• 05 Ağustos 2018, Pazar 11:22
Uzm. Sos. NihalSALMAN

Uzm. Sos. Nihal SALMAN

Aile bağları

İki veya daha fazla kişi arasında kurulan inanmaya dayalı bağ olarak tanımlanan güven duygusu etkileşimin niteliğini belirleyen önemli faktörlerden biridir. Aileyi oluşturan bireylerin birbirlerine ilişkin geliştirdikleri bu duygusal bağ, aile yaşamının niteliğini de belirlemektedir. Önce eşler arasında kurulması gereken bu bağ, daha sonra çocukların katılımıyla daha da güçlenerek aile etkileşimin derinleşmesine hizmet eder. Güven duygusunun kaybolması, karşılıklı suçlama, şüphe ve korku duygularının oluşmasına zemin hazırlar; sevgi ve saygı duygularının yok olmasına neden olur. Güven duygusunun oluşması için temel koşullardan biri şeffaflıktır. Gizli kapaklı şeyler yapıldığı duygusu oluştuğunda, güven olarak tanımlanan bağ zarar görmeye başlar. Bu nedenle önce eşler birbirlerine karşı olabildiğince açık olmalıdır. Yaşamlarında birbirlerinde gizleyecekleri hiçbir şeyin olmayacağına ilişkin bir kanaatin oluşması güven duygusunu besleyecektir. Gizlilik ve gizem ise tersi bazı duyguların yeşermesine neden olabilir. Şüpheyle yaklaşım, güven duygusuna zarar veren en önemli etkendir. Bu nedenle şüphe davranışını tetikleyecek ortam ve tutumlardan uzak durulması gerekir. Güveni destekleyen en önemli faktörlerden bir diğeri tutarlılıktır. İlişkilerde tutarlı olmak, güven bağının oluşmasını destekleyen bir durumdur. Bu nedenle ebeveynler çocuklarıyla kurdukları ilişkilerinde tutarlı olmaya özen göstermelidir.

Güven karşılıklı gelişen bir duygu olup tek yönlü güven duygusu olmaz. Güvenmediğiniz birinden size güvenmesini beklemeniz doğru olmaz. Bu nedenle ebeveynlerin çocuklarına güven duyduklarını onlara yaşatmaları gerekir. Aşırı mükemmeliyetçi, beklenti düzeyi yüksek ebeveynlerin bunu yapabilmesi zordur. Beklenti düzeyini düşürmek, onların yaş ve gelişim seviyelerine uygun beklentiler oluşturmak, başarabilecekleri görevler verip bunu kendi başlarına yapmaya izin vermek önerilebilecek bazı tedbirlerdir. Güven duygusunun önemli kaynaklarından biri de öz güvendir. Kendi içinde güven bunalımı yaşayan birinin başkalarına karşı güven geliştirmesi zordur.

Evliliğin en büyük düşmanı sabit fikirli olmaktır. Evlilik insanların esnek olmasını gerektirir. Bunu başaramayan kimse, hangi kişilikte olursa olsun, karşıdakini kendi doğrularına çekmeye çalışacak, muhatabı hep veren taraf olacağından, bir süre sonra kendini değersiz ve kötü hissetmeye başlayacaktır.

Kişilikler ne kadar zıt olursa olsun, insanlar iyi ilişkiler kurmayı başarabilirler. Evliliklerin problemi, kişilik uyumsuzluğundan çok, iletişim kurmayı becerememekten kaynaklanır. Bunu başarabilenler sevgi, iyi niyet ve esnek olunması şartıyla, herkesle beraber olabilirler.

Evlilik ve insan ilişkilerinin temeli sevgi, saygı ve güvene bağlıdır. Bu bağlar aynı zamanda evliliğin temel ihtiyaçlarıdır. Eşlerin evde güven ortamı oluşturması, bir erkeğin eve ekmek getirmesinden ya da bir kadının iyi yemek pişirmesinden daha önemlidir. Evde sıcak bir atmosferin oluşması, iki tarafın da kendini değerli hissetmesine yol açar.

Evlilikte, yakınlık ve dayanışma duygusu da ön plandadır. “Sıkıntıya düştüğüm, hasta olduğum ya da güçsüzleştiğim zaman bana yardım edilebilir, sahip çıkılabilir, yalnız değilim” düşüncesi kadına kendini güvende hissettirir. Bunun yanı sıra sorumluluk duygusu evlilikteki sorunların çözülmesine yardımcı olur. Eşlerde bireysel tepki yerine, ortak tepki gelişmeli, “eşimle beraber ne yapabiliriz?” düşüncesi yerleşmelidir. Çiftler değerli olma, kendini güvende hissetme, paylaşma ve sorumluluk duygusu gibi, evlilikteki temel ihtiyaçların farkına varmalıdır.

Güven duygusu evliliklerin üzerinde yüzdüğü gizli bir duygudur. Varlığından çok yokluğunda eksikliği hissedilir ve anında evlilik gemisi sallanmaya başlar. Ne kadar sallanacağı ve geminin batıp batmayacağı güven bunalımının şiddetine bağlıdır. Ortada hiçbir şey bırakmaya da bilir, geçici bir kriz olarak atlatıla da bilir. Güven duygusu kişinin evliliğinde yaşadığı bütün duyguların temelidir. Güvenin var olup olmamasına ve varlık derecesine göre kişi sevgisini, heyecanını, üzüntüsünü, aidiyetini, içtenliğini yaşar veya yaşayamaz. Güven bunalımı yaşayan kişi veya evliliğinde güven bunalımı olduğunu sezen kişi bireysel olarak aile danışmanına başvurması; sorunun derin bir problem mi, yoksa geçici bir sarsıntı mı olduğunu, iki türlü de konunun nasıl sağlıklı şekilde çözüleceği adına profesyonel destek alması bazen her şeyin en kolay yolu oluverir…

(Kaynak kullanıldı)


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BAF ÜLKÜ YURDU 0 0 0 0 0 0
2 BİNATLI YSK 0 0 0 0 0 0
3 CİHANGİR GSK 0 0 0 0 0 0
4 ÇETİNKAYA TSK 0 0 0 0 0 0
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
6 ESENTEPE KKSK 0 0 0 0 0 0
7 GENÇLİK GÜCÜ TSK 0 0 0 0 0 0
8 GİRNE HALK EVİ 0 0 0 0 0 0
9 GÖNYELİ SK 0 0 0 0 0 0
10 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 0 0 0 0 0 0
11 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
12 LEFKE TSK 0 0 0 0 0 0
13 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 0 0 0 0 0 0
14 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 0 0 0 0 0 0
15 TÜRK OCAĞI LİMASOL 0 0 0 0 0 0
16 YENİCAMİ AK 0 0 0 0 0 0
yukarı çık