• 28 Mayıs 2018, Pazartesi 9:39
Yrd. Doç. Dr. İsmetESENYEL

Yrd. Doç. Dr. İsmet ESENYEL

Döviz kurlarında dalgalanma ve artış turizm sektörümüzü nasıl etkileyecek

Benden daha farklı bir yazıyı ele almam beklenemezdi açıkçası. Herkeste çok ciddi bir telaş ve kafa karışıklığı var. Ne olacak bu dövizin hali? Şeklinde sorular hemen hemen toplumumuzun tüm kesimlerini meşgul eden en önemli konu başlığı haline geldi. Bana da sorular gelmiyor değil ama verdiğim yanıtlar da çok iç açıcı değil.

Asla negatif olmak gibi bir duruşum yok ama bizim gibi küçük ada ekonomilerinde; hele hele ki kendi ekonominizin temel taşı Anavatan Türkiye finansman kaynakları üzerinde duruyor ise; işte orada atılacak adımların gerçek tedbir olması adına çok radikal bir duruş sergilemesi gerekmekte. Ben ekonomist değilim ve bugünkü yazımı da kendi uzmanlık alanım olan turizm ve otel işletmeciliği üzerine inşa edeceğim ancak her şeyin de bir biri ile ne kadar ilişkili olması adına bizlere ipucu verecek nitelikte. Ülkemizin küresel ekonomiye entegrasyon çabaları bence ülkemizin bu günlerde en fazla önemli olan gündem maddesi olmalı. Küresel ekonomik krizlerden etkilenen Anavatan Türkiye Ekonomisi, bir de küresel güçler tarafından kim ne derse desin dar boğaza doğru itilmek için sürekli satranç hamleleri gibi Anavatanın aleyhine atılan stratejik adımlar bu anlamda istikrarın sağlanması son derece güç olacaktır.

*******

Ülkemizdeki turist sayısındaki artış, kişi başı turistten elde edilen gelir ile orantılı mı?

Hem akademi hem de özel sektörde olduğum zamanlarda savunduğum bir tez vardır. Yine bu tezimden vazgeçmiş değilim. Bana göre turizm destinasyonlarını ziyaret eden turist sayısı ne kadar da önemli bir rakamsal veri ise; benim için en önemli olan kriterler, turist başına aldığınız gelir ve bu gelirin ekonominizin çarklarını ( gelir gider dengesi, dış ticaretin (varsa açığının)  ne kadarını kapattığı ve GSMH ( Gayrı Safi Milli Hasılaya ne kadar etki ettiği ) yönündeki etkileri ana faktörlerdir.

Kısacası ülkeme ne kadar turist geldiğinin yanında; bu turistlerin ana kasaya ne kadar gelir bıraktıkları en önemli faktördür. KKTC gibi gelişmekte olan bir turizm yapınız var ise ( yatak sayıları, doluluk oranları, turizm sektöründe istihdam edilen kişi sayısı, toplan turizm kalitesinin yüksekliği, gelen turist sayısı, konaklamalı turist sayısı ) bunların yanında kumbaraya ne kadar para geliyor olduğu da bence esas faktör. Çok kafa karışıklığına sebep olmamak adına; Dünya Turizm Örgütü verilerine göre dünyada eğer turizm geliri olarak bin dolar ( 1000 USD ) ortalama kişi başı bir turistten gelir sağlıyor iseniz destinasyon olarak başarılısınız demektir. Bunun içinde ne var kısacası otel, konaklama, transfer esas baz alınan kriterler. Avrupa çanağında ise bu kriter ortalama bin Euro ( 1000 Euro ) olarak turizm literatürüne girmiş durumda. Bu farkın da son yıllardaki Euro- Dolar paritesi incelendiğinde genelde dolar ile Euro arasında 0,20 l,k bir fark olduğunu kabul etmekteyiz. Biz yine de ülkemizde Dolar olarak yapılan ölçümlerde son iki yıldır kişi başı turizm gelirlerimizin kişi başına yüz dolar civarında bir artışın olduğunu da söyleyebiliriz. 2016 yılında 750 Dolar kişi başı gelir yaklaşık 840 dolar civarına gelmiş durumda. Burada esas üzerinde durmamız gereken gelen turistlerin para harcama eğilimleri. Gelen turistlerin cebinden parayı alabilmek; onlara sunduğunuz turist çeşitliliği ile direk orantılı bir konu.

Suvenir satıcısından tutun da, otellerdeki sunulan imkan ve fasilitelerin zenginliği, dıştaki restoran ve kafelerin özgünlüğü, müze ve ören yerlerinin kalitesi gibi faktörler bizim aslında turizm yelpazesini oluşturan unsurlar.

Yıllardır duyduğumuz çarşıya, pazara inmiyor gelen turist lafının da özellikle son yıllarda terk edilmeye başlandığını da görmekteyiz çünkü gerçekten ister yaz, ister kış olsun, halkımız her attıkları adımlarda gelen turistler ile karşı karşıya geliyorlar. Peki son yıllarda, ülkemizi ziyaret ede turist sayısındaki artış, turizm gelirlerimiz ile ayni paralellikte mi? Son iki yıldır açıkçası evet. Bu istikrar sürdürülebilir mi? Açıkçası yine evet  Peki nasıl ? Turizm çeşitliliği artırılarak, yeni destinasyonlara girişler teşvik edilmeli, ülkemizin siyasi ve ekonomik gerçeklerini de unutmadan, özellikle hemen yanı başımızdaki destinasyonların sunduğu imkan ve teşviklerin gerisinde kalmadan bu turistlerin adamıza yılın on iki ayı gelişlerini sağlamak bir hükümet politikası değil, devlet politikası olmalıdır. Bunda da devletimizin yönetimini gerçekleştiren tüm siyasi partiler hatta muhalefet partileri, bunun bir ortak söylem ve realite olması gerekliliği noktasında hem fikir olmalıdır

*****

İşletmeler işin neresinde?

İşletmelerin ve büyük otellerin gözlüğü ile bakacak olursak; düşük değerli döviz kurları gerçek anlamda ülkenin ekonomisine bütünü ile çeşitli yönlerde negatif boyutunda olabileceği gibi; gerçekte karlılık anlamında da fırsatlar da yaratabilmektedir. Burada esas en önemli olan kriter işletmelerin tiplerine göre farklılık göstereceği girdi çıktı mali yapılarına bağlı olarak da değişiklik de gösterebilir. Bu aşamada; bir işletmenin girdileri ithal ediliyor ( ki bizim ülkemize maalesef öyle ) ve kurlara bağlı olarak fiyatlar da buna bağlı olarak sürekli değişkenlik arz ediyor ise; gelirler de Türk lirasından ciro ediliyor ise; düşük değerli döviz kuru işletmelerin lehine ancak tam zıttı bir durumda yani yüksek döviz kuru ( ki şimdilik bizde böyle ) işletmelerin aleyhine olmaktadır. Dövizin yerli para cinsinde değer artışı; yerli para cinsinde maliyetleri de yükseltmektedir. İşletmelerin oteller pazarlanırken satış gelirleri döviz cinsinden elde edildiğinden dolayı; dövizin yerli para cinsinde değer artışı ; satış gelirlerinin yerli para karşılığını değiştirerek tüm parametrelerin altüst olmasına sebep vermektedir.

****
Bu dalgalanan döviz kurlarının yarattığı olumsuz havayı biraz azaltacak önlemler de almak mümkün mü?

Döviz kuru değişmelerinin turizm işletmeleri için yarattığı riskleri azaltmak günümüzün ekonomik süreci içerisinde mümkündür. Zararın azaltılmasında ilk seçenek fiyatları artırmak olarak görülebilir ama rekabet unsurları da bu aşamada elimizi kolumuzu bağlamaktadır. Öte yandan turistlerin otel ücreti dışında kalan harcamalarının artışını sağlayacak politikalar geliştirmek, maliyetleri düşürecek yaklaşımları uygulamaya koymak, daha verimli ve etkili çalışmak, kaliteyi artırarak fiyat artışına imkan vermek gibi tedbirler de alınabilir.

Turistler gözü ile işin boyutu ne?

Peki turistler gözü ile bu döviz artışları onların lehine olacağı da kesin. Kur artışları dolayısı ile para birimleri özellikle Euro veya Dolar olan turistlerin bizim ülkemizde daha ucuza tatil yapma olanakları artacak. Otel fiyatları daha sektör turizm sezonun başında olmasına rağmen ; son günlerdeki kur artışlarından dolayı en az yüzde yirmilik bir gelir kaybı yaşıyorlar. Otellerdeki doluluk oranları bu gelir cinsinden para kazanan turistlerin otellerde tatil yapma imkanını yükseltirken maalesef yerli turistlerimizin bu ihtiyaçlarını gerçekleştirmelerini çok zorlayacaktır. Geçen yıl ülkemizde konaklayan yerli turist sayısı yüzde altı civarında iken, bu yıl otellerimizde konaklayan yerli turist sayısı fiyatlar düşmez ise gerçekten de daha zor bir hal alacaktır. Hizmetler sektörü çünkü istikrar isteyen, küresel kırılganlıklardan belki de en fazla etkilenen sektörler bütünlüğüdür. Ekonomik krizlerin finansal boyutu bizim ülkemizde en fazla eğitim ve turizm sektörünü etkilemektedir. Bu iki sektör ülkemizin amiral gemileridir. Döviz kurlarında yaşanan bu değişimler; kırılgan olan ülke ekonomimizin çarklarını da maalesef döndürmekte hepimizi zorlamaktadır. Daha bilimsel ve akademik çalışmaları önümüzdeki hafta da bu konular üzerine yazmaya devam edeceğim.

Turizm dolu günler bizim olsun.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BAF ÜLKÜ YURDU 0 0 0 0 0 0
2 BİNATLI YSK 0 0 0 0 0 0
3 CİHANGİR GSK 0 0 0 0 0 0
4 ÇETİNKAYA TSK 0 0 0 0 0 0
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
6 ESENTEPE KKSK 0 0 0 0 0 0
7 GENÇLİK GÜCÜ TSK 0 0 0 0 0 0
8 GİRNE HALK EVİ 0 0 0 0 0 0
9 GÖNYELİ SK 0 0 0 0 0 0
10 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 0 0 0 0 0 0
11 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
12 LEFKE TSK 0 0 0 0 0 0
13 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 0 0 0 0 0 0
14 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 0 0 0 0 0 0
15 TÜRK OCAĞI LİMASOL 0 0 0 0 0 0
16 YENİCAMİ AK 0 0 0 0 0 0
yukarı çık