Zor bir çocukluk geçirdim

Ayla Hanım, ben 9 yıllık evli ve bir çocuk babası biriyim. Şu an eşimle ayrılma noktasındayız ve bunun sorumlusu benim.
Ben çok zor bir çocukluk geçirdim. Hayatımın çok uzun bir süreci yetiştirme yurtlarında geçti. Annem ve babam ben çok küçükken boşanmışlar. Babam ortadan kaybolmuş, annem bana bakamamış ve ben hayata böyle başlamışım. Ne bir kardeş ne de bir babam olmadı. Annemi bazen ayda bir bazen iki ayda bir görerek büyüdüm.
Biraz akıllı bir çocuktum ve okudum. Üniversiteyi bitirebildim ve … işinde görev aldım. Sonra, üniversite yıllarımdan beri sevdiğim ilk aşkımla yuva kurduk. Başlangıçta her şey yolundaydı ama oğlumuz doğduktan sonra sürtüşmelerimiz başladı. Ne yapsam, nasıl davransam diye düşündüğüm çok oldu. Çünkü bilmiyorum. Karıma sevgimi göstermeyi, oğlumla ilgilenmeyi bilmiyorum. Karım o söylemeden ben düşünüp yapayım diye bekler; ben o söyledikten sonra bile “nasıl yapsam” diye düşünürüm. Yüzümün gülmediğinden, sessizliğimden yakınır. Konuşkan değilim. Çocukluğumdan beri içime kapanığım. Ben hep böyleydim. Beni tanıdığı zaman da böyleydim. Hatta eşim sayesinde, gülmeyi öğrendim diyebilirim.
Ben dışardan ilgisiz ve uzak görünürüm ve bu tutumum ile aramızdaki sevgiyi tükettim. Ben karımı hâlâ çok seviyorum ama onun bana sevgisi kalmadı.
Beni görmezlikten gelmeye başladı. Konuşmaya bile değer görmez. Mecbur kalmadıkça konuşmaz. Oğlumuz olmasa çoktan boşanırdık. Bu açıkça bellidir. Aynı yatakta bile yatmıyoruz, artık.
Kusurlarımı düşünürüm, eş ve baba olmayı beceremediğimde takılır kalırım.
En büyük kusur yani. Ev işlerine yardım ederim, ailemden maddi açıdan hiçbir şey esirgemem hiçbir şeylerini eksik bırakmam ama günün sonunda evliliğim yıkılıyor ve benim elimden gelen hiçbir şey yok.
Dün gece, onunla konuşmak istedim. “Seni seviyorum, bir şans ver” dedim. Bana saygısının kalmadığını söyledi. Ama beni hâlâ seviyormuş. Bu nedenle ayrılma konusunda hazır değilmiş. Bir çözüm bulmak istiyorum. Evliliğimi kurtarmak istiyorum. Çocuğuma ve karıma uzak düşmek istemiyorum. Fakat ne yapacağımı onu nasıl ikna edebileceğimi bilmiyorum.
Bana yardım etmenizi rica ediyorum.
Rumuz: DÜNYADAN UZAK
Geçmişte yaşadığınız acıların etkisi geçmemiş görünüyor. Bir tarafınız hâlâ yalnız, anasız babasız ve güvensiz. Yaralarınız iyileşmemiş ve yaşamınızdaki sorunları yorumlarken, hep geçmişin etkisinde kalarak fikir üretiyor ve kendinizi suçluyorsunuz.
Ancak evliliğinizdeki sorunların kaynağı, sadece zor geçen çocukluğunuz olmayabilir.
Siz genç bir çiftsiniz ve her çift gibi sizin de ilişkinizden, kişilik yapılarınızdan, sosyal-duygusal ortamınızdan kaynaklanan sorunlarınız olabilir. Sorunlarda, eşinizin yapısının da katkısı olabilir ki bu doğal bir durumdur. Evlilikteki çoğu sorun iki kişiliktir.
Ancak, sorunların kaynağı ne olursa olsun, öncelikle sizin kendinizle ilgilenmeniz gerekmektedir. İçerinizdeki bu güvensizlik, yetersizlik ve suçluluk duygularından kurtulabilmeli ve kendine güvenen genç bir erkek olarak yolunuza devam etmelisiniz. Geçmişin yaraları iyice temizlenmeli yani.
Bunun için size psikoterapi önermek isterim. Kendi bütünlüğünüze yönelik terapötik bir yolculuğun size çok iyi geleceği kanısındayım. Yaşamın anlamını ve keyfini çıkarabilmeli ve ruhsal çöküntü benzeri gibi duran içine kapanıklığınızdan uzaklaşabilmelisiniz.
Ancak bu noktadan sonra, ilişkinizdeki sorunlara sıra gelecektir. Karınız hâlâ sizi seviyor. Sevmediği, paylaştığınız hayatın akışı gibi görünüyor. Büyük olasılıkla geçmişten kopamadığınız için kendinizi ve dikkatinizi bugüne veremiyorsunuz. Bugünün akışına katılamıyor ve dışarıda kalıyorsunuz.
Bunlar yoluna sokulabilecek durumlardır. Moralinizi bozmayın ve bir psikolog ile kişisel terapinize başlayınız. Eşinizden de zaman isteyiniz. Ona ve çocuğunuza sevginizi bol bol göstermeye gayret ediniz. Konuşunuz, neşeleniniz, espriler yapınız. Ya da bunları yapmaya gayret ediniz. Ailenize, yaşadığınızı, sevdiğinizi ve umutlu olduğunuzu hissettiriniz.
İçinizden gelerek ama…
Bireysel terapinizden sonra, eşinizle birlikte bir çift terapisi de almanız gerekebilir. Veya hiç gerek kalmadan, beraberlik içinde geleceğinize de yürüyebilirsiniz.
Her şey bir şekilde yoluna girecektir. Yeter ki ilk adımı atın.

 

Çıkmazdayım
Ayla hanım, benim beş yıl süren bir ilişkim vardı. Aileler bile tanışmıştı ve nişandan hemen önce ayrıldık. Bu ayrılık, geçen yıl, pandeminin başında oldu. Anlaşmazlıklarımız çoktu, çok sık tartışır hatta kavga ederdik. Buna rağmen ayrıldığımızda ben bunalıma girdim. İyileşmem çok uzun sürdü. Altı ay öncesine kadar, sosyal medyada değişik isimlerle onu takip ettim, hakkında bilgi edinmeye çalıştım. Hem kendime kızıyordum hem de onu düşünmeye ve takip etmeye devam ediyordum.
Nihayet altı ay önce kendime geldim. Onu düşünmeden gün geçirdiğimi fark ettim. Çok mutlu oldum. Onu takip ettiğim bütün gizli hesaplarımı iptal ettim. Yeniden doğmuşum gibi, dünyaya yeniden gelmişim gibi hissettim.
Şimdi iki ay oldu, bir erkek arkadaşım var. Çok iyi anlaşıyoruz. Aslında bana her açıdan birbirimizi tamamlıyoruz gibi gelir. Arada tartışırız ama bu tartışmalar hiç yıpratıcı değil. Sohbet havasında tartışır ve çözeriz. Mesleklerimiz, aile yapımız da birbirine çok uygun. Ve erkek arkadaşım bana, benimle ilgili ciddi düşündüğünü, çok uzatmadan, hazır olduğumuzda, nişanlanmak istediğini söyledi. Çok mutlu oldum. Ama ne yazık mutluluğum altı gün sürdü. Çünkü eski erkek arkadaşım bana mesaj yazdı, Ayla abla. Beni çok özlemiş ve görüşmek istermiş. O mesaj geldi geleli, ben iyi değilim. Kafam karışıktır. Çıkmazdayım. Yaşadığım acılar aklıma geliyor. Bir buçuk yıl geçmiş üstünden, bu adam niye bana yazdı ki? Alt üst durumdayım ve bu durum erkek arkadaşımla ilişkimi etkiler diye korkarım. Eski erkek arkadaşıma dönmek istemiyorum ama dönerim diye de çok korkuyorum. Çıkmazdayım Ayla abla. Lütfen bana yardım et.
Rumuz: ACİL DURUM
Elbette dönmeyeceksin. Yaşadığın acı ve depresyon seni yokluyor. Eski günler, eski alışkanlıklar, gerilimler tekrar başlamamalı. Bu kadar bedel ödedikten sonra olmaz. Bitmiş, bitmiştir ve geçmişte kalmıştır. Yeni bir ilişkin olmasa bile, dönmen uygun olmazdı. Yoluna, ileriye devam et. Geriye bakma. Mesajlarına yanıt bile verme. Konuşmaya kalkışma. Arkadaşlarını aracı olarak kullanmaya kalkışırsa, arkadaşlarına bile bu konuda uyarı yap. Bu iş bitti.
Kendine güven ve kendin için doğru olanı yap. Sen, sana acı çektirmekten, seni hasta etmekten başka bir işe yaramamış bir ilişkiyi geçmişe gömmeyi başarmalısın.

 

YORUM EKLE

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110