KTV
RADYO
  • 20 Mart 2019, Çarşamba 10:37
TurgutTURHAN

Turgut TURHAN

General Ianhamilton’un Çanakkale’de uğradığı düş kırıklığı

   Çanakkale cephesinin açılmasında İngiltere’nin izlediği emperyalist ve sinsi siyasetin mimarının Donanma Bakanı Churcill olduğu bilinmektedir. Bilinmesi gereken bir başka nokta da, Çanakkale savaşlarının, kişisel olarak Churchill’in ve devlet olarak da İngiltere’nin başını yediğidir. Zira, Çanakkale’de Mustafa Kemal ve Türk ordusu karşısında tek kelimeyle “hezimete” uğrayan ve tam bir “düş kırıklığı” yaşayan İngiltere, savaş sonunda, dünyanın stratejik ağırlık merkezi olan Orta Doğu ve Doğu Akdeniz Havzası’ndaki üstünlüğünü Amerika’ya kaptırmış, Churchill ise görevinden ayrılmak zorunda kalmıştır. İngilizlerin Çanakkale’de yaşadığı bu düş kırıklığı, savaşa “Akdeniz Orduları Başkomutanı” olarak katılan General Ian Hamilton’un kaleme aldığı savaş anılarında da açıkça görülmektedir.
   Başkomutanlığa atandığını 12 Mart 1915 tarihinde öğrenen Hamilton, Savunma Bakanı Lord Kitchener’ın,“Çanakkale’yi geçer ve İstanbul’u savaş dışında bırakırsanız, bu, bir savaşın galibiyeti olacaktır!” ifadesiyle uğurlanmıştı. Kitchener’ın bu ifadesiyle “bir savaş galibi” olarak tarihe geçme hülyasında olan Hamilton, cepheye gelişinden sadece 1 ay sonra, 18 Mart 1915 saat10’da komutanı olduğu ordusuna boğazın iki yanındaki tabyalara “ateş!” emrini verdiğinde sonuçtan emindi! Anılarına şu satırları yazmıştı:”Boğaza giren gemilerimizin müthiş salvoları gökleri titretiyor. Queen Elisabeth zırhlısı ağır yolla manevra yaparak, Boğazın dar koyunda toplarından Türklere tonlarca cehennem ateşi yağdırıyor. Her yer alev ve duman içinde. Ancak Türk bataryalarından tek bir cevap yok!...” Gerçekten, düşman gemileri menzil dışında olduklarından Türk topçusu bu atışlara cevap veremiyordu. Ancak Hamilton’un bu coşkusu çok kısa sürmüştü. Yine kendi ifadesiyle, “Çok geçmeden, bu yoğun ateşe devam ederek Tekke Burnu’nu döndük ve birdenbire dehşet içinde kaldık. Cehennemi bir ateş ortasındaydık! Dev zırhlılarımızın ağır topları hep bir ağızdan alev saçıyor. Yer gök birbirine giriyor. Türklerin gizli seyyar toplarının mermileri boğazın her iki yakasından yağmur gibi tepemize yağıyor!” Ama, Hamilton için asıl şaşkınlık saat 13.45 dolaylarında başlayacaktı. Zira tam bu saatlerde, Fransızların ünlü zırhlısı Bouvet önce Nusret mayın gemisinin döşemiş olduğu mayınlardan birine çarptı ve daha sonra da isabet aldı. Hamilton’un ifadesiyle Bouvet, “küvete fırlatılmış bir fincan tabağı suda nasıl kayıp giderse, dev zırhlı da boğazın sularında öyle yok olup gidiyordu!”. 800 mürettebatından sadece 56 denizcinin kurtulduğu bu olayın şoku henüz geçmemişti ki, Hamilton’u tam anlamıyla çökerten bir patlama duyuldu. Kendi donanmasının en gözde zırhlılarından bir tanesi olan Inflexible Nusret’in döşediği mayınlardan birine çarpmış ve yan yatmıştı. Olayı izleyen Hamilton, “Kanımız donmuş, bakışlarımız donuklaşmıştı. Gözlerimizi gemiye dikmiş, batıp batmadığını anlamaya çalışıyorduk. Mürettebat ana güvertede toplandı ve gemiyi terk etti. Maalesef batmıştı!...Korkunç bir şaşkınlık içindeydik…İlk kurbanımızdı…” Müttefik donaması 18 Mart’ta boğazı geçemedi ve Bozcaada açıklarına geri döndü. Donanma dönerken Hamilton şunları yazıyordu:” Dev cüsseli mağrur gemilerimizden, boğazın her iki yakasına da hışımla saldıran o koca filodan meydana gelen kortej, şimdi tabut nakleden bir cenaze arabasının arkasından gider gibiydi..”

 

En büyük şansızlık

 

Çanakkale denizden geçilmemişti ve Londra kara harekâtında ısrarlıydı. 24-25 Nisan gecesi Gelibolu yarımadasının çeşitli koylarına çıkartma yapıldı ve arkasından kara savaşları başladı. Aynen 18 Mart sabahında olduğu gibi, Hamilton yine kendinden emindi. Günlüğüne şunları yazmıştı: “Harekât plânımız Türkler üzerinde tam bir öldürücü etki yapacak. Toplarımız, hayatı temsil eden her varlığı öldürmek için yeri göğü inletecek ve Türkler geri çekilmek için bile vakit bulamayacaklardır. Çanakkale geçilmezmiş! Göreceğiz bakalım göreceğiz!”. Saat 5.15 civarında filikalar dolusu İngiliz askeri Gelibolu’ya ayak bastı. Queen Elisabeth’in güvertesinden çıkarmayı izleyen Hamilton, “Karaya ulaşanlar sahil boyunca mevzileniyorlar, bravo… Çok başarılı bir çıkarma yaptık” demek suretiyle ordusuyla övünmektedir. Müttefikler çıkarmayı giderek yoğunlaştırdılar ve yarım adaya yaklaşık 30 bin kişilik bir kuvvet çıkardılar. Ordusuna güvenen Hamilton mutluydu. “Artık Türk toprakları üzerindeyiz. Türkler çok cesurlar ve görüldükleri yerde korku saçıyorlar. Ancak dünyada bizim askerlerimizden daha iyi yetiştirilmiş asker yoktur. Bizimkiler askerliğin ruhuna vakıftırlar ve tam bu meslek için yaratılmışlardır. Belki de hepsi ölecektir ama Türkleri de yola getireceklerdir” diye yazıyordu günlüğüne. Böylesine bir gönül rahatlığı içinde olan Hamilton artık zaferden emindi. “Şifreli anahtarımızı Helles (İlyas) Burnu’nun yüzyıllardır paslı ve tozlu bir şekilde duran kilidine soktuk…Kanla, ateşle ve ölümle çıktığımız bu topraklarda ne pahasına olursa olsun kalıp zafere ulaşacağız” diyor ve “Tanrım….o kilidi açmak için bize kuvvet ver. Taaa ki kapı açılsın ve İngiliz İmparatorluğunun zırhlıları boğazı geçip Haliç’e ulaşsın” diye dua ediyordu. Duasını bitiren Hamilton, Conkbayırı’nda kan gövdeyi götürürken, “Çarpışma devam edecek ve birlikler hayatta kalmak için dövüşecekler… Onları can pazarında bıraktım. Belki hiçbiri bir daha İngiltere’ye dönemeyecek. Ama ben uyumalıyım… Başka ne yapabilirim ki?” deyip uykuya dalabilmektedir. Ama Çanakkale’de uyumayan bir komutan vardı: Mustafa Kemal… Moorhead’ın dediği gibi. Mustafa Kemal’in orada bulunması, Hamilton’un en büyük şanssızlığı idi. Yarbay Mustafa Kemal, savaşın en can alıcı anında, o müthiş kumanda yeteneği ile verdiği tarihi emirle savaşı Türklerin lehine çevirmişti. Nihayet 1 Mayıs’ı 2 Mayıs’a bağlayan gece, Hamilton defterine şu notları düşüyordu: “ Türklerin Allah Allah bağrışları altında o korkunç saldırısı başladı… Bizimkiler Hurra diye karşılık veriyorlardı. Şaşkınlıktan kurtulamıyordum… Zifiri karanlıkta ve gemide iki elim bağlı sadece savaşanların bağrışlarını dinledim… Türklerin taarruzuna dayanamadığımızı ertesi gün öğrendim!”.
 

En sıcak günler…

 

Çanakkale savaşlarının belki de en sıcak günleri 1915 Ağustos’unda yaşanmıştır. Gelibolu yarımadasına beş ayrı noktadan yapılan çıkarmaların başarısızlığa uğramasından sonra, savaş, siper savaşları haline dönüşmüş ve eski şiddetini nispeten kaybetmişti. Bu süre içinde İngilizler kuvvetlerini pekiştirmişler 25 bin kişilik yeni bir kuvveti savaşa dahil etmişlerdi. Henüz pes etmeyen Hamilton’un günlüğünde yer alan duaları okunduğunda, niyetinin son bir deneme yapmak olduğu anlaşılır. Şöyle dua ediyordu Hamilton: “Yardımına sığındığımız Tanrım… Senden pek ender dilekte bulunurum. Ümit ediyor ve inanıyorum ki, geleceğin askeri öğrencileri büyük bir imparatorluğu harakiri yapmaya mecbur bırakmak için bu kıraç ve değersiz kayalıklar üzerinde sıkıştığımızı anlayabileceklerdir. Biz bu kayalıklarda Osmanlı sultanının kara kalbine hançerimizi sapladık. Hançer eti henüz deldi ve yarasından yeni yeni kan akmaya başladı. Her gün ölümden kurtulmak için debeleniyor. Şimdi çok uzun bir zamandır beklediğimiz bir günün arifesindeyiz, 6 Ağustos günü güneyden taarruza geçeceğiz, bize yardım et!”. İlk başta Hamilton’un duasının kısmen olsun kabul edildiğini görüyoruz. Zira 8 Ağustos’ta, İngiliz kara ve deniz topçusunun attığı 15 bin merminin desteği ile, İngilizler Conkbayırı tepesini ele geçirmişlerdi. Hamilton’un yüzü güldü ve hayallere kapıldı. “Türk ordusunu boğazından yakaladım ve donanmamın İstanbul önündeki siluetini hayal ediyorum!” diyordu. Ama şansızlık bu yana, başına belâ olan Mustafa Kemal, bu sefer de Anafartalar Cephesi Grup Komutanı olarak karşısına çıkmıştı! Haftalar dır yatak yüzü görmeyen, bir siperden diğerine koşan, devamlı askeriyle birlikte olan, üç aydır kan, barut ve kokmuş ceset kokusu teneffüs etmekten neredeyse sağlığını kaybetmiş hale gelen Mustafa Kemal, o haliyle sabaha karşı geldiği cephede yaptığı kısa bir toplantıdan sonra, 10 Ağustos’ta o meşhur taarruzu yöneterek Conkbayırı tepesini geri almış ve İngilizleri kovalamıştı. Hamilton bu bozgundan sonra pes etmiş ve Türklerin taarruzuna anılarında şu şekilde yer vermişti:“Bu kutsal hücumda ezici düşman yığını tepeden sel gibi inerek birliklerimi silip süpürdü. Generallerin er saflarında dövüştüğü, erlerin ellerindeki silâhları bırakıp gırtlak gırtlağa boğuştuğu bir çarpışmaydı bu. Türkler tanrının adını anarak şahane bir şekilde dövüşüyorlar, bizimkiler de bu saldırılara soylarının geleneklerine yaraşır bir şekilde karşı koyarak kahramanlık gösteriyorlardı”. Hamilton yanılıyordu… Bu taarruz sırasında eratın önünde savaşan bir general yoktu. Albaylığa yükseltilmiş olan ve taarruzdan önce yaptığı konuşmada “Askerler, karşınızdaki düşmanı mağlup edeceğinize şüphem yoktur. Fakat siz acele etmeyin. Evvelâ ben ileri gideyim. Siz, ben kırbacımla işaret verdiğim zaman hep birlikte ileri atılırsınız” diyerek askerlerinin önünde giden Mustafa Kemal vardı. İngilizler Çanakkale’den çekildikten sonra, Hamilton’un, halefi, General Monro’ya söylediği söz ise anlamlıydı: “Çok başarılı bir çekilme yaptık!!”. Nereden nereye değil mi? Churchill’in “muhteşem bir zafer görmeye gidiyorsun!” diye uğurladığı Hamilton’un ve komutasındaki İngiliz ordusunun Çanakkale’de düştüğü durumu bundan daha iyi anlatacak bir söz bulabilmek herhalde mümkün değildir.
 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 24 3 3 61 74
2 YENİCAMİ AK 30 23 5 2 57 74
3 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 18 2 10 18 56
4 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 16 5 9 15 53
5 ÇETİNKAYA TSK 30 14 7 9 8 49
6 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 14 5 11 9 47
7 LEFKE TSK 30 14 4 12 8 46
8 GÖNYELİ SK 30 14 3 13 4 45
9 CİHANGİR GSK 30 11 6 13 -11 39
10 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 6 14 -9 36
11 BAF ÜLKÜ YURDU 30 10 6 14 -7 36
12 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 8 9 13 -25 33
13 BİNATLI YSK 30 8 5 17 -26 29
14 ESENTEPE KKSK 30 9 2 19 -27 29
15 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 3 9 18 -41 18
16 GİRNE HALK EVİ 30 4 3 23 -34 15
yukarı çık