Yıkılacaksa yıkılacak, yetkililer kimseden çekinmemeli

KKTC’nin sel felaketlerine, su baskınlarına karşı hazırlıksız olduğunu artık herkes kabul ediyor.

Zaten Kıbrıs Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’nin (KTMMOB) raporu da bunu açıkça ortaya koydu.

Dere yataklarının içerisindeki yapılar sorgulanıyor.

Gerçi 2010 yılındaki sel felaketinde de sorgulanmıştı ama bu kez dört de can kaybımız olduğu için hassasiyet daha yüksek…

Derelere, dere yataklarına yapılan binaların yıkılması gerekiyor, geçmişten ders almadığımız için sıkıntısını bugün yaşıyoruz.

Üstelik yasalar da bu yetkiyi devlet yetkililerine veriyor.

KIBRIS’a konuşan KTMMOB Başkanı Seran Aysal, devlet yetkililerinin ilk adım olarak dere yataklarının içerisinde bulunan kaçak yapıları yıktırması gerektiğini söyledi.

En büyük sorunlardan birinin, dere yatakları ve vadilerin parsellenip, koçana açılması olduğunu belirten Aysal, kaçak yapıların yıkımının ardından da koçan verilen dere yataklarının içindeki yapıların istimlak edilmesi gerektiğini kaydetti.

Aysal, söz konusu yasal mevzuatın Fasıl 68 ile Fasıl 96’da düzenlendiğini belirtti.

“Fasıl 96, Yol Yapımı ve Bina İnşa Etmeye İlişkin Yasaları Birleştiren ve Değiştiren Yasa”ya göre, yetkili makam tehlike görürse yıkım kararı dahi alabilir, uygulayabilir.

Yetkili makam, bölgesi dâhilinde bulunan işgal edilmiş veya edilmemiş herhangi bir binanın içerisindeki insanlar, bitişiğinde bulunan binalarda kalmakta olan şahıslar, yoldan geçen kişiler için tehlikeli bir durumda olduğu hususunda tatmin olursa bu tehlikeyi ortadan kaldıracak tedbir için karar alabilir.

Bu kararla yetkililer, sahibine binayı “tamir etmesini”, “yıkmasını”, “muhafaza altına almasını” veya “kapatmasını” emredebilir.

Yani artık kimsenin gözünün yaşına bakılmamalı, derelere kim konut veya işyeri yapmışsa yıkılmalı.

Bunu yapan kim isterse olsun, bu yaptırımlar onlara da uygulanmalı.

Hükümet, nüfuzlu, torpilli kişilere de geçit vermemeli, popülist davranmamalı, iradeli olmalı.

Bugün dere yatağının içine bina yapmış bir kişinin evi, konutu yıkılacak ve bağıracaksa, bırakın bağırsın.

Sırf bu yüzden size oy vermeyecekse vermesin, önemli olan toplum çıkarlarıdır.

Bugün o binaları yıkmazsanız, yarın zaten o bina da sel nedeniyle hayır görmeyecek, üstelik başka birçok kişi de mağdur olacak.

Hükümet edenlerin artık kararlı, iradeli olması gerekiyor, oy alamama, seçilememe kaygısından uzak icraat yapmalıdırlar.

Seran Aysal, dere yataklarına inşaat izni verilmesinde gerek izin veren devlet yetkililerinin, gerekse de o izinleri almak için baskı yapan kişilerin sorumlu olduğunu belirterek, bu gibi konularda tolerans gösterilmemesi gerektiğini vurguladı.

Evet, bunların hiçbirine tolerans gösterilmemeli.

Geçmişten ihmali, istismarı, Alicengiz oyunu olan herkese de hesap sorulmalı, bu kişiler cezalandırılmalı, kimsenin yanına kalmamalı.

Çünkü bu konularda gösterilecek tolerans veya duyulacak çekince yine felaket yaşamamıza neden olacak.

Ah- vah etmeden, başımızı taşlara vurmadan tedbirimizi şimdiden alalım.

 

 

 

YORUM EKLE