Yurt dışından gelen öğrencilerimizin ve diğer insanlarımızın karantina konusu

Ülkemizde bu günlerde halkımızı meşgul eden önemli konulardan biri de, özellikle İngiltere ve diğer Avrupa ülkelerinde okuyan öğrencilerimizin ülkeye süratle dönmesi meselesidir. Bu çocukların yarısı dönmüştür. Diğer öğrencilerin de vakit geçirmeden gelmesi ivedidir. Özellikle İngiltere de virüse karşı çok rahat davranılması ve yeterli önlemlerin alınmayışı veya geç alınması ailelerin ve öğrencilerin endişesini artırmaktadır. Okullar bile İngiltere’ de bugün kapatılmıştır. Geçtiğimiz günlerde, Türkiye’nin İngiltere uçuşlarını da durdurması ailelerin ve öğrencilerin moralini çok bozmuştur.

Ailelerin ve çocukların en büyük endişelerinden biri de hasta oldukları takdirde özellikle de İngiltere deki devletin sağlık sistemine ulaşmada yaşadıkları zorluklardır. Normal şartlarda bile, İngiltere’ de doktorlara ulaşmak için haftalarca veya aylarca beklemek gerekmektedir. Hele hele Uzman Doktora ulaşmak ise çok daha zor olmaktadır. Sağlık sistemi uzun yıllardır ihmal edilmiş olup, etkin ve verimli çalışmamaktadır. Sağlık sisteminin bu durumunu bilen ailelerin ve bunu deneyimleyen öğrencilerin böylesine bir küresel salgın ortamında İngiltere’ de kalmak istememelerini son derece doğal ve anlayışla karşılamak gerekmektedir. Herkeste, orda hasta olunursa çocuklarımıza kim bakacak endişesi vardır.

Bu bilgiler ışığında, öğrencilere bulunduğunuz ülkede kalın, Kıbrıs’ a gelmeyin’’ demek kimseyi ikna etmemektedir. Hatta, öğrenciler ve aileleri tarafından tepkiyle karşılanmaktadır. Neyse ki, Hükümet yetkilileri bu konudaki eski söylemlerinden vazgeçerek, öğrencilerin Kıbrıs’a getirilmelerini sağlamak için çaba sarf etmeye başlamışlardır. Bu bağlamda, KKTC Hükümeti Türkiye ile işbirliği halinde, gelmek isteyen öğrencilerimizi özel uçaklarla memlekete getirmek için çalışmaya başlamıştır. Bugün ve yarın İngiltere’ dengelemek isteyen son öğrenci grubunun da ülkeye getirilmesi beklenmektedir. Bu çocuklar, vatanlarında her türlü karantina altına girmeye hazırdırlar. Kimse, bu çocuklara olduğunuz yerde kalın demesin. Onların içinde bulundukları stres ve psikolojiyi bilmeden yorum yapmak çok kolaydır.Bu konuda herkes biraz empati yaparsa öğrencileri ve ailelerini anlayacaktır.

Bakanlar Kurulunun geçen gün aldığı karar uyarınca, artık ülkeye gelen tüm vatandaşlar merkezi Karantinaya alınacaklardır. Zaten yabancıların girişi yasaklanmıştır. Bu bağlamda, Girne de Malpas Otel karantina merkezine dönüştürülmüş ve geçen gün aralarında benim oğlumun da bulunduğu yurt dışından gelen öğrencilerden oluşan ilk kafile otele yerleşmiştir. Öğrendiğimize göre, öğrenciler tek kişilik odalarda kalmakta ve odadan dışarı çıkmamaktadırlar. Doğrusu da tam izole olmalarıdır. Bütün ihtiyaçları görevliler tarafından kendilerine ulaştırılmaktadır. Öğrencilerin şu anki en önemli talebi, otelin internet kapasitesinin artırılmasıdır. Zira, okulların kapatılması ve online eğitime geçmesi derslerin, ödevlerin ve projelerin internet üzerinden yapılmasını gerektirmektedir. Bu günlerde, merkezi karantina merkezlerinde kalacak olan öğrenci ve vatandaşların sayısı artacağı için, mevcut internet kapasitesi yeterli olmayacaktır.

Bu noktada, merkezi karantina uygulamasını desteklediğimi de belirtmek istiyorum. Olması gereken budur. Keşke bu uygulama çok daha önceden başlatılsaydı. Ayrıca, geriye kalan 300 den fazla öğrencinin de geldikleri zaman kalabilmesi için başka otellerle de görüşmeler yapıldığını duyduk.

Öte yandan, merkezi karantina başlatılmadan önce, binlerce insanımız ülkeye dönmüş ve kendi evlerinde karantina uygulamaya başlamıştır. Kimisi karantina kurallarına uymuş, kimisi ise maalesef uymamıştır. Bu konuda, bir sürü kötü örnek iddiası bulunmaktadır. Evde karantina kurallarına uymayıp, dışarı çıkanlar veya evdeki kuralları uygulamayanlar önce ailelerine sonrada birçok kişiye tehdit oluşturmaktadırlar. Bu kişiler evlerinde aileleriyle birlikte kalacaklarsa ayrı odalarda veya başka mekanlarda kendilerini izole etmeleri gerekmektedir. Bu konuda rehavete ve disiplinsizliğe izin verilmemelidir.

Aynı evde olunsa bile, odalar ve kullanılan eşyalar mutlaka ayrılmalı, maske takılmalı ve aile bireyleri ile birarada bulunulmamalıdır. Herkes, bu konuda son derece titiz davranmalıdır. Özellikle, İtalya’nın ve İran’ın durumu hiç unutulmamalıdır. Sağlık Bakanlığı ve polis, bu kişileri ve iddiaları denetlemeli ve uymayanlara gerekli cezalar verilmelidir.

Ayrıca, vatandaşlarımızın merkezi karantinaya Türkiye veya Güney Kıbrıs’ ta değil, kendi ülkelerinde girmesi onların ve ailelerinin psikolojileri açısından daha doğru olacaktır. Bu durumda olan vatandaşlarımız varsa, mutlaka KKTC’ ye getirilmeli ve burada merkezi karantinaya alınmalıdır.

Bir başka konuda, vatandaşlarımızın piyasada aşırı yüksek fiyatlarla satış yapan işyerlerini ticaret dairesi alo ihbar hattına bildirmeleri çok önemlidir. Böylece, görevliler denetime gidecek ve ihbarlar doğruysa ceza keseceklerdir. Fırsatçılara hele de böyle bir zamanda, göz açtırılmamalıdır.

İnsanlarımızı paniğe sokmak istemiyoruz ama tedbiri de elden bırakmamalıyız. İçinde bulunduğumuz bu günlerde, tüm ülkede yaşayanlar olarak evlerimizde kalalım. Mecbur kalmadıkça dışarıya çıkmayalım, marketlerde kalabalık yaratmayalım, misafirliklere gitmeyelim. Dışarıda karşılaştığımız insanlarla yakın temasta bulunmayalım. En önemlisi, ellerimizi devamlı yıkayalım ve bulunduğumuz mekanları dezenfekte edelim. Bu kurallara uyduğumuz takdirde kısa bir süre içinde normal yaşantımıza dönmemiz mümkün olabilecektir.

Tüm halkımıza, evlerinde sağlıklı ve sabırlı günler diliyorum.

YORUM EKLE

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110

banner104