Zorluklar zihni güçlendirir

Hem ülkemizde hem de dünyada aşılama süreçlerinin hızlandığı bir süreçten geçiyoruz. Küresel salgın sürecinin sonu inşallah aşı ile gelecektir. Bunalmış insanlarla beraber daralan ekonomi, işsiz kalan insanlar ve birçok insan kaybını da düşündüğümüzde ülkemizde ve dünyada zor geçen yılların aşı ile umuda dönüşmesi en büyük beklentimiz.
Ülkemizde var olan sıkı tedbirler sağlık açısından önemli bir başarıyı ortaya çıkarırken sağlık ve ekonominin birlikte yürütülecek tezinin yaşanmayacağını da gözler önüne sermiş oldu. Sağlık iyi giderken ekonominin iyi gittiğini söylemek pek de mümkün olmadı. Alınan tedbirlerin karşılığını sağlık alırken karşımıza daralan ve bocalayan bir ekonomi çıkmış oldu.
Devlet memura karşı sorumluluğunu yerine getirirken özel sektörde çalışanlara karşı sorumluluğunu yerine getiremedi. Atılan adımlar beklentileri karşılamaktan çok uzaktı. Neyse aşı tedariği hususunda yapılan çalışmalar olumlu sonuç verdi. Aşılamada elde edilecek başarı ile önümüzde yıl yaşanması olası olan kapanma ve daralma senaryolarının önüne geçileceğini umut etmek zorundayız.

Yaptığın doğru işler kadar saygı görürsün
İnsan, yaptığı doğru işler ve davranışlarla saygı görür; makamla, koltukla saygı bir yere kadar. Yıllar herkese makamların da koltukların da geçici olduğunu gösterdi. Salgın dönemi aslında birçok manevi değerin ne anlama geldiğinin sorgulanmasına da dolaylı olarak etken oldu.
Üniversiteler de toluma ve insanlığa kattıkları oranda saygı görür; bazen üniversiteler arasında yaşanan çekişmelere tanık oluyoruz.
Yıkıcı ve kendiliğinden yaratılmış bir rekabet yaşıyorlar. Rekabet daha iyiye gidebilmek için her zaman var olmalıdır. Burada bir sıkıntı yoktur. Ama yıkıcı ve kendiliğinden var edilen anlamsız ve yalan rekabetin ülke olarak hep sıkıntılarını çektik; çekmeye de devam edeceğiz.
Üniversitelere saygınlık kazandıracak olan, kendilerinden başkası değildir; işlerini iyi yaptıkları ve bilime katkı sağladıkları sürece yollarına devam ederler. Zorluklar zihni güçlendirir misali…
Kimsenin de üniversitelerin önünü kesmeye gücü yetmez; yeter ki onlar doğrunun peşinde olsunlar.
Herkesin hata yapma lüksü olabilir; ama üniversitelerin olmamalı. Hele de üniversite ter dönemlerini yaşadığımız bu günlerde…
Onlar aklın, bilimin, bilginin, doğrunun savunucusudurlar. Günlük konuşmalarda çok sık geçen, eleştirilen kişinin insani ya da gayri insani davranışını bakın, eylem ve söylemlerin arasındaki bağa dikkat çeken, olaylar ve davranışlar arasında ilişki kuran bir değer ölçüsüdür.

Peki, nasıl bir süreç?

Her şeye ve yaşadığımız sıkıntılara rağmen hepimiz belirsizliklerin arasında hayata dört elle sarılmaya çalışmalıyız. Dünya dönmeye, insanlar hayallerinin peşinden koşmaya devam edecek.
Hedeflerini başarıyla hayata aktarabilen güzel insanlarla devam edecek; hayat bazen doğru ve kararlı yürünen tercihlerden ibarettir.
Sürekli karar değiştirmek, bir bölümden başka bölüme geçmek, iş değiştirmek çok doğru bir yaklaşım değildir.
Yapacağınız değişiklik planlı ve programlı olmalı; anlık hislerle veya kendi başarısızlığınızı örtmek için yapacağınız değişiklikler sizi başarılı kılmaz.
Bir hedef doğrultusunda hareket etmelisin; yaptığın işlerin hakkını vermelisin. Umudun, inancın ve kararlığın olmalıdır.

 

YORUM EKLE

banner111

banner34

banner75