Yenierenköy Belediyesi'ne niye kızıyorsunuz ki?

 

Normal bir ülkede “dış yatırımın”, “dış yatırımcıların” ekonomiye önemli faydaları olduğunu biliyoruz. Dış sermayenin, ülkeye istihdam sağlamasından, yeni teknolojiler getirip, teknolojik kalkınmaya katkı koymasına, rekabet ve kaliteyi artırmasından tutun da ülkeye sıcak para girmesini sağlamasına kadar çok sayıda faydası var. Tüm ülkeler için mutlaka önemi vardır ama özellikle gelişmekte olan veya az gelişmiş ülkeler için çok daha fazla önemlidir dış yatırımcılar.

Kuzey Kıbrıs’ta da sıkça dış yatırımcılara çağrı yapılır, getireceği faydalardan söz edilir. Dış yatırımcılar geldi bu ülkeye, başka gelmek isteyenler de vardır. Maalesef bu ülke normal bir ülke olmadığı için gelen yatırımcıdan yeterince faydalanamıyoruz. Gelen yatırımcı bize fayda sağlayacağına ya “sizin için geldik daha ne istiyorsunuz?” deyip, yükümlülüklerini yerine getirmiyor ya da “mağdur edebiyatı ile ağlamaya başlayıp” bize vereceğine, daha bizden katkı istiyor.

Yani biz öyle bir ülkeyiz ki dış yatırımcıdan bile faydalanamıyoruz. Biz öyle bir ülkeyiz ki dış yatırımcı bizi kafaya alıyor, tüm teşvikleri kullanıp tesisini kuruyor ama bu ülkeye katkı yapmak istemiyor. Bu ülkeye gelip de yasalara, kurallara uymayan, uymayacağını da söyleyen, bu ülkenin yöneticilerine ve halkına demediğini bırakmayan yatırımcılar gördük. Yerli istihdam yapmayan, yapmayacağını da söyleyen, yerli ürünlerden satın almayan yatırımcılar vardır. Hade “hiç yapmıyor” demeyelim de “numunelik istihdam yapan” ve “numunelik yerli ürün satın alan” yabancı yatırımcılar gördük…

Adamlar basına çıkıp, “Sizin için yaptık bu tesisleri” diyor, bunun bize yetip yetmediğini soruyor, üstelik nankörlük de basıyor. Kimisi elektrik parası vermek istemedi, kimisi başka yükümlülüklerini yerine getirmedi… Bizim için gelmişler buralara, sanki onlar hiç kâr etmeyecek, sanki tesisleri buralara hayrımıza kuruyorlar… Bize faydaları olsun diye ülkemize gelmelerini istiyoruz ama onlar ülkemizin en iyi yerlerini alıyor, oralara tesis kuruyor, bir hayli teşvikten yararlanıyor, sonra da bize bir kuruş katkıda bulunmak istemiyor… Bunların bazıları, geçmişte kimi devlet yöneticilerini satın aldığı iması bile yaptı…

Şimdi geçmişte yaşanan bu tür olayları anımsattıktan sonra sıcak bir olaya dikkatinizi çekmek istiyorum. Yenierenköy Belediyesi, Karpaz Gate Marina’yı mühürledi diye eleştiriliyor. Ülkemizin tek marinası mühürlenmiş de, yatırımcı mağdur edilmiş de, bu ceza yatırımcıya değil de KKTC’yeymiş de, böyle yaparsak başka dış yatırımcı gelmezmiş de… Sayıyorlar da sayıyorlar… Belediyeye hiç kızmayın, yatırımcının yasal yükümlülüklerini yerine getirmesini talep ediyor. Yasaların uygulanmasını talep ediyor diye belediyeyi mi suçlayacağız?  Bir dış yatırımcı, belediyeye bile vergisini veremeyecek durumdaysa, bu ülkeye fayda sağlamak istemiyor demektir.

Karpaz Gate Marina, neden işyeri çalıştırma ruhsatı çıkarmak istemiyor? Neden ruhsatsız işyeri olmak ayrıcalığını istiyor? Neden denizin doldurulmasıyla elde edilmiş ve üzerine bina inşa edilmiş alanın yasal statüye kavuşmasına izin vermiyor? Müşterilerinin ve çalışanlarının mağdur olmasını istemeyen bir işletme bu ülkenin kurallarına uyacak. Belediyeyi ya da başka makamları küçümsemeyecek. Yenierenköy Belediyesi, geçmişteki hatalarla batmış bir belediyedir, kuruşa bile ihtiyacı vardır. Belediyenin koca bir bölgeye ve insanlarına karşı yükümlülükleri bulunmaktadır, birilerine torpil yapmak ya da göz yummak lüksü yoktur. Bu konuda önceki belediye başkanları bu işletmeye göz yummuşsa, hatalı davrandılar demektir.

Bu arada işletme müdürü, Turizm Bakanı ile İçişleri Bakanı’nın belediye başkanını arayıp, mühürlemeyi engellemeye çalıştıklarını iddia etti. Telefon edip, bakanlara sormadım ama yasal prosedüre uymayan işletme için aracılık yapmalarını doğru bulmadığımı söylemeliyim. Belki arabuluculuk yapıp, iyi niyetli bir tavırla en zararsız bir şekilde bu işi çözmeye çalışmış olabilirler ama ben yine de bakanların yerel yönetimlerin işine karışmaması gerektiğine inanıyorum, hele de yasaları uygulamayandan taraf görünmeleri hiç hoş değil.

Birçok işletmenin yaptığı gibi bu işletme de çalışanları ön plana sürdü. Yıllardır birçok işverenin ilk söylediği şey; “çalışanların işsiz kalabileceği” tehdididir. Çalışanları ön plana sürmelerini ve onlar üzerinden karşı tarafı ikna etmeyi denemelerini doğru bulmuyorum.  Dış yatırımcı gelecekse gelsin, başımızın üzerinde yeri var ama başımıza da büyük abdestini yapmasın. Yatırımcı yatırımını yapacak, parasını kazanacak ama bazı yükümlülüklerini de yerine getirecek, yetkili makamları küçümsemeyecek, hor görmeyecek. Kimse belediyeyi suçlamasın, belediye doğrusunu yaptı, yasalar karşısında herkes eşittir, yerli de yabancı da, paralı da fakir de…

 

 

YORUM EKLE