YÖDAK'a haksız saldırılar yapılıyor

Kurumlarımız eleştirilmez değildir, mutlaka eleştirilecektir.

Görülen bir eksikliğe, bir yanlışlığa dikkat çekmek faydalıdır, çünkü bu uyarılar o kurumun daha iyi çalışmasını, daha iyi yerlere gelmesini de sağlar.

Bir yerde yapıcı eleştiri varsa, oralarda daha az hata olur.

Eleştiri panzehir gibidir, muhataplarını zinde tutar.

Tabii ki eleştiriden söz ediyoruz, yapıcı eleştiriden, çamur atmaktan, iftiradan, yalandan değil.

Bizde, yalan itham, karalama, şantaj, tehdit, çamur atma, ,iftira, eleştiri ile karıştırılıyor.

Yukarıda saydığımız maksatlı hareketlerin hiçbiri eleştiri değildir.

Son günlerde Yükseköğretim Planlama, Denetleme, Akreditasyon ve Koordinasyon Kurulu’na (YÖDAK) yönelik sistemli bir saldırı vardır.

Dayanağı olmayan suçlamalar, karalamalar yapılmaktadır.

Yanlış bilinenlerle ilgili aydınlatıcı bilgi verildiği halde belli odaklar karalama kampanyasını sürdürmektedir.

YÖDAK’ın almadığı kararlarla ilgili ısrarla “siz yaptınız” denilmekte, gerçekler anlatılmasına rağmen bundan geri adım atılmamaktadır.

YÖDAK Başkanı üzerinden bir “itibarsızlaştırma kampanyası” başlatılmıştır.

YÖDAK’ın bazı konulardaki kararlı duruşundan rahatsız olanlar var.

İşte o çevrelere hizmet için YÖDAK’a saldırıyorlar.

Bir önceki yönetim toplantı bile yapmaz, hiçbir icraatta bulunmazken, göreve gelir gelmez çok sayıda karar alan, birçok icraat yapan ve dirayetli bir duruş sergileyen yeni YÖDAK Başkanı ve ekibi haksız saldırılarla karşı karşıyadır.

Yapılan eleştirilerde sanki de YÖDAK, YÖK’ün üzerinde bir kurummuş, sanki de üniversitelerimiz YÖK’e bağlı değilmiş gibi tuhaf bir izlenim yaratılmaktadır.

YÖDAK’ın YÖK ile istişareleri son derece normalken, bu istişarelerden olumsuz mana çıkarılmaya çalışılmaktadır.

YÖDAK Başkanı’nı KKTC üniversitelerinin aleyhine çalışan, KKTC üniversitelerini YÖK’e gammazlayan kişi gibi göstermek istemektedirler.

Bunlar saçma iddialardır. YÖDAK Başkanı ve ekibi, gece gündüz KKTC Yükseköğretimi’ni “nasıl daha iyi seviyelere getiririm” çabası içindedir.

YÖDAK Başkanı’nın YÖK ile istişareleri KKTC üniversitelerinin zararına değil, faydasına girişimlerdir.

YÖK’ün eğitim kalitesini artırmak için zorunlu kıldığı kriterleri, sanki de YÖDAK’ın dolaylı ve kötü bir yaptırımıymış gibi göstermeye çalışmak haksızlıktır.

YÖDAK’ın tüm çabası; yükseköğretimi, gelecekte bir kaosa girmekten kurtarmak içindir.

“Üniversite adası” diyoruz ama dikkatli olmazsak, bunu da kaybedebiliriz, bazı hatalar yapılırsa altın yumurtlayan tavuğu kesmiş oluruz.

Kişisel ya da belli zümrenin çıkarları için değil, tüm ülkenin çıkarına çalışılmalıdır.

YÖDAK, yasalar çerçevesinde çalışmaktadır, yasanın uygun görmediği hiçbir iş yapmamaktadır.

YÖDAK’ın bugünlerde uğradığı saldırılar da yasaları uyguladığı içindir. Yasaları uygulayan YÖDAK’tan rahatsız oluyorlar.

Bu kurumumuz, pasif kalıp bir şeylere göz yummadığı için saldırıya uğramaktadır.

Elbette YÖDAK da eleştirilecektir ama doğru temeller üzerinde, yapıcı olarak yapılmalı, öyle çamur atarak, yalana başvurarak, yıpratma amaçlı değil...

Cumhurbaşkanlığının ve hükümetin de YÖDAK’a sahip çıkması gerekmektedir.

Saldırıya geçenler YÖDAK’ı sahipsiz sanmamalıdır…

Çalışan, bir şeyler yapmak için çaba ortaya koyan kurumlarımızın bu şekilde yıpratılmasına izin verilmemelidir.

YORUM EKLE