Yine yolsuzluklar meselesi

Hükümetteki partiler, seçim öncesi açıklamaları, yolsuzluklarla ilgili vaatleri nedeniyle, “yolsuzluk dosyalarına” önem veriyor.

Bu konuda hem Başbakan Tufan Erhürman’ın hem de Başbakan Yardımcısı, Dışişleri Bakanı Kudret Özersay’ın özel hassasiyeti fark ediliyor.

Erhürman ve Özersay, konuyu sıkça gündeme getirerek, unutturma niyetinde olmadıklarını kanıtlıyor.

Meclisteki bütçe görüşmeleri sırasında konuşan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, yolsuzluk dosyalarına değinerek, “Polis bazı dosyaları Savcılığa gönderdi. Savcılık suç unsuru olduğunu düşünüyorsa, bunu kısa süre içinde Meclis’e gönderecek. Parti olarak iki ulaştırma bakanlarıyla ilgili suç duyurumuzla ilgili polis tahkikatı sürüyor” dedi.

Özersay, bazı manalı ifadeler de kullanarak; “Bu kadar yıldır ‘suya sabuna dokunmadan’ yürüdüğünüzde yolsuzluk dosyalarında ve iddialarında nereye geldiğimiz ortada. Bugüne kadar olduğu gibi ‘aman söylemeyim aman kimsenin başını ağrıtmayım’ durumu olmayacak. Bu statükonun devamını istemiyoruz” dedi.

Özersay,  “Hiçbir şekilde Başsavcılığın veya yargının bağımsızlığına müdahale etmedik. Etmeyiz. Kurumlara görevini hatırlatacağız. ‘Yolsuzluk dosyalarının takipçisi olacağız’ dedik, tabii ki takip edeceğiz” diye konuştu.

Başbakan Tufan Erhürman da mecliste yaptığı konuşmada, yolsuzluk dosyalarının ne durumda olduğuyla ilgili soruyu yanıtladı. Erhürman, polise yapılan şikayetlerin ve Başbakanlık Denetleme Kurulu’nun raporlarının ortada olduğunu söyledi.

Erhürman, dosyalar polise iletildikten sonra kendilerinin daha fazla müdahalede bulunamayacağını, bulunmaları halinde de bunun o zaman siyasi müdahaleye gireceğini kaydetti.

Başbakan Erhürman, “Bu konuda yapabileceğimiz ancak konunun takipçisi olmaktır” dedi.

Erhürman ve Özersay’ın çabalarını takdir ediyoruz.

Yolsuzlukları sıkça gündeme getirerek, bu konuda çekinceleri olmadığını kanıtlıyorlar.

Başbakanın ve yardımcısının samimi çabaları elbette önemlidir ama bunun, dosyaların yürütülmesi ve sonuç alınması için yeterli olup olmadığı konusunda birçok kişinin tereddütleri vardır.

Birçok kişi yolsuzluk dosyalarının bir şekilde yürümeyeceğine, takılıp kalacağına inanıyor.

Ne kötü bir duygu değil mi? Kim ne yaparsa yapsın, halkın algısı, “bir şey olmaz” şeklindedir.

Bugüne kadar yaşadıkları, tecrübeleri, insanları böyle düşündürüyor.

Erhürman’ın dediği gibi, dosyalar polise iletildikten sonra kendileri daha fazla müdahalede bulunamıyor, bulunmaları halinde de bunun o zaman siyasi müdahaleye gireceğini düşünüyor.

Özersay, ise “Hiçbir şekilde Başsavcılığın veya yargının bağımsızlığına müdahale etmedik, etmeyiz” diyor.

Onlardan beklenen siyasi müdahalede bulunmaları değil, iyi takip yapıp, yolsuzluk yapanların peşini bırakmamalarıdır.

Yapılması gereken, yasaların elverdiği ölçüde, eski sistemin devam etmesini engellemek, suçluların ceza almasını sağlamaktır. Artık bir şekilde vicdanları temizleyecek adınlar atılmalıdır.

Umarız, Erhürman ve Özersay’ın, daha doğrusu hükümetin çabaları artık sonuç verir ve emsal teşkil edecek şekilde yolsuzluklar cezalandırılır.

YORUM EKLE