Yeter artık, iş kazaları olmasın, insanlar ölmesin

İşte dün yine bir iş kazası oldu ve yine bir işçi yaşamını yitirdi.

Gencecik, 19 yaşında bir işçi…

Daha yaşamının baharındaydı... Birçok yaşıtı olan gençler çalışmaz, tatilin keyfini çıkarırken o en ağır şartların olduğu inşatta çalışıyordu ve orada yaşama veda etti.

Nasıl oldu? Tabii ki bir iş kazasında öldü…

O kadar basit, “bir iş kazası”…

Ayağı kaydı, inşaatın 6’ıncı katından aşağıya düştü ve öldü.

Normal midir şimdi bu?

“Kaderi böyleydi, alnına yazılmış” deyip dua mı edelim ardından?

“Ne yapalım inşaat tehlikeli bir iş koludur, olur böyle şeyler” mi diyelim?

Nasıl düşmüş bu genç oradan?

6’ıncı katta çalışanların emniyeti açısından gereken yapıldı mı?

Yapılsaydı bu genç oradan düşer miydi?

Her hafta birkaç tane iş kazası var, ölenler, yaralananlar oluyor.

Daha bunlar basına yansıyanlar, birçoğu da basına yansımıyor, gözlerden kaçırılıyor.

Eğer kişi ölmemiş veya ağır yaralanmamışsa iş kazaları ortaya çıkmıyor.

Sıkça kaza oluyor, insanlar ölüyor, ağır yaralanıyor, sakat kalıyorken, bir bakıyorsunuz inşaatların tepesinde yine insanlar hiçbir tedbir almadan çalışıyor.

Aşağıdaki vatandaşlar oraya bakarken korkuyor, ödü patlıyor.

Neden işverenler ve işçiler yasalara, kurallara uymuyor?

Neden hükümete hangi partiler gelirse gelsin bu işin üstesinden gelemiyor?

Neden çalışma yaşamıyla ilgili bakanlar işe çok iddialı başlayıp, atılıp, kapılıp sonra da küllü suyu gibi oturup kaderine razı oluyor?

İşverenin hiç mi sorumluluğu yok, giden bu canların hesabını kim verecek?

19 yaşında inşatta yaşamını yitiren bu gencin annesine, babasına kim hesap verecek?

O inşaat bir şekilde bitecek ama o giden can geri gelecek mi?

Gelmeyecek… Giden can geri gelmeyecek ve o giden candan işveren de sorumludur, devlet de ilgili bakanlık da…

“Onu yapacağız”, “bunu yapacağız”, “yasayı düzelteceğiz”, “müfettişi artıracağız”, “cezayı artıracağız”…

Ne yapacaksanız yapın ama erken yapın ve konuşmayı bırakın.

Sizden öncekiler de “cek caklarla” bizi oyaladı, canlar gitti, şimdi siz görevdesiniz, iddialı geldiniz, iddianızı kanıtlayın…

Evet yılların kangrenleşmiş sorunlarını siz bir çırpıda çözemezsiniz belki ama geldiğinizi de hissettirin, hayati konularda yapacağınızı çabuk yapın.

Bakın insanlar ölüyor, bu başka bir şeye benzemez.

İyi niyetinizi ve sorunu çözme isteğinizi biliyoruz ama “iyi niyet” ve “istek” yetmez, icraat lazım, bakın bir taraftan da insanlar ölüyor.

Bunlar sizin hanenize yazılıyor, günahı sizindir; insanlar ölmemeli, bu kazalar durmalı, durmadığı sürece sizi eleştireceğiz hem de çok sert bir şekilde…

YORUM EKLE