Züğürt tesellisi

   Sezonun bitimine 5 hafta kaldı, alt sıralar yangın yeri. O sıralara düşmek istemeyen orta sıralarda da panik havası hakim durumda. Bu haftalarda 3 puan altın, 1 puan gümüş değerinde. İyi strateji kuran, hedef maçlara doğru odaklanan, maçlarında da varını yoğunu ortaya koyarken skoru da alanlar kurtaracak. İşini ciddi yapmayan, ‘lay lay lom’ havada olanlar da sonunda büyük yıkım yaşayacak. Böylesi bir ortamda G. Gücü-K. Kaymaklı maçı haftanın en bilinmeyenli maçlarından birisiydi. Maça iki takım da büyük bir gayretle başlamadı, pozisyon kısırlığı içinde Muhammet’in serbest vuruş golü ile perdenin açılması, maçın durağan gidişatını değiştirdi. Bu golden sonra ortaya koyduğu oyun ile Gençlik Gücü atacağı gollerin sinyalini vermeye başlamıştı. K. Kaymaklı’da Bahadır’ın sakatlanıp çıkışı ile savunma sıkıntıları baş gösterince yeşil-beyazlılar bulunan 2 golle öne geçti ve 10 kişi kalana kadar da işleri istediği gibi götürdü. 84’te İltaç’ın atılması ile 10 kişi kalınması GG’yi sayısal durumdan çok psikolojik olarak etkiledi. Öyle ki biraz panik, biraz geriye yaslanma sonrasında K. Kaymaklı’ya pozisyon üretme şansı tanıdılar. Yeşil-siyahlılar bu süreçte maç boyunca olduğu gibi aman aman hücumlar yapamadılar, ancak son saniyede Asare’nin attığı usta işi bir golle puanı koparıp aldılar. Kuşkusuz ki böyle bir zamanda atılan golle kazanılan puan sevindiricidir, ancak genel tabloya bakıldığı zaman kazanılması gereken çok önemli bir hedef maçta alınan züğürt tesellisinden öteye değildir.

Kaymaklı için belirtilecek iyi noktalardan birisi oyuncuların hırsları, olumsuz durumlarından en önemlisi ise tecrübe sıkıntısıdır. Bu, maç içinde bariz belli olan bir gerçeklikti. Yabancı golcü Bello’nun daha etkili olması daha çok topla buluşması ile alakalıdır, bu hali ile verimli sayılmaz. Erdoğan’ın kendini toparlamış halini olumlu bulurken, daha dikkatli olması ile yararını iki katına çıkaracağını düşünüyorum.

G. Gücü’nde orta sahanın yönlendiricisi Ali’nin uzun süre hücum katkısının düşük oluşu nedeni ile takımın sıkıntı yaşadığını gördüm. Kendine gelen Ali ile birlikte daha iyi işlere imza atıldı. İdan’ın yükselen formu, Debola’nın mücadeleciliği dikkat çekiciydi. Özgür’ün oyundan sakatlanıp çıkışı “olsa kesin atardı” denen pozisyonlar dışında hissettirilmedi. Bu da yeşil-beyazlıların hücum varyasyonlarında mutlak başarılı olduğunu gösterirken, 2 gol yiyen savunması yine hüzünlü sonbahar havasını değişemedi.

YORUM EKLE