Zor zamandan birbirimizi yiyerek çıkamayız

Ülkede genel olarak bir moral bozukluğu var. Ekonomik kriz herkesi mutsuz ediyor.

Bugün durumu daha iyi olanlar da, daha zor durumda olanların feryatları nedeniyle rahat değildir.

Birkaç gündür birçok eylem oldu. Kimisi zamları protesto ediyor, kimisi mesleksel sıkıntıları için bastırıyor, kimisi ithal krizlere isyan ediyor, kimisi de genel sisteme başkaldırmış durumda.

Sonuç olarak, toplumun tüm kesimlerinin sorunları ya da rahatsızlığı var. Tüm kesimler sorunlarına çözüm bekliyor. Eylemlerle, gösterilerle birçok kesim hükümeti sıkıştırıyor...

Kuşkusuz ki çok zor bir dönemden geçiyoruz, ekonomik kriz nedeniyle hayat kalitemiz düştü, her yeni günümüz bir önceki günden daha kötü...

Ekonomik krizin kolay kolay son bulmayacağı aşikar... Zaten Başbakan Tufan Erhürman da bunu, “Tünelin ucunda ışık yok” diyerek dile getirdi. Tünelin ucunda gerçekten ışık yoksa, yani finansal krizden öyle kolayca kurtulamayacaksak, çok dikkatli olmalıyız.

Son günlerde yapılan eylemlerle, gösterilerle sorunlarımızı haykırıyor, çözüm bekliyoruz ama biraz gerçekçi bakmamızda da fayda var. Bu devletin, bu hükümetin hareket kabiliyeti, kaynakları sınırlıdır.

Ekonomik kriz olmadığı zamanlarda bile kendine yetemeyen, özellikle yatırımlar için katkı bekleyen, bütçe açıklarını Türkiye’nin katkıları ile aşabilen bu devletin şu andaki yangın ortamında ne kadar bir mucize yaratmasını bekleyebiliriz ki? Zaten hükümet de o mucizeyi yaratmak için Türkiye’den katkı istedi. Başbakan Tufan Erhürman’ın Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ziyareti bu nedenledir.

Derin bir finansal kriz vardır ve Türkiye bile bunun üstesinden gelememektedir. Yaşadığımız günler normal günler değildir. Normal zamanda elde ettiklerimizi böyle bir ortamda talep etmek doğru değildir. Tüm kesimlerin özveri gösterme, orta yolu bulma çabaları göstermesi gerekmektedir.

Ekonomik kriz yaşamadığımız bir zaman olsa ve hükümet, halka ya da meslek gruplarına hakkını vermese anlarız ama çok kötü bir dönemden geçiyoruz. Fazlasını istemek, normal zamandan geçiyormuşuz gibi isteğimizden taviz vermemek, ileride hiçbir şey bulamamamıza neden olabilir.

Bugün zararda olduğunu söyleyen bir kesim, aslında birçok kesimin benzer durumda olduğunu göz ardı etmemesi gerekir. Sorun yalnızca KKTC’de de değildir, dünyada, bölgemizde, Türkiye’de sıkıntılar vardır, bu sıkıntılardan etkilenmememiz mümkün değildir, bu gerçeği görmek gerekir.

Sorunlarımız için çare ararken aramıza karışan provokatörler olabileceğini, bizi kışkırtırken ve kaos ortamı yaratırken, ülkenin iyiliğini değil, tam tersine kötülüğünü istediğini kavrayabilmemiz gerekir.

Herkes gözünü iyi açmalı, ülkenin ve insanımızın iyiliğini düşünmeyenlerin oyununa gelmemeli. Biz saf duygularımızla var olma mücadelesi verdiğimizi sanırken, aramıza karışan başkaları bizim bu zor zamanlarımızı fırsat bilip devlete zarar vermeyi, kaos ortamı yaratmayı amaçlıyor olabilir. Provokatörler olabileceğini hiçbir zaman unutmamalıyız. Ne isterse olsun sağduyumuzu kaybetmemeli, mantıklı düşünebilmeliyiz.

Zor zamanlardan birbirimizi yiyerek, birbirimize zarar vererek değil diyalog kurarak, dayanışarak çıkabiliriz.

YORUM EKLE