• 08 Ekim 2018, Pazartesi 9:29
Sanem KOÇ

Sanem KOÇ

Altmış saniyede yaratılan yıkım

Bu yaşanmış hikâyemizde yaşadığı teknolojik şiddeti bizimle paylaşan direnişçi bir kadın var. Yazımızda gerçek isimleri değil rumuz kullandığımızdan, hikâyesini bizlerle paylaşan kişiden “Aysel” olarak bahsedeceğiz…

Zaman içinde teknolojinin gelişmesiyle birlikte birçok şeyin değiştiğini söyleyen Aysel, özellikle sosyal paylaşım sitelerinin hayatımıza tamamen yerleşmesi ve bu yolla nefret ve şiddet duygularının kolayca ifade edilmesinin korkunçluğunu bizlerle paylaşıyor. “Ömrümde hiç bu kadar aşağılandığımı hissetmemiştim” diyerek yaşadığı teknolojik şiddetin etkisini bizlere aktaran Aysel, eskiden dost bildiği bir kişinin sosyal paylaşım sitesi aracılığı ile kendisini hırsız olarak göstermeye çalışmasını bizlere anlatıyor.

Gelin bu yaşanmış hikayeyi Aysel’in ağzından dinleyelim:

Teknolojik şiddet

“Ailem tarafından sevgi ve saygıyla büyütüldüm. Özellikle büyüklerime karşı terbiyeli olmam, kötü sözler kullanmamam konusunda ciddi bir aile terbiyesinden geçtim. Zaman geçti, eğlence aracı olarak yalnızca televizyonun hakim olduğu, sokaklarda oyunların oynandığı çocukluk dönemim mutlu bir şekilde bitti. Üniversite, sonra iş hayatı derken zaman hızla akıp geçti ve her şey değişti. Teknolojinin ilerlemesiyle birlikte artık dışarda oyun oynayan çocukların, birbirlerinin yüzlerine bakarak sohbet eden insanların dönemi neredeyse bitti.

Duygularımızı, düşüncelerimizi ifade etmek için artık interneti tercih eder olduk. Ki en kötüsü de nefreti, hakareti, iftirayı da sosyal medya aracılığıyla ifade etmeyi sever hale gelmemiz oldu. Psikolojik olarak insanı çok yıpratan, sizi tanıyan tanımayan yüzlerce insana rezil eden teknolojik şiddet kullanılması, nefret söylemlerinin bu şekilde yayılması nasıl olur da destek bulabiliyor? Sosyal paylaşım sitelerinin hayatımıza girmesiyle iletişim olarak bu kadar yakınlaşmamız ama aynı zamanda insanlığımızdan bu kadar uzaklaşamamamız nasıl olabiliyor? Aklım almıyor gerçekten…

Yaşayarak öğrendim

Teknolojik şiddet o kadar güçlü bir etkiye sahip ki, bazılarını intihara kadar bile sürükleyebiliyor. Senelik dostluklar, altmış saniye gibi kısacık bir sürenin sonunda sonsuza kadar bitebiliyor. Çünkü iki üç kişinin arasında yaşanmış bir olay, kısacık bir sürenin içinde yüzlerce insan tarafından öğrenilebiliyor. Ve maalesef kişi suçlu ya da suçsuz olsun hoş olmayan bir şekilde damgalanabiliyor. Bu durumu kendim bizzat yaşayarak deneyimledim.

Bir zamanlar uzun süredir tanıdığım, beraber yediğimiz, içtiğimiz, tatillere gittiğimiz bir arkadaşım vardı. Her şey çok güzel giderken, zaman içinde dile getirilmeyen kalp kırıklıklarının birikmesiyle, aramızdaki samimiyet bitti. Haliyle zaman içinde birbirimizden uzaklaştık ama bunu çok dile getirmedik. Ortak dostlarımız olduğundan, durumu fazla yaymadan, büyütmeden karşılaştığımızda başımızla selamlaşıp bazen de görmezden gelerek yolumuza devam ediyorduk.

İnsan doğasında darılmak da olduğundan haliyle buraya kadar herşey normal. Esas mesele bu arkadaşın sosyal medyayı daha aktif kullanması, hayatını orada geçirmeye ve garip garip paylaşımlarda bulunmasıyla ortaya çıktı. Sonrasında benim paylaşımlarıma takılmaya ve yazılanları kendi üstüne almaya başlamasıyla olaylar büyüdü. İlk başlarda onun paylaşımlarının nedenini anlayamamış, kendi yazdıklarımla ilgili olduğunu düşünmemiştim, çünkü onunla alakası yoktu.

Gerçekte benimle ilgiliymiş

Bir ortak arkadaşımıza beni şikayet etmesi ve bunun da benim kulağıma gelmesiyle yaptığı garip ve bana göre anlamsız paylaşımların gerçekte benimle ilgili olduğunu anlamış oldum. Bunun üzerine kendisiyle konuşmaya karar verdim. Sonuç olarak yazdıklarını bir sürü insan görüyordu ve açık isim kullanmasa da suçsuz olduğum için bu durum beni çok rahatsız ediyordu.

Yüz yüze konuştuğumuzda, uzun zaman önce ortak aldığımız bir eşyanın kaybolduğunu ve bundan da beni sorumlu tuttuğunu söylemesiyle şaşkına döndüm. Anlayacağınız beni hırsızlıkla suçluyordu ve işin komiği ben bu eşyanın varlığını bile unutmuştum. Söyledikleri çok ağırıma gittiğinden olay sözlü tartışmaya döndü. Birbirimize hoş olmayan sözler söyledik ve böylelikle aramızdaki bir selamlık iletişim de bitmiş oldu.
Olay üzerine çok gerildiğimden doğrudan evime gittim ve odama kapandım. Tek başıma kalarak ve müzik dinleyerek sakinleşmeye çalışıyordum. Telefonumu da kapatarak kendimi tamamen herşeyden izole ettim. Ertesi gün normal rutinde işe gittim, yoğun olduğumdan kendi sosyal medya hesaplarıma da bakamadım. Sonra bir arkadaşım iş yerime geldi, yüzünde bir gariplik vardı ve nedense ısrarla bana iyi olup olmadığımı soruyordu.

Gözyaşlarımı tutamıyordum

Benim bir şeyden haberim olmadığını anladığında, dün tartıştığım arkadaşın facebook paylaşımını bana gösterdi. O anki hislerimi nasıl tarif edebileceğimi bilmiyorum. Yer yarılsa da içine girsem dedikleri bir durumla yüz yüzeydim. Düşman arkadaş önce beni arkadaşlıktan çıkarmış, sonrada açık ismimi vererek hakaret ve iftirada bulunmuş. Ne yapacağımı şaşırmıştım, tanıdık, tanımadık yüzlerce insanın beni hırsız olarak görmesine neden olmuştu.

Gözyaşlarımı tutamıyordum, öyle ki bütün gün ağladım. Ömrümde hiç bu kadar aşağılandığımı hissetmemiştim. Bir sürü insan görmüştü bu yazıyı hatta bazıları beni tanımadan hoş olmayan yorumlar bile yapmışlardı.

Düşünsenize, sizi tanımayan insanlar tarafından hırsız zannediliyorsunuz. Ertesi gün biraz kendime gelince durumu avukat arkadaşımla konuştum. Bana bilişim yasası çıkmadığından, doğrudan bir şey yapılamayacağını, ancak hakaret davası açılabileceğini söyledi. Bunun da ne kadar süreceği belirsizdi. Yani bu kabus paylaşım orada olmaya devam edecekti.

Sağlığımdan olmaya başlamıştım

Bir hafta boyunca psikolojik olarak ömrümün en kötü günlerini geçirdim. Uyuyamıyordum ve iştahım da kesilmişti. Sürekli bir ağlama hissi geliyordu. Açık isim vererek böyle bir iftira atmak, hakaret etmek, bunu yapabilmek için insanın içine nasıl bir kötülük işleyebilir ki?... Bu durum beni iyiden iyiye yıpratmış, hatta sağlığımdan olmaya başlamıştım. En sonunda dava açmaya karar verdim. Artık iş ciddiye binmişti. Kendisine dava açacağımı ve neden olduğu acıların aynısını yaşamasını dilediğimi belirttiğim bir mesaj yolladım.

Biraz zaman geçtikten sonra, ortak bir arkadaşımız aradı. Sesi sevinçliydi ve bana bu korkunç yazının kaldırıldığı haberini verdi. Sanırım kendisine dava açacağımı söylediğimde, işlerin ciddiye bineceğini anlayıp, korktu. Arkadaşımın verdiği güzel haberle, hissettiğim rahatlamayı size anlatamam. Tabii ki bu kötü olayın etkisi öyle kolay geçmiyor, maalesef halen daha aklıma geldiğinde gözlerim doluyor.

Sosyal medyanın karanlık yüzü

Ne olmuş olursa olsun, kimsenin başka bir kimsenin hayatını bu şekilde mahfetme hakkı olmamalı. İftira atmak bu kadar kolay olmamalı, bu kadar bedelsiz kalmamalı. Sosyal medya aracılığıyla insanlar binlerce, hatta milyonlarca insan tarafından tanınabiliyor, takip edilebiliyor. Siz karşınızdakini tanımasanız bile, internet ve sosyal paylaşım siteleri aracılığıyla insanlar sizi tanıyabiliyor. Ve yapılan bu kötülüğün karşısında tek yapabileceğiniz şey; ya dava açıp sonuçlanmasını ya da zaman içinde unutulmasını beklemek. Maalesef halen daha bu kadar hayatımızda olan bir konuda düzenleyici ve önleyici bilişim yasamız yok.”

*****

ÖNERİ KÖŞESİ

“Teknolojik şiddet” karşısında yasal haklarımız nedir?

Yaşadığı teknolojik şiddet hikayesini bizlerle paylaşan Aysel’in başına gelenlerle ilgili Avukat Cansu Nazlı yasal haklarımızla ilgili şu bilgileri verdi:

“Toplum içerisinde yaygın olarak bilindiğinin aksine Bilişim Yasası’nı geçip geçmemesi; sosyal medya bize küfreden, hakaret eden, bir suç isnat eden, aşağılayan sosyal medya paylaşımlarını yapan kimseleri dava edebilmemize engel teşkil etmez.
Haksız Fiiller Yasası tahtında, sosyal medyada bize hakaret eden kimsenin aleyhinde Zem ve Kadih davası açılarak hakarette bulunan kimsenin hakarette bulunduğunun ve iddialarının asılsız olduğunun tespit edilmesi ve hakaret dolayısıyla uğranılan zararın tazmin edilmesi talep edilebilir.

Fasıl 148 Haksız Fiiller Yasası’nda Zem ve Kadih’in içeriği şu şekilde düzenlenmiştir:

“I7. (1) Zem ve kadih, herhangi bir kişi tarafından -

(a) herhangi bir diğer kişiye bir cürüm isnadında bulunan; veya

(b) herhangi bir diğer kişiye kamu görevinde suistimal bulunduğunu isnat eden; veya

(c) herhangi bir diğer kişinin mesleği, ticari işi, zanaatı, işi, meşguliyeti veya, makamı veya mevkii yönünden doğal olarak şöhretine zarar vermeye veya şöhretini zedelemeye veya haleldar etmeye yönelik; veya

(d) herhangi bir diğer kişiyi genel nefret, aşağılanma ve istihzaya maruz bırakması muhtemel; veya

(e) herhangi bir diğer kişiyi, başkalarının ondan kaçınmasına veya uzak durmasına sebep olması muhtemel herhangi bir malzemenin veya ifadenin baskı, yazı, boyanmış şey, resim, maket (effigy), jest veya mimik, söylenen sözler veya başka seslerle veya telsiz telgrafla yayınlamak dahil herhangi başka bir yoldan yayımlanmasından ibarettir.

Bu fıkra amaçları bakımından “cürüm” Cumhuriyette yürürlükte bulunan herhangi bir mevzuat altında cezalandırılabilen herhangi bir suç veya başka fiil anlamını taşır ve nerede işlenirse işlensin, Cumhuriyet dahilinde işlenmiş olsaydı cumhuriyette cezalandırılabilecek herhangi bir fiili de kapsar.”

Hikayede bahsi geçen sosyal medya paylaşımında da anlatıcıya bir cürüm isnadında yani, kişinin hırsızlık suçu işlediğine dair ithamda bulunulmuş olduğundan Zem ve Kadih davası ikame edilerek hakarette bulunan şahıstan tazminat talep edilebilir.”


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 12 10 1 1 17 31
2 YENİCAMİ AK 12 9 2 1 18 29
3 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 12 7 0 5 9 21
4 CİHANGİR GSK 12 6 3 3 2 21
5 TÜRK OCAĞI LİMASOL 12 6 2 4 9 20
6 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 12 6 2 4 1 20
7 GÖNYELİ SK 12 6 1 5 4 19
8 BAF ÜLKÜ YURDU 12 5 3 4 8 18
9 LEFKE TSK 12 5 3 4 0 18
10 ÇETİNKAYA TSK 12 5 3 4 0 18
11 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 12 2 7 3 -10 13
12 GENÇLİK GÜCÜ TSK 12 2 4 6 -8 10
13 BİNATLI YSK 12 3 1 8 -10 10
14 GİRNE HALK EVİ 12 2 1 9 -9 7
15 ESENTEPE KKSK 12 2 1 9 -15 7
16 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 12 1 4 7 -16 7
yukarı çık