Yüz yüze eğitim bilmecesi

Yüz yüze eğitimin yerini hiçbir şeyin tutmayacağını, pandeminin başından beri söylüyorum. Uzaktan eğitim (online), geçen yıla göre ilerleme kaydetmiş olsa bile, önemli miktarda öğrencinin cihaz ve internet sorunları nedeniyle, düzenli bir şekilde uzaktan eğitime katılamadığını, Eğitim Bakanlığı ve sendikalar da dile getirmektedir.

Ülkemizdeki okullarda eğitim gören 12. sınıf öğrencilerinin, bugün itibarı ile yüz yüze eğitime başlaması kararı alındı. Bu hafta içinde, öğretmenler, okul personeli ve öğrencilere virüs tarama testleri yapılacağı da açıklandı.

Bu arada, 12. sınıflar dışındaki tüm sınıflarda da, 1 haftalık dinlenmeden sonra, uzaktan eğitim de, bugün yeniden başlıyor.

Tabipler Birliği de, gerekli virüs tedbirlerinin alınması ve salgının yaygınlığı ve seyrinin göz önünde bulundurulması koşuluyla, yüz yüze eğitimin başlanabileceğini açıklamıştı. Ancak, pandemiyi yoğun yaşayan birçok ülkede, gerekli tedbirlerin alınması ve aşılamanın yapılması ile birlikte, yüz yüze eğitime geçildiğini de biliyoruz.

Öte yandan, Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası ise, bu kararı uygulamayı kabul etmedi. Zira, geçtiğimiz günlerde, Eğitim Bakanlığı, tüm öğretmenler aşılanmadan yüz yüze eğitime başlanmayacağını açıklamıştı. Şimdi ise, aşılama olmadan, 12. sınıflar için yüz yüze eğitimin başlanacağı açıklandı.

Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası ise, aşı konusunu gündeme getirip, ivedi olarak öğretmenlerin, okul görevlilerinin ve taşımacıların aşılanması ve gerekli hazırlıkların tamamlanmasından sonra, okulların yüz yüze eğitime başlamasının mümkün olacağını açıkladı. Ayrıca, uzaktan eğitimin de devam edeceğini duyurdu.

Bunun yanında, yapılan bir anket çalışmasına göre de, öğretmenlerin yüzde 90’ından fazlası, aşılama olmadan yüz yüze eğitime başlamak istemiyor. Bütün bu gelişmelerden sonra, sendika ve öğretmenleri eleştirmek haksızlık olacaktır diye düşünüyorum.

Hatırlayın, ocak ayında, okullar yine açılmış, fakat vaka sayılarının artması ile 2 gün sonra apar topar kapatılmıştı. Böyle bir benzer durumla tekrardan karşılaşmak istemiyorsak, panik yapmadan, gerekli tedbirleri almalı ve eğitimde aşılamaya süratle tamamlamalıyız.

Geçen yıl nisan, mayıs ve haziran aylarında sıfır vaka veya birkaç vaka ile geçirdiğimiz dönemde, okulların yüz yüze eğitime açılması gerektiğini söylemiş ve bu konuda yazılar yazıp, açıklamalar yapmıştım.

Ancak, o dönemin yetkilileri riskli olur, virüs yayılır gerekçesi ile, okulları yüz yüze eğitime açmamıştı. Üstelik, geçen yıl bu dönemde, uzaktan eğitim uygulaması bugünkü kadar gelişmemişti ve uzaktan eğitime ulaşan öğrenci sayısı çok daha düşüktü. Vakaların olmadığı ve yurt dışına kapalı olduğumuz o dönemde okullar açılsa, eğitimde kayıplar bu kadar olmayacaktı.

O dönemde başlamayan yüz yüze eğitim, günlük 30-40 vakanın seyrettiği, virüsün yeni varyantlarının çok daha fazla bulaşıcı olduğunun söylendiği, genç ölümlerin görüldüğü, sağlık çalışanlarının virüse yakalandığı bugünkü ortamda, aşılar tamamlanmadan başlarsa, yüksek riskle karşılaşabileceğiz.

Doğabilecek yeni vakalarla, ülkemizin sağlık alt yapısının ve sağlık çalışanlarının tekrardan daha büyük bir yük altına sokulması, büyük sıkıntılar yaratacaktır.

Öte yandan, ekonomimizin, kamu maliyesinin, işletmelerin ve vatandaşlarımızın, vakaların tekrardan artması ile yaşanacak yeni bir kapanmayı kaldıracak ne ekonomik ne de psikolojik gücü kalmamıştır. Bu yükün altından, maliyemizin, sağlık sistemimizin ve özel sektörümüzün kalkmaya dermanı yoktur.

Geldiğimiz noktada, okulların 12. sınıflarının yüz yüze eğitime açılacağı bugün, ortada tam bir belirsizlik bulunmaktadır. Okulların yüz yüze eğitime başlaması konusunda gerekli koşulların ve tedbirlerin sağlanmasından sonra açılması ve uzaktan eğitimde 1 yıldan beridir imkanları sınırlı öğrencilerin yaşadığı fırsat eşitsizliğinin ortadan kaldırılması gerektiği hususunda toplumdaki hemen hemen herkes hemfikirdir. Ancak, görüldüğü üzere, bakanlık ve paydaşlar arasında yüz yüze eğitim konusunda gerekli olan koordinasyon ve uzlaşı sağlanamamıştır.

Son tahlilde, hükümet içinde, istişare ve uzlaşı mekanizması çalıştırılmaması, önceden bu tür konuların yeteri kadar irdelenmemesi, tartışılmaması ve yapılan açıklamaların da, devamlı değişmesi, güveni zedelemekte ve böylesine belirsiz ortamlara neden olmaktadır.

Bu konu ile ilgilenen bakanlıkların, paydaşlarla, sivil toplum örgütleri ile zamanında ve yeterli bilgi alışverişlerinin yapmadıkları ve konsensus sağlamadıkları için, öğretmenler, okul idareleri ve çalışanları, veliler ve öğrenciler bugün başlayacağı söylenen 12. sınıflara yönelik yüz yüze eğitime başlama konusunda şaşkınlık ve kararsızlık yaşamaktadırlar. Bu süreç böyle yürütülmemeliydi.

YORUM EKLE

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110

banner104