Zenginliklerden de yararlanamıyoruz

Bu köşede sıkça gündeme getiriyoruz, biz kısıtlı imkanlarımızı da değerlendiremiyoruz.

Elimizdekilerin değerini bilmiyoruz.

İhmal ve umursamazlık bize çok şey kaybettiriyor.

Örneğin, ülkedeki su sorununa çözüm olacak yağmur sularının muhafaza edilmesi konusunda başarısızız.

Yağmur suları, dere, gölet ve barajlara değil de; denize, yollara, sokaklara, tarlalara akıp gidiyor.

Yani tonlarca su boşa akıyor.

Bu konudaki zafiyetin bir örneği de Yuvacık Barajı’nda yaşanıyor.

İşte Yuvacık Barajı’nda da tam 40 yıldır su boşuna akıp gidiyor…

Barajın kapağının kırık olması ayrıca içerisine biriken milin 40 yıldır temizlenmemesi nedeniyle, baraja biriken su denize ya da tarlalara akıp gidiyor…

Üzüntü verici olan ise; Güzelyurt bölgesi üreticileri susuzluktan dert yanarken, her yıl tonlarca suyun boşa akıp gidiyor olması…

Yuvacık Muhtarı Emirzade Terzioğlu, Yuvacık Barajı’nın yoğun yağışlar dolayısıyla dolduğunu ancak bu duruma sevinemediklerini söyledi.

Terzioğlu, yıllardır baraj kapağının kırık olduğunu ayrıca içerisindeki milin 40 yıldır temizlenmediğini belirterek, “Gerekli bakım yapılmadığı için 40 yıldır baraja dolan suyumuz, dereye oradan da denize akıyor. Bölgede su sıkıntısı varken, tonlarca su kaybı yaşanmasına göz yumulması bizleri üzüyor” dedi.

Terzioğlu, Kumköy, Kalkanlı ve Güzelyurt bölgesindeki bahçelerin eskiden bu barajdan sulandığını ancak kayıp su nedeniyle üreticilerin susuz kaldığını vurguladı.

Ne kadar tuhaf değil mi? 40 yıldır bu barajla ve kapağıyla kimse ilgilenmedi.

Bu barajı 40 yıldır kimse görmedi ve ilgilenmedi. Olacak şey mi şimdi bu?

Nasıl görülmez, nasıl ilgilenilmez, anlam vermek zor.

Bu kurak ülkede, sanki de suların akıp gitmesine izin vermek kadar lüksümüz mü var?

Neden ilgilenmediler, yoksa fayda getireceğine inanmıyorlar mı?

Şimdilerde, Güzelyurt Kaymakamı Savaş Orakçıoğlu, Yuvacık Barajı’ndaki kapağın tamiri ve baraj içinde biriken milin temizlenmesi konusunda Güzelyurt Belediyesi’nin Su İşleri Dairesi’yle birlikte çalışacağını söyledi.

Bölgenin temizliğinin Su İşleri Dairesi’nin sorumluluğunda olduğuna değinen Orakçıoğlu, kaymakamlık olarak da girişimleri başlatacaklarını ancak bütçe sorunu olduğunu kaydetti.

Bunca yıl kimse ilgilenmedi, şimdilerde kaymakam gündemine aldı ama sözlerinin içinde “bütçe sorunu” kritik bir ifade taşıyor;

“Bütçe sorunu” demek, “para yok” demektir.

Yani kaymakamın istekli olması yetmiyor, para da gerekiyor.

Peki her yere para harcayan devlet, barajın kapağını tamir etmeye nasıl oluyor da para bulamıyor?

Görmek isteselerdi, göreceklerdi ama o hantallık ve umursamazlık bazı şeyleri görmelerini engelliyor.

Umarız, kaymakamlık gerekli bütçeyi oluşturur da bozuk kapak onarılır. Zenginliklerimiz daha fazla boş yere

harcanmasın.

 

YORUM EKLE