• 28 Kasım 2017, Salı 9:57
SerkanSOYALAN

Serkan SOYALAN

Tarihe yolculuk…

Birkaç gece Lefkoşa surlar içinde kısa bir yürüyüş yaptım. O tarihi sokaklarda turlarken gittim “Ledron” günlerine şehrin. Osmanlı’nın izini sürdüm sarı taştan yapıların önünde.

Kapalı kepenkler arasında, kedilerden izin alarak yürüdüm Arasta’da. Birden Şefik’i gördüm. Gülümsüyordu Bedesten yolunda. Durdum duvardaki grafitisi önünde, uzun uzun.     Anımsadım birden 2016 yılında aramızdan ayrılmadan önceki halini. Yine bu bölgelerde sıkça karşılaşır, uzun uzun sohbet eder, felsefe üzerine kafa yorardık.

Şanslı bir neslin temsilcisiyim, o güzelim Lefkoşa ile şimdiki Lefkoşa arasında bir köprüyüz aslında.

Lefkoşa’nın simge isimlerinden sadece bir tanesiydi Şefik Zağlul. Daha kimler kimler yoktu ki… Çağlayan’a yolu her düşen gibi ben de yedim Dondurmacı Resa’dan dondurmamı, daha yaygınlaşmamışken kızarmış piliçler, Çulluk yapardı en güzelini kızarmış piliçleri.

Sonra Cemal Paşa’nın düzenlediği turnuvalarda top koşturtmanın hazzını yaşadım, Yusuf Kaptan Sahası’nın daha toprak olduğu yıllarda, plastikten yapılmış kramponlarla.

Kıbrıs futbolunun efsane ismi Mustafa Defteralı ile tanışma şansını da yakalamış şanslılardanım. Onun futbol oynadığını görmedim ama, rakiplerine aman dedirten efsaneyi gördüm ve onunla futbolu konuştum.

Berber Salim’in berberlik yıllarını hatırlıyorum, Tekke Bahçesi Şehitliği yakınında, az gitmedim dedem ile beraber.

Erol Dayı’yı yetiştim sonra Asmaaltı’nda, Büyük Han’da Ahmet Dayı’dan içtim kahvemi…

Peki ya Ciğerci Ahmet, öğle iş arasında, Cumartesi sabahları, bayram sabahları adresimizdi Ahmet Dayı’nın mekanı. Saatlerce oturur, sohbet eder gülerdik. Hatta bir keresinde bir video klipte de yer almıştık birlikte.

Bıkmadan usanmadan, yazları sıcakta, kışları soğukta bisikleti ile yorulmadan bütün Lefkoşa’yı dolaşan Hamis’ten sandviçini, Sarayönü’nde Lefkeli’den tostunu yemeyen de anlayamaz Lefkoşa’da olduğunu.

Becerikli ve Altıparmak’ın çaldığı şarkılarda coşardı düğünlerde, sünnet törenlerinde katılımcılar. Düğünlerin markasıydı isimleri. Onlar varsaydı, güzeldi o düğünlerin eğlencesi.

Anibal’ın yolunu da çok aşındırmadık hisarın üstünde. Saffet Abi’nin o leziz şeftalisini tatmış bir nesiliz…

Bir kedinin üzerime sürtünmesiyle kendime geldim. Dalıp gitmişim Şefik’in karşısında… Lefkoşa üzerinde bir tura çıkıp, eski günleri anmışım. Vurdum kendimi ağır ağır geldiğim

yola ve karanlık sokaklarında yavaş yavaş yürüyerek vardım Sarayönü’ne.

(22 Kasım 217-Lefkoşa)


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BAF ÜLKÜ YURDU 0 0 0 0 0 0
2 BİNATLI YSK 0 0 0 0 0 0
3 CİHANGİR GSK 0 0 0 0 0 0
4 ÇETİNKAYA TSK 0 0 0 0 0 0
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
6 ESENTEPE KKSK 0 0 0 0 0 0
7 GENÇLİK GÜCÜ TSK 0 0 0 0 0 0
8 GİRNE HALK EVİ 0 0 0 0 0 0
9 GÖNYELİ SK 0 0 0 0 0 0
10 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 0 0 0 0 0 0
11 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
12 LEFKE TSK 0 0 0 0 0 0
13 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 0 0 0 0 0 0
14 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 0 0 0 0 0 0
15 TÜRK OCAĞI LİMASOL 0 0 0 0 0 0
16 YENİCAMİ AK 0 0 0 0 0 0
yukarı çık