıkı sarılmışsınız.

Zamanında tedaviyi de kabul etmemişsiniz.

Bu derece ilerlemiş takıntı bozukluğunda (obsesif-kompülsif bozukluk) tıbbi tedavi şarttır.

Hemen, bir psikiyatriste başvurup tedavinizi başlatın. Tedavi sürecinde, psiko-terapiye de yer vardır. İlaç ve psikoterapi ile takıntılarınızı kontrol etmeyi öğrenecek ve hayatınıza sağlıkla devam edebileceksiniz.

Bu konuyu ihmal etmeyin. Durum daha fazla kötüleşmeden, doktor ile görüşün.

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık