Yeni bir ekonomik pakete ihtiyaç var

Pandemi krizi nedeniyle, ülkenin kapandığı ve ekonominin çarklarının durduğu dönemde, ülkede daha büyük sıkıntılar olmaması için, 22 Haziran 2020 tarihinde 2. ekonomik paket açıklanmıştı.

Haziran-Ekim 2020 tarihleri arasında uygulanacağı belirtilen bahse konu ikinci paketle, işsizliğin önlenmesi, KOBİ’lerin desteklenmesi, ekonomik faaliyetlerin artırılması, kamu maliyesinin dengelenmesi ve kaynak yaratılması, reel sektörün desteklenmesi, girdi maliyetlerinin düşürülmesi, işsizliğin önlenmesi, ekonomik aktivitenin arıtılması, yeni kamu gelirleri yaratılması, bütçe açığının dengelenmesi, kamu harcamalarında önceliklerin yeniden belirlenmesiamaçlanmıştı.

Maalesef, bu hedeflerin büyük bir kısmı gerçekleştirilmedi. İyi yönetişim eksiklikleri, Cumhurbaşkanlığı seçimi çalışmaları, bütçeye getirilen ek yükler ve oluşan hükümet krizi hedeflerin gerçekleşmemesinde etkili olan temel nedenlerdi.

Bugünkü yazımda sizlere, hazırlanan 2. ekonomik pakette yer alan fakat bugüne kadar gerçekleşmeyen ve ekonomiyi olumsuz etkileyen ve ilerde de daha kötü sonuçlar doğurması beklenen bazı konu başlıklarından bahsetmek istiyorum.

Ekonomik krizin derin olarak hissedildiği o dönemde, ülkede daha büyük sıkıntılar olmaması için, Hükümetin hazırladığı 2. pakette alınan karar uyarınca, 31-12-2020 tarihine kadar ülkede icralar ve mazbatalar durdurulmuştu. Zaten, bu karar öncesinde uygulamada da, uzun zamandır bu tür işlemler yapılmıyordu.

Bahse konu kararla, menkul icrası, hapislik, mazbata dahil konut ve işyerlerinin tahliyesine ilişkin hükümlerin uygulanması 31 Aralık 2020 tarihine değin ertelenmiş, ancak, aile davalarında verilmiş tazminat, nafaka, ve hukuk davalarına ilişkin taksit istidaları aksine bir mahkeme kararı bulunmadıkça durmayacaktır denmişti.

Yıl sonuna geldiğimiz bu günlerde, ülkede virüsle ilgili yerel vakalar artış göstermiş ve devlet yeni tedbirler almak zorunda kalmıştır. Bu bağlamda, bazı sektörlerde alınan kapatma kararlarıyla birlikte ekonomide moraller bozulmuş ve halkın da tedirginliği artmış durumdadır.

Şu anda ekonomide işler iyi gitmiyor. Özellikle, esnaf ve küçük işletmeler ekonomik sıkıntılardan dolayı kapanıyor, işsizlik artıyor. Hem işletmeler, hem de halk borçlarını ödemekte çok zorluk çekiyor. TL faizlerinin yükselmesi ile yeni borç almak ta çok sıkıntılı bir hal aldı. Dövizdeki yükselmeden dolayı da, kimse dövizle borçlanmak istemiyor.

Bu çerçevede, yeni hükümetin icra ve mazbataların uygulanması ile ilgili olarak, yılsonunda bitecek olan erteleme kararını, sektörlerle ve paydaşlarla istişare ederek yeniden değerlendirmesi gerektiğini düşünüyorum.

Ekonomi ile ilgili bir diğer konu da şudur. 2020 Ocak ayına kadar Sosyal Sigorta ve Sosyal Güvenlik pirimleri ile, Yerel İşgücü prim borçlarının tamamını ödemiş olan işletmelere (Bankacılık ve Finans, Casino, Bet Ofis, Gece Kulüpleri ve GSM operatörleri hariç) tüm çalışanları için, işverence beyan edilen pirime esas kazanç toplamının %75’i, Sosyal Sigorta ve Sosyal Güvenlik primlerinde, haziran-aralık 2020dönemi için İstihdamı Destekleme Fonu’ndan karşılanacak kararı alınmıştı. Ancak, bu konuda devlet henüz tam olarak  yükümlülüğünü yerine getirmemiştir.

Ayrıca, Covid–19 salgınından etkilenen ve Bakanlar Kurulu kararı ile faaliyetlerine ara verilen işletmelerden iş vereni dahil, 5 ve daha az çalışan istihdam eden işletmeler için 2020 yılı Temmuz, Ağustos ayına yönelik olarak, geri ödemesiz olmak üzere, her ay için 2000 TL´den toplam 4000 TL işletmelere katkı ödeneği verilmesi kararlaştırılmıştı. Ancak, tümü henüz ödenmedi. Yaklaşık 2 bin işverene bu ödemelerin yapılması için yaklaşık 28 milyon TL’ye ihtiyaç bulunmaktadır.

Diğer bir konu da, devletin turizm sektörüne olan taahütlerini henüz yerine getirmediğidir. Otel, turizm acenteleri ve taksicilerden oluşan yaklaşık 27 bin kişi Eylül’den beri 1500 TL’lik ücret desteğini alamamıştır. Bu insanlar perişan haldedir. Bu konu ile ilgili olarak yılsonuna kadar ihtiyaç duyulan kaynak ise yaklaşık 160 milyon TL’dir.

Bütün bu yukarıda bahsedilen ödemelere yönelik olarak, yerel istihdamı destekleme fonu için toplamda yaklaşık 254 milyon TL’ye ihtiyaç vardır.

Bu bilgiler ışığında, 13. Maaşlarla birlikte, yukarda saydığım ödemeler için devletin yılsonuna kadar yaklaşık 654 milyon TL ek kaynağa ihtiyacı olduğunu Maliye Bakanı da açıklamıştır.

Sonuç olarak, borçlanarak veya Türkiye’den ekonomik protokol gereği gelmesi beklenen yaklaşık 1.5 milyar TL’nin ulaşması ile, ihtiyaç duyulan bu ek kaynağın bulunacağını düşünüyorum. Bu konuda aksi bir olumsuzluk beklemiyorum.

Öte yandan, Haziran ayında açıklanan 2. pakette bahsedilen Ekim ayına kadar hazırlanması gereken reel sektöre yönelik 3. ekonomik paket için de geç kalınmıştır. Yeni hükümetin bütçe ile birlikte ivedi olarak bu paketi hazırlaması gerekmektedir. İşletmelerin ve esnafın buna büyük ihtiyacı bulunmaktadır.

YORUM EKLE

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110

banner104