Zincirin, zayıf halkası olmayın

   Görünen o ki, üst üste gelen sorunların, çok yönlü olumsuz etkilerini yaşıyoruz. 10 Mart 2020’de ilk Koronavirüs ile yüzleşmenin hemen ardından, ciddi bir korku oluşmuştu Kuzey Kıbrıs’ta.
   Alınan önlemlere uyum, hızla çok iyi bir noktaya gelmişti. Ardı ardına alınan kararlarla, hayat neredeyse durma noktasına gelmişti. Banka, eczane ve marketler dışında her yer kapanmıştı. Katı kapalı bir yaşamın sürdürülebilir olmayacağında da buluşuldu bir müddet sonra.
   Anlaşıldı ki, kurallar belirlenecek, halk uyacak…  Hayat devam edecek.

   En yoğun temasın olduğu yerlerden biri okullar. Dün okulların açılmasının ilk denemesi yapıldı. İlk denemeyi sağlıklı gözleyip, önümüzdeki pazartesine daha hazırlıklı olmak gerekiyor.
   Aşırı keskinlik, pasifizmdir. Her şeye karşı olmak, ayağın sürekli frene basılı kalmasıdır.
   Ayağınız frenden kalkıp, benzine basmazsa araba bir santim ilerleyemez.
   Aklımızı mevcut koşullarda, Koronavirüs’le mücadele ederken, Koronavirüs’ün kontrolden çıkmamasıysa, ortak aklın amacı, yeni koşullarda, yaşam motorunun nasıl hareket edeceğini belirlemektir.
   Yeni koşullarda, neyin, nasıl olacağına, siyasi erk bütünü içinde karar verilecek. Alınacak kararların başarısı uygulamayla ortaya çıkar.
   Kararların alınmasından, uygulamanın en son noktasına kadar, bütünlük, halkalardan oluşan zincir gibidir.
   Zincirin sağlamlığı, en zayıf halkası kadardır. Alınan önlemlerin başarılı olması için, zincirin tüm halkalarının sağlam olması gerekir.
   Alınan önlemler tamam…
   Örneğin okullarda da gerekli önlemler uygulanıyor…
   Çocukların kurallara uyması konusunda uzmanlar iyimser yaklaşıyor. Çocukların kuralları delme eğilimi yetişkinlere göre daha düşük düzeyde.
   Dünkü uygulamadan gazetemize ulaşan bilgi ve görüntülerde, zayıf halkaya en yakın duruşun, çocukları okuldan almaya giden velilerden yansıdığı görüldü.
   Çok ciddi bir sorun mu?
   Belki değil…
   Ezici çoğunluk maskeleri takılı olmasına rağmen, sosyal mesafeye uyuma çok dikkat etmedi.

   Bu tür süreçlerde en önemli noktalardan biri konulan kurallara uyumun denetlenmesi ve gerekirse ceza uygulanmasıdır.
   Okullara çocuklar, aynı anda gitmez. Ancak çıkış saatleri aynı saattir.
   Rotasyon uygulaması gibi…

   Hangi sınıfın, ya da hangi sınırlı sayıda sınıfın çıkacağı hoparlörden duyurulur… Çocuklar sınıf kapısından değil, bahçede uygun bir yerden alınır…
   Böylece her türlü yakın temas riski azaltılıp, ortadan kaldırılmış olur.
   Belki de bizlerin aklından geçen bu düşünce bir ya da daha fazla okulumuzda yöneticiler tarafından düşünülmüş ve uygulanmıştır.
   Bu kadar yalın, uygulama örneklerini bu sütunlara taşımamıza gerek var mı?
   Evet var.
   Neden?
   Kıbrıs Türk Toplumunda ya da KKTC’de en önemli sorunlarımızdan biri detay ya da çok önemli kabul edilmeyen konularda yaşanan aksaklıklardır.
   Küçük diye nitelenen meseleler halledilse, günlük hayatımızdaki şikâyetler çok çok azalacak.
   İçinden geçmekte olduğumuz günlerde bir diğer sıkıntımız, hemen hemen her konuya, hükümet ve karşı taraf olarak bakılmasıdır.
   Hâlbuki toplum,  sağlık, eğitim ve de ekonomi gibi konularında toplumsal gaile buluşmasıyla birlikte, akıl ve çare üretilmesini arzulamaktadır.
   Çözüm olabilecek farklı görüşler ortaya konulsun. Körü körüne muhalefet yapılmasın.
  

YORUM EKLE

banner75