• 22 Eylül 2017, Cuma 12:03
Dr. ZiyaÖZTÜRKLER

Dr. Ziya ÖZTÜRKLER

Derdimiz masa sandalye mi, yoksa eğitimin kalitesi mi?

Eğitimde sorun masa sandalye veya bina değildir…
Okullarımız için her yıl yatırım yapılıyor, alt yapının daha iyiye gitmesi için uğraş veriliyor…
İhale süreci o, bu, şu zamanında bitti, bitmedi; her yıl sendikalar ve basın tarafından gündeme getirilen olaylar…
Peki, eğitimin kalitesi, öğretmenin yeterliliği ve kapasitesi?
Yetersiz olan öğretmen için veya kaliteli eğitim için greve gidildiğini hatırlıyor musunuz?
Ben hatırlamıyorum…
Eğitimin her şeyi öğretmendir; ne kadar kaliteli öğretmeniniz varsa eğitimde de o kadar başarılısınız demektir…
Eğitimin özü, çıktısı, kalitesi, geleceği öğretmendir; bina masa sandalye işin dış görünüşüdür…
Tabii ki bunlara da önem verilsin, imkânlar elverdikçe daha iyi şartlar yaratılsın…
Ama eğitimde kalite ve dolayısıyla kaliteyi yansıtacak olanın öğretmenin olduğu unutulmamalı…
Yükseköğrenimde kalite diye haykırırken, bu öğrencilerin ilköğretim ve ortaöğretimin birer çıktısı olduğu gerçeği var…
 

Şikâyet etmek mi, üretmek mi?
Bazı gerçekler vardır…
Bu gerçeklere yol açan etkenler vardır…
Toplumun, ülkenin, coğrafyanın yarattığı istesek de değiştiremeyeceklerimiz vardır.
Bu gerçekler iyi özümsenmeli, anlaşılmalı ve bu paradigmalar çerçevesinde hareket edilmelidir.
Ülkenin mevcut durumu göz önüne alınarak yapılacak analizler sonucunda eğitimde çözüm stratejileri ortaya konulmalıdır.
“Bu ülkeden hiçbir şey olmaz!” ideolojisinin tohumları ekilmemeli.
Kargaşadan beslenen, kargaşa yaratan çıkar gruplarına artık bir dur denmeli.
Mevcut durumdan en iyisini yaratmanın çözümleri aranmalı.
Yıkıcı değil, yapıcı olunmalıdır.
Eğitim sisteminin aksak yanları yapıcı önerilerle düzeltilmeli.
Şu an ülkemizin geçim kaynağının eğitim ve turizm olduğu unutulmamalı.
Yarattığımız değerlerin ışığında daha iyiye, daha güzele nasıl gideceğimiz tartışılmalı.
   …
“Küçük çocuk karateci olmak istemekteydi. Ancak ailesinin karate sporuna karşı tepkisi vardı. Aile, böyle saldırganca bir sporu kabul etmiyordu. Çocuk geçirdiği talihsiz bir kaza sonucu sol kolunu kaybetti. Evde psikolojik denge tümü ile bozulmuştu. O noktada aile karatenin bir açılım olabileceğini düşündü ve bir karate üstadı çağırıp çocuğa karate öğretmesini istedi. Çocuk biraz olsun mutlu olmuştu. Üstat çocuğun bir kolunun olmadığını görünce ona diğer kolu ile rakibini ekarte edebilecek hareketler öğretmeye başladı. Daha sonra aynı hareketi saniyenin yarısı süresinde yapma görevini verdi. Çocuk çok uğraştı, bir ay harcadı ve hareketi saniyenin yarısı hızında yaptı. Daha sonra üstat saniyenin 1/3’ü süresine inmek gerektiğini belirtti. Bu hıza ulaşmak çocuğun 3 ayını aldı. Üstat artık hazır olduğunu söyleyerek çocuğu kendi yaş kategorisinde yarışmaya katılması için teşvik etti. Tek bir hareket bilen çocuk, o tek hareketle ilk turdaki rakibini eledi. Aynı hareketle diğer rakiplerini de eleyerek finale kaldı. Çocuğun finaldeki rakibi geçmiş dört yılın şampiyonuydu. Çocuk rakibini görünce titredi ve üstadına dönüp, “Ben sürekli aynı hareketi yapıyorum ve herkes bunu biliyor.” dedi. Üstat da ona “En iyi bildiğini en hızlı şekilde yap.” dedi. Çocuk en iyi bildiği hareketi en hızlı şekilde yaptı ve şampiyon oldu. Duruma inanamayan çocuk üstadına döndü ve bunun nasıl mümkün olduğunu sordu. Üstadı şaşırtıcı gerçeği söyle açıkladı: “Senin yaptığın bu hareket bu hızla yapıldığı zaman alınabilecek bir tek önlemi vardır evlat, o da rakibin sol kolunu tutmak. Biz senin dezavantajını avantaja döndürdük.”
Yapılacak iş çok.
Yeter ki mevcut gerçeklerle hareket edilsin.
Mevcut tuğlaları yıkmak veya siyaha boyamak olmamalı derdimiz.
Var olan gerçek dâhilinde en iyisini yaratmak olmalı felsefemiz.
 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık