Zehirli ürünler tüketiciyi korkutuyor

Hafta geçmiyor ki kalıntılı sebze, meyve çıkmasın.

Tarım Dairesi’nin yaptığı tahlillerde her hafta “kalıntılı” ürünler tespit ediliyor.

Tarım Dairesi’ne teşekkür ederiz ama galiba denetimden de önce eğitime önem vermek gerekiyor.

Üretici, kullandığı ilacın limitini neden ayarlayamıyor?

Neden sebzeye meyveye bu kadar zehri basıyor da tüketicinin sağlığını tehdit ediyor?

Tabii dünya kadar da para kaybı oluyor.

O ürünü ekmek, sulamak, büyütmek, kesim aşamasına getirmek, kesmek hem büyük bir emek hem de para gerektiriyor.

Üretici bilgisizliği ya da bilgi yetersizliği nedeniyle zarara da uğruyor.

Tonlarca ürün imha ediliyor.

Ürünlerin imha edilmesine şahit olmak insanı üzüyor.

Gözden kaçsa, denetimden bir şekilde geçmeden piyasaya çıkıp da soframıza gelse bizi zehirleyecek.

İnsan şüpheye de düşüyor, “acaba denetimden kaçıp soframıza da geliyor mu?” diye. Umarız böyle bir şey olmuyordur.

Aşırı kullanıldığında insan için zehre dönüşen, sağlığımızı olumsuz etkileyen, kansere neden olan ilaçlar bizi çok korkutuyor.

Yalnızca yerli ürünlerde de değil, çoğu kez ithal ürünler de aşırı kalıntılı çıkıyor.

Yani hem ithal hem de yerli üründe zehir tehdidi altındayız.

Tarım Dairesi’nin güzel çalışmalar yaptığını görüyoruz, çalışmalarını bu şekilde sürdürsünler, kesinlikle kimseye taviz vermesinler, çünkü onlardan kaçabilecek ürün soframıza gelecek demektir.

Mesela bu hafta Tarım Dairesi, 75 ithal üründen 71’inin, 8 yerli üründen 5’inin temiz olduğunu, ithal ürünlerden elma, şeftali ve taze fasulyede, yerli ürünlerden sultani üzüm, molehiya ve kolyandroda limit üstü kalıntıya rastlandığını açıkladı.

İthal ürünlerden elma, şeftali ve taze fasulye zehirli...

Yerli üründen ise üzümde, molehiyada ve kolyandroda zehir var.

İthal ürünlerden elma ve şeftali, geldiği ülkeye geri gönderilmiş, taze fasulye ise imha edilecekmiş.

Yerli ürünlerden, molehiya ve üçüncü kez numune alınan ve limit üstü kalıntı bulunan sultani üzümler imha edilmiş.

Bakar mısınız, üç kez numune alınıyor ve üçünde de limit üstü kalıntı bulunuyor.

Nasıl bir ilaçlama yapılmış ki, üç kez yapılan kalıntı kontrolünden de geçemiyor.

Kolyandroda ise hasat geciktirme işlemi uygulanmış.

Bu hasat geciktirme işleminden sonra iyice kontrol edilsin, kolyandrolar soframıza zehirli olarak gelmesin.

Tarım Dairesi’nin çalışmalarında takdir ettiğimiz bir durum daha var; mutlaka üretici ismi açıklıyorlar ve diğer üreticileri de zan altında kalmaktan kurtarıyorlar.

Yani üretici, kimin limit üstü ürünü olduğunu öğrenmiş oluyor.

İthal edilen yerlerden de sıkça limit üstü kalıntı çıkıyorsa, o üreticiden başka defa ürün satın alınmamalı, ithalat için başka firmalar bulunmalı.

Ülkemizde ise üretici için eğitimler, bilgi tazeleme dersleri olmalı.

Yıllarca bu işi yapıyor ve ilacın limitini belirleyemiyorsa bir üretici, orada bir sorun var demektir.

Üreticiye eğitim verilsin ki zehirli ürünler ne soframıza gelsin ne de tonlarca ürün imha edilip, büyük zarara yol açsın…

YORUM EKLE